Spora Ömrünü Veren Kadın

4 sene önce Kadın Manşet
Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Spora Ömrünü Veren Kadın

Ömrünü spora adamış ve Çanakkale’de sayısız başarılı öğrenci yetiştirmiş Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü atletizm altyapı antrenörü Vijdan Berberoğlu ile güzel bir söyleşide bulunduk.

Spora ilkokul yıllarında Bulgaristan’da başlayan Berberoğlu, şuan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’nde görev yapıyor. Yıllardır yüzlerce öğrenciyi yetiştiren Berberoğlu, Milli Takım’da görev yapan birçok öğrencisi ile gurur duyuyor. Başarılı antrenör, Milli Takım’da onlarca başarılı sporcu ile çalışsa da; “Altyapı çok önemli, Milli takıma öğrenci yetiştirmeme rağmen ben kendimi halen altyapı antrenörü olarak görüyorum” diyerek, alt yapı antrenörlüğünün kendisi için önemini vurguluyor.

Berberoğlu, kendisi ile yaptığımız röportajda sorularımızı şu şekilde yanıtladı;

Atletizme nasıl başladınız?

“1970 Bulgaristan doğumluyum. Bulgaristan’da atletizme ilkokulda başladım. Lise sona kadar Bulgaristan’da devam ettim. Daha sonra Türkiye’ye geldim. Türkiye’de de Mehmet Ay ile birlikte çalışmaya başladım. Bursa Bayındırlık ve Çanakkale Dardanelspor, Atletizm takımlarında 1. Lig’de yarıştım. Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’nde Atletizm alt yapı antrenörü olarak çalışmaya başladım. 27 yıldır bu işi yapıyorum.”

27 sene boyunca kaç öğrenci yetiştirdiniz?

“Sayısını ben de bilmiyorum. Birçok sporcum dereceye girdi. Hepsiyle çok gurur duyuyorum. Birden fazla sporcum da Atletizm Milli Takıma girdi. Halen Milli Takım’da olan Fahri Arsoy devam ediyor. Bu yıl Emre ve Aşkın isimli öğrencilerimin Milli Takım’a girmesinden çok umutluyum. “

Önümüzdeki dönem hedefleriniz nelerdir?

“Büyük sporcularla çalışmak biraz daha zor ama Çanakkale’deki alt yapıda çok fazla potansiyel var. Ama sınavlar ve okul olayı, bütün sporları etkilediği gibi Atletizmi de etkiliyor. O yüzden ben bu yıl ilkokul ve ortaokullar ile ilgilenmeye çalışıyorum. Liseye gelince çocuklar farklı yönlere kayıyor. O yüzden benim için Alt yapı çok önemli, Milli takıma öğrenci yetiştirmeme rağmen ben kendimi halen alt yapı antrenörü olarak görüyorum. 6-15 yaş arası çocuklar ile çalışmaktan büyük keyif alıyorum. Onlarla çalışırken kendimi çok fazla verimli görüyorum. Artık ilk başladığım döneme göre daha fazla ağırlık veriyorum. Okullara gidip öğrenci seçmeleri yapıyorum. Beden Eğitimi öğretmenleri bana bu konuda çok yardımcı oluyorlar. Atletizme yönelik müthiş bir potansiyel görüyorum. Son senelerdeki başarılarımız bunu açık bir şekilde gösteriyor. Özellikle sprint ve teknik konularda başarımız gittikçe artıyor.”

Lise dönemindeki çocukların farklı yönleri tercih etmelerinin sebepleri neler? Aileler olabilir mi?

“Ailelerden daha çok arkadaş ortamının etkili olduğunu görüyorum.  Çocuklar o yıllarda daha hedeflerini tam oturtamamış, karar vermemiş oluyorlar. Eskiden en azından BESYO’ya girebileceklerini umuyorlarken, şimdi puanların yükselmesinden dolayı yapamayacaklarını düşünüp bırakıyorlar.”

Bu seneki hedef yarışmalarınız neler?

“Bu sene Yıldızlar Türkiye Şampiyonası bizim için çok önemli. Milli Takım öğrencim Fahri Arsoy Büyükler Türkiye Şampiyonası İslam Oyunları aday adayı. 23 yaş altı Avrupa Şampiyonası’nda yine Fahri’den ümitliyiz. En iyi derece için koşmayı hedefliyoruz. Gideceğimiz şampiyonlar, Nail Moran yaş grupları şampiyonasında bu zamana kadar hep derece aldık. Bu yılda, bu azmimizden vazgeçmeyeceğiz.”

Yeni yetişen nesilden beklentileriniz neler?

“Çok fazla şey bekliyorum, beklentim çok yüksek. Ama ben yine de söylediğim gibi alt yapıya yöneleceğim. 6 yaşa kadar sporcu yetiştirme yaşını düşürdük. Sanırım spora yönelmede Survivor’un etkisi oldu. Atletizm’in reklamı da herkesin izlediği Survivor da yapıldı. Bu sebepten istekte Atletizm’e istek geçmiş yıllara göre arttı. Özellikle kız çocukları çok istekli geliyorlar. Bu soğuklarda bile 6-7 yaşındaki çocuklar biz atletizm yapmak istiyoruz diye sahaya şapka, bere içinde çıkıyorlar.
Velilerin tutumu nasıl? Öğrenciye spor konusunda yeterince özen gösteriliyor mu?
Yeni nesil eskiye nazaran biraz daha bilinçli, ama bilinçli olmayan bir kısımda var. Onlar içinde okul her zaman ön planda tutulmaya devam ediyor. Bazı velilerin öğrenciye karşı tutumu yanlış. Her öğrenci Avukat, Doktor olamaz. Ama bunu velilere anlatamıyoruz. Halk olarak daha bu kadar bilinçli seviyeye ulaşmadık.”

Teknolojinin spor konusunda olumsuz etkileri var mı?

“Evet çok büyük etkisi var. Artık öğrenciler spor yapmak yerine, oyun oynamayı bilgisayarda gezmeyi daha fazla seviyorlar. Ama ben yine de yeni gelen nesli iyi adapte edebildikten sonra, hedeflerini iyi koyabildikten sonra, bu işi sevdirdikten sonra, teknolojinin çok da fazla etkisi yok. Bu daha fazla antrenörün tutumuyla alakalıdır. Bir çocuk sizi severse, bu işi de sevmeye başlar. Çocuklarımızda daha çok etkili olan öncelikle; Antrenörü sevmesidir. Buraya geldiğinde, öğrencinin diğer arkadaşlarıyla geçirdiği spor ortamı önemlidir. Daha sonra çocuk buraya kendi isteğiyle gelecektir.”

Sporcular ile Antrenörler arasındaki ilişki nasıl olmalı?

“Aslında insanlar hiç şunu düşünmüyor. Bir sporcu olmadan Antrenör bir işe yaramaz. Ancak bir Antrenör olmadan da öğrenciler kendilerini geliştiremez. Aslında iki tarafında birbirine ihtiyacı var.  Son dönemlerdeki çıkan bazı Antrenörler, ve sporcular kendi kendilerini çok fazla şımartıyorlar. Başarısız olunca Antrenör başarısız, ama başarılı olunca da ben başardım oluyor. Antrenör genelde ikinci planda kalıyor. Mesela; Kürsüye çıkarken, Aşkın S.  denirken, kimse Antrenörden bahsetmiyor. Ama bu defa çıktım madalyayı ben verdim(Gülüyor.)”

Nermin G. Yıldız – Özlem Uysal


altyapı-antrenörü atletizm Çanakkale kadın spora-adanmış-bir-ömür vijdan-berberoğlu Bu haber 28/02/2017, Salı günü yayınlandı, 4 defa görüntülendi
*