SANDIĞA İKİ KALA

4 sene önce Engin Ören Yazarlar
Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

SANDIĞA İKİ KALA

Türkiye referanduma gidiyor. Sokakta tanıdığı biri ile karşılaşan herkes hal hatır sormadan referandum için kullanacağı oyu soruyor. Farklı düşünen beyinler sık sık karşı karşıya gelirken, araya arkadaşlık, dostluk ilişkilerini sokup, gel oyunu ‘EVET’ e ver, gel oyunu ‘HAYIR’ a ver gibi komik ama ısrarcı muhabbetler yapılıyor. Bu muhabbetleri yadırgamak gerekiyor mu, tabii ki hayır. Bizde alışılagelmiş bir durumdur zaten babadan particilik. Durum böyle olunca da samimiyeti kullanıp başkasının da kendi gibi düşünmesini isteyenler olacaktır elbet. Anayasadaki 18 maddenin değişimine ilişkin kararın vatandaşa sorulacağı tarih belli oldu. 16 Nisan Pazar günü herkes sandığa gidip, ülke selametini çok yakından ilgilendiren bu değişiklik ile alakalı kararını verecek. Bu süreçte en önemli olduğunu düşündüğüm tek şey var. Sonuç ne olursa olsun. Sonuca gitmek için yapılacak olan referandumda, neden ‘EVET’ ya da neden ‘HAYIR’ dediğimizi iyi bilmemiz gerekiyor. Yani bu değişecek olan 18 maddeyi iyi okumamız lazım. Bu maddelerin değiştirilmeden önceki içeriğini, değiştirilmesi planlanan içerikle iyi kıyas yapmalıyız. Gerekirse noktasını, virgülünü bile değerlendirmeliyiz ki, 16 Nisan’dan sonra böyle bir imkânımız zaten olmayacak. Yani önümüzdeki iki ayı iyi değerlendirmeli her yönüyle vereceğimiz kararı gözden geçirmeliyiz.

Liderler bu dönemde sahaya inecek. Her seçimde olduğu gibi büyük büyük mitingler düzenlenip, ulusa seslenilecek. Basın, yayın organları taraflı tarafsız yayınlar yapacak. Yapacak değil de yapıyor desek daha iyi. Zaten oyunun rengi belli olan vatandaşın düşüncesi değişmez. Ama sonucu arada kalan kararsız kesim belirleyecek. Bu dönemde iki sonuç için kutup olan siyasi liderlerin, bu kararsız nüfusu ne ölçüde etkileyeceğinin, netice üzerinde belirleyici olacağını düşünüyorum. Çünkü ‘EVET’ diyen nüfus ile ‘HAYIR’ diyen nüfus arasında çok fark yok gibi. İktidar, o tarihe kadar istihdam politikası, vergi düzenlemesi, kurdaki dalgalanmayı kontrol altına alma, çeşitli kredi fırsatları sunma gibi birçok kozu kullanacak gibi görünüyor. Muhalif taraf ise daha çok haklar ve özgürlükler çerçevesinde bir kampanya yürütüyor. Yapılan nitelikli anketler, netice açısından bariz bir sonuca işaret etmiyor. Sandıktan ne çıkacağı iki ay öncesinden belli diyemeyeceğimiz bir noktadayız.

Burada önemli olan babadan particiliği, ya da ahbap ilişkilerini bir kenara bırakıp birey olarak, çıkacak sonucun hayatımızı ne yönde etkileyeceğini iyi okumak. Körü körüne bir şeye inanmak değil, yorumlayarak, kıyaslayarak karar almaya çalışmak. Benim oyumla ne değişecek gibi eskimiş düşünceleri kenara bırakıp, verdiğimiz bir oyun çok şeyi değiştirebileceğini anlamak gerek. Yine ülkesinin çıkarlarını gözeten sade ve tarafsız bir vatandaş olarak söylemek isterim. 16 Nisan’a kadar olan iki aylık sürede, ülke geleceğini direk etkileyen bu sistem değişikliğini iyi analiz edip, kararımızın neleri etkileyeceğinin de farkında olarak, bilinçli bir şekilde sandığa gidelim.

 


engin-ören köşe yazısı referandum Bu haber 15/02/2017, Çarşamba günü yayınlandı, 6 defa görüntülendi
*