Kitabın ortasından konuş

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Bu deyim anlaşılır, öz Türkçe ile konuşmanın önemini ifade eder. Bugünlerde politikacılar aksine “kitabi” cümleleri tercih ediyorlar. Bizde biliyoruz ekonominin kurallarını dercesine şu cümleleri kurmuş Bakan Nebati: “Neo klasik ekonomi düşüncesinden, epistemolojik bir kopuşu temsil eden heteredoks yaklaşım…” Gözlerini sayfadan ayırmadan okuduğu için gözlerindeki ışığı tabi göremedik ama bu cümleyi duyunca babam Aydın Akoğuz’un anlattığı eski bir fıkra aklıma geldi.

Osmanlı alimleri Arapça, Farsça kelimelerle kurdukları özel bir dili konuşuyorlar.  Bir genç köyünden çıkıp bu dile hâkim olacağı Halep’te bir medreseye gider. Sonunda Arapçayı öğrenir ve İstanbul’a doğru yola çıkar. Eşyalarını ve hava atmak için topladığı kitapları, bir merkebin sırtına yükler ve uzun yolculuğuna başlar. Dinlenmek için durduğu bir gün, incir ağacının altına uzanır, orada uyur kalır. Merkebini de otlansın diye de uygun bir yere bağlamıştır. Uyandığında merkep yoktur. Panik halde kitaplarının yüklü olduğu merkebi aramaya başlar. Çevrede tarlasını süren bir köylü görür. Koşar yanına ve artık hâkim olduğu Osmanlıcayı da kullanma fırsatını bulmuştur:

-Eyy demir mehengi ile şakkı turap eden âdem.

-Bendeniz enacur ağacının zıll-i kebirinde hab-ı gafletdeyken  bizim çimender zade sırtında kütüphanesiyle firar eylemiş. Nazar-ı ulviyyenize tezahür ettiler mi?

Köylü anlamaz boş boş bakar. Genç tekrar tekrar süslü kelimelerle konuyu anlatınca köylü hakaret ettiğini sanıp gence elindeki kırbaçla vurmaya başlar.

-Dur vurma, merkebim sırtında kitaplarımla kayboldu gördün mü amca?

-Ne geveleyip duruyorsun? Derdini doğru düzgün söylesene. Bak şu tepenin arkasında otluyor.

Birde babamın anlattığı kendi yaşadığı komik anısını ekleyeyim. Babam eski Türkçe ile yazılmış kitaplarını iş yerinde de okurdu. Bir arkadaşı babam yokken masadan kitabını yere düşürür. Sonra yerden aldığı kitaba bakınca Kur’an-ı Kerim olduğunu düşünür. Kitabı birkaç defa öpüp başının üstüne götürür ve saygıyla yerine koyar. Bunu gören ve konuyu bilen başka bir arkadaşı gülerek -Aydın gel şu kitabı yüksek sesle bize de oku der. Kitap romantik aşk romanıdır ve Türkçedir. Okunanları duyan ilk şahıs her gördüğü Arap harfli kitabın din kitabı olmadığını anlar. Güler geçerler.

 


Bu haber 03/10/2022, Pazartesi günü yayınlandı, 682 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com