Çamkalabak Köyü dünyaya açıldı

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Ayvacık’ta bulunan ve Türkmen nüfusu ile öne çıkan kendi has kültürü ile varlığını sürdüren Çamkalabak Köyü bir anlamda dünyaya açıldı. Berlinli Fotoğrafçı Jean Molitor, Sanat Yaratıcısı Esma Civcir ve Ankara Alman Büyükelçiliği Kültür Bölümü işbirliğinde, Çamkalabak Köyü’nde çekilen fotoğraflar sergilendi. Aynı zamanda tarihi taş evlerin taslakları da çizildi.

Troya 9 Kat, 9 Renk, 9 Zaman projesi dikkat çekmeye ve ilgi görmeye devam ediyor. ÇOMÜ temsilcileri ve diğer kültür destekçileri tarafından yürütülen kültür koruma projesi kapsamında, Ayvacık’ın Çamkalabak Köyü’nde incelemelerde bulunuldu. Bölgede çekilen fotoğraflar ise Ankara Goethe Enstitüsü’nde sergilendi.

Çamkalabak Köyü’nün yaşam tarzı ve kendine has kültürü fotoğraf ve kayıt altına alındı.

Sergi projesi, Berlinli fotoğrafçı Jean Molitor, sanat yaratıcısı Esma Civcir ve Ankara Alman Büyükelçili işbirliği sonucunda ortaya çıktı. Esma Civcir, projenin sanatsal sorumluluğunu üstlenirken, Jean Molitor, Esma Civcir ve mimar Erdem Salcan Çamkalabak köyüne konuk oldular. Esma Civcir, köy halkıyla ile röportaj yaparken Jean Molitor de fotoğraflar çekip video kayıtları yaptı. Erdem Salcan ise yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan tarihi taş evlerinin taslağını çizdi.

Köy ve proje ile ilgili yapılan bilgilendirmede ise “Fotoğraf sergisi, Batı Anadolu’da 650 nüfuslu bir köy olan Çamkalabak Köyü halkının sosyal değişimini ve yaşam koşullarını belgeliyor. Yirminci yüzyılın başlarına kadar, ilkbaharda keçi ve koyunlarıyla birlikte Kaz Dağları’na göç eden yarı göçebe çoban hayatı yaşıyorlardı. Çamkalabak’a ilk ailelerin yerleşmesi ile konut olarak göçebe yaşam tarzlarını korumalarına imkân tanıyan mütevazı taş evler ortaya çıkmıştır. Bugün Çamkalabak’ta halen köy halkının saygıyla “Nene Evleri” olarak andığı, bir kısmı terk edilmiş, bir kısmı da köyün yaşlılarının oturduğu bu tek odalı taş evlerden yedi tane bulunmaktadır. Mimari özellikleri, Troya’daki arkeolojik kazılarda bulunan ve bugün Troya Müzesi´nde yeniden canlandırma olarak sunulan taş evlerde görülebilir.

Uzun yıllar boyunca küçükbaş hayvancılık ve kadınların ürettiği el dokumalar ailelerin geçimini sağlamıştır. Özellikle 6 Şubat 2017’de meydana gelen deprem sonrasında köydeki birçok binanın ağır hasar görmesi ve köyün yakınlarına sosyal binaların inşa edilmesinin ardından, köy hayatının sürdürülebilirliği, gelenek ve göreneklerin devamı tehlikeye girmiştir” ifadeleri yer aldı.

Tunahan Ünsal


Bu haber 28/11/2022, Pazartesi günü yayınlandı, 2826 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com