İlahi Papara 7. Bölüm

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

‘’Cinler gerçekten var mıymış?’’ dedi birden.

‘’He ya.’’

‘’Huriler, zebaniler?’’

‘’Daha bize görünmediler.’’

‘’Peki, şeytan?’’

‘’Meşguldür şimdi.’’

‘’Kız Zeynep,’’ dedi Mümtaz.

‘’Bak bir hele.’’

Mezarların arasında ayaklarını sürüyerek yürüyen genç kadını gördü. Dünyayla bağlantısını tabanlarıyla koruyordu. Sanki biri dokunsa olduğu yerde yığılıp kalacak, omzundaki ıstırabın altında ezilecekti.

Kadın mezarının başına çömelip toprağı okşamaya başladı. Öncesinde sessizdi, içinden konuşuyordu belli ki. Sonraları göz yaşlarıyla birlikte kelimeler dökülmeye başladı.

‘’El kadardım daha, askerden yeni gelmiştin. Öncesini de çok bilmezdim zaten de ondan sonra daha bir uzak oldun bana. Gözümün gördüğü kadar yoktun.’’ Burnunu çekti.

‘’Saçlarımı senin için uzatırdım, senin için yüksek notlar alırdım. Sen kızma darılma diye sözünden çıkmazdım.’’ Toprağı avuçladı.

‘’İşte bir gün, koşa koşa geldim sana. Ne bileyim neden, mutluyum bir şeye. Anlatıyorum sana hararetli hararetli. Dinledin, heyecanlanmadın bile. Aferin Nilüfer, işte o kadar. Ah be baba, kuş kadar sevgiyle yaşayabilir mi insan hiç? Niye sevdiremedim ben kendimi sana? Neydi ki kabahatim?’’

Sakine iç çekti.

”Adettenmiş, gelenekler öyle öğretmiş. Babalar evlatlarına çok sevgi gösteremezmiş. Savaşın mirasıymış bu. Çoluğunu çocuğunu, atasını kaybedenler üzülürmüş görürlerse. Bu garibim de ondan mustaripse…’’

‘’Korkunç,’’ dedi Zeynep. Öyle kısık sesle söyledi ki, kadının yakarışlarına karışıp kayboldu.

Devam edecek…


Bu haber 19/08/2023, Saturday günü yayınlandı, 543 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com