Modern Barınma

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ni bilenleriniz vardır. Bilmeyenleriniz için kısaca açıklayalım: 1943 yılında Psikolog Abraham Maslow tarafından oluşturulmuş ve takip eden dönemde üstünde çalışılmış insan psikolojisini ve ihtiyaçlarını temel alan bir teoridir. Aşağıdan yukarıya 5 parçalı piramit şeklinde bir tablosu da bulunan bu teori; pazarlama disiplininden reklamcılığa kadar birçok sektörde halen kullanılmaktadır. Teoriye göre insanın kendi içinde alt başlıkları da bulunan 5 temel ihtiyaç seviyesi vardır. Bunlar aşağıdan yukarıya Fizyolojik, Güvenlik, Sevgi/Ait Olma, Saygınlık, Kendini Gerçekleştirme olarak sıralanmıştır.

Bu yazıyı okuyorsanız “nefes alma, su, yeme, uyuma, giyinme, üreme, “barınma” gibi fizyolojik ihtiyaçlarınızı zaten karşılıyorsunuz demektir. Maslow’a göre bu ihtiyaçlardan biri eksik olduğunda insan hızla onu gidermek tatmin etmek için odaklanır. Kişi bu ihtiyaçlar stabil bir şekilde karşılandığında yani “insanca bir yaşam 101”de bir üst seviyeye (her ne kadar seviyeler kendi aralarında geçirgen olsalar da) atlamak için psikolojik olarak hazırdır. Hayatta kalma temalı filmlerden akıllarınızda kalmıştır: Issız bir adaya düşen kişiler önce barınmak, su içmek ve yemek bulmak için çaba gösterir. Bunlar sağlandığında diğer işler başlar. Başarılı toplumlar bireylerine en azından fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçlarını temel olarak sağlar. Üstüne koymak bireyin görevidir. Ancak bizim konumuz temel seviye ile ilgili.

Bugün içinde bulunduğumuz şartlar çoğunluk için bir hayatta kalma temalı filme dönüşmek üzere. İnsan çok açsa sadece yemek yemeyi düşünür “bu arada bir aile mi kursam” diye düşünmez. İnsan çok susuzsa “bu özgüven problemim” ne olacak diye düşünmez o üst kısımlarda bulunan seviyenin konusudur. Eksilerin deyimiyle insanın “başını sokacak bir çatısı” yoksa ya da bu çatı kişi için ekonomik olarak ulaşılmaz seviyelere geldiyse insan “daha erdemli ve önyargısız olmalıyım” demez, diyemez. Önce barınma ihtiyacını gidermelidir. Asgari ücretle çalışan, kirada oturan ve çocuğu başka bir şehirde üniversite kazanmış birinin; kendi barınma ihtiyacını zor karşılarken üstüne bir de çocuğu için mücadele etmesi gerekirken ve muhtemelen aldığı maaş iki “barınağın” kirasına yetmezken Sokrates’in Savunması’nı okuyup “ne kadar erdemli adammış” diye iç geçirmesini bekleyemeyiz. Bu nedenle temel fizyolojik ihtiyaçları karşılanmayan toplumlar erdem, özsaygı, başkalarına saygı, önyargısız olma vb. özelliklerini yitirebilir ve uzun vadede iyi toplumsal refleksler yok olabilir.

Gelelim ailesinin yanından ayrılmış/ayrılacak olan tüm öğrencilere… 18-19 yaşında bir birey okumaya mı gidiyor yoksa Survivor’a yarışmacı olarak mı katılıyor o konu biraz karışık. Hayatta kalma mücadelesi barınma sorunuyla başlıyor.  Barınma ihtiyacı karşılanmamış bir genç ki muhtemelen karnını da zor doyuracaktır akademik başarıyı nasıl gösterecek? Bu genç dijitalden tüm dünyayı görerek büyüdü, dijital konulara mahir, en azından kafası “o işlere” çalışıyor. Ama barınağı yok. Barınak bulsa ailesi harçlık gönderemez çalışması gerek; iş bulmak zor. İş bulsa; çalışmaktan derslere hali yok, dersleri geçemezse diploma yok… Paradoks sarmal böyle devam ediyor.

Sanırım bizi, tüm dünyayı bu yaşta omuzlarına bu kadar yük verdiğimiz, doğduğu günden beri kendileri fark etmese bile gelecek kaygısı yaşayan, Maslow Hiyerarşisi göz önüne alındığında en temel ihtiyaçları karşılanmayan ve üstüne eleştirilen gençler kurtaracaktı.

Yıl 2022: İnsanın barınak yapmayı icat etmesinden binlerce ve binlerce yıl sonrası…*

*İnsan tarafından yapılan ilk barınakların M.Ö. 800.000 – M.Ö 200.000 yılları arasında Avrupa Kıtası’nda yaşamış Homo Heidelbergensis tarafından yapıldığı bilinmektedir.

Özgün Çağlar Berkit

 


Bu haber 20/08/2022, Cumartesi günü yayınlandı, 251 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com