İlahi Papara 8. Bölüm

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Nilüfer gözlerini silip toparlanmaya çalıştı.

‘’Seni hiç affetmeyeceğim.’’ Ayağa kalkarken mırıldandı.

‘’Bak sen şu işte, sana böylesine içimi açabilmem için toprağın altına girmen gerekiyormuş.’’

Nilüfer ağır aksak uzaklaşırken ki yoğun sessizlik çabuk buhar oldu. Zeynep’in durumu ölüler diyarı için bile şaşılacak şeydi. Şimdi bir de sahibi olmadığı mezarın misafirlerini ağırlıyordu.

‘’Bir gün mezarına tükürenler de çıkacak mı acaba?’’

‘’Şşş, ayıp. Acısı var kadının.’’

‘’Ben mi acıttım Mümtaz Abi. Kendi derdim başımdan aşkın, bir de o herifin kabahatlerini mi dinleyeceğim?’’

Dişlerinin arasında homurdandı.

‘’Hoş, yapacak daha iyi bir işim yok da neyse.’’

Şimdilerde içine kaçar olmuştu. Kim ne derse desin, kim ne yaşarsa yaşasın, pervasızdı. Daha az konuşur olmasına rağmen, başı daha ağır geliyordu. Sadece yorganını geri istiyordu, toprak yerini tutamamıştı.

Sakine, Mümtaz’ın bakışlarını yerde gezinirken görünce tebessüm etti.

‘’Hele Mümtaz, dertlendin mi yoksa? Ne hatırladın?’’

‘’Benim kız, Sakine Abla. Şuncacık bir şeydi ben öldüğümde, Rabbimin zoruna gitmesin. Uzun yıllar evlat sahibi olamadık hanımla. Az da dert etmedik ya en çok yengen çekti. Nereden bilelim işte, meğer sorun bendeymiş. Yıllarca dil etti anacığım kadına. Onca yıpranmadan sonra saçları altın sarısı bir yavrumuz oldu. Gör ablası; neşe yumağı, bir meraklı, bir tez canlı, dili de her yere yetişir. Öyle olsun dedik. Tam da en güzel zamanlarında ayrılık düştü payımıza. Yetim kaldı garibim.’’ Göğüs geçirdi.

‘’O da aklı erince böyle der mi bana? Babalar hep üzer mi çocuklarını?’’

Devam edecek…


Bu haber 22/08/2023, Tuesday günü yayınlandı, 620 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com