“41 adet ekmeğimizi çaldılar”

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Cumhuriyet Halk Partisi İl ve Merkez İlçe Başkanlığı tarafından, kapalı Pazar alanında, bir etkinlik gerçekleştirildi. CHP tarafından hazırlanan broşürler vatandaşlara takdim edilirken, CHP İl Başkanı Metin Ümit Ural ve Merkez İlçe Başkanı Süleyman Erte vatandaşlarla Pazar alanında istişarelerde bulundular. Sorunlar, görüşler ve hayat pahalılığı bizzat yurttaşlardan dinlendi.

CHP adına açıklamayı yapan Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Nursevim Azap, “Ocak ayında da tarihi artış ile asgari ücret 4.250 TL olduğunda ne oldu? Elektrikten doğalgaza, kiradan gıdaya, iğneden ipliğe her şeye %100-150 zam geldi. 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olmak üzere asgari ücrete %30 oranında gelen zam ile beraber asgari ücret 5.500 TL olması hiçbir anlam ifade etmiyor. Hiçbir karnı doyurmuyor.

Türk-İş ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı’ araştırmasının 2022 Temmuz ayı sonucuna göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı, bilinen adıyla açlık sınırı 6 bin 840 TL’ye yükseldi. Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı diğer adıyla yoksulluk sınırı ise 22 bin 279 TL’ye çıktı.

Yapılan zam işçiler için alay konusudur. Tek bir kişinin yaşam maliyetine bile yetmeyen asgari ücret sadece hükümete patronlara ve onun işbirlikçi sendikasına yaramıştır. 41 Adet ekmeğimizi çaldılar.

Asgari ücret 4.250 TL iken ekmek 3 TL idi. 1416 adet ekmek alabiliyorduk. Şimdi asgari ücret 5500 TL oldu ekmek ise 4 TL oldu. Şuan 1375 adet ekmek alabiliyoruz. Şimdi bu durumda aylık 41 adet ekmek eksik alıyoruz. Soframızdan ekmeğimizi çaldılar. Enflasyondaki artış devam edecek, kayıplar da devam edecek. Bu ücrette milyonlarca işçinin yıl sonuna kadar hayatını sürdürebilmesi mümkün değil.” Ekonomi felakete doğru giderken bütün temel mal ve hizmetlerin fiyatı her gün yükseliyor. Fiyatların artış hızı insanları öfkelendiriyor. Buna karşın iktidar pişkin bir şekilde, “durumumuzun iyi olduğunu, Avrupa’nın ABD’nin bizden kötü olduğunu” anlatıyor.

İktidarın uyguladığı ekonomi politikaları halkı adeta uçurumdan aşağı yuvarlıyor. Gerçek enflasyonun yüzde 175’leri bulduğu, hayat pahalılığının emekçilerin belini büktüğü bir süreçten geçiyoruz. Ancak iktidar buna rağmen pembe tablolar çizmeye, ekonominin durumunu “gözlerdeki ışıkla” örtmeye çalışıyor. 2022 yılı bütçesi daha 6 ayını doldurmadan erimiş durumda. Bu aslında uygulanan ekonomi politikalarının iflas ettiğinin net bir göstergesidir.

Maaşları mum gibi eriyen memurların, işçilerin, emeklilerin enflasyon üzerinde zam talebine karşı “bütçeye ek yük biner” bahanesini öne süren iktidar, faiz ödemeleri için 89,4 milyar lira, kur korumalı mevduat içinse 40 milyar lira ayırabiliyor. Üstelik 2022 yılı bütçesinde olmamasına rağmen şimdiye kadar 21,5 milyar lira kaynak KKM’ye zaten aktarılmıştır. Yani emekçilerden toplanan vergiler zenginlerin fonlanması için kullanılmaktadır. Siyasi iktidar sermayeyi bin bir şekilde fonlarken, emekçileri enflasyon altında ezim ezim ezmektedir.

İktidar emekçileri sadece vergi kaynağı olarak görmekte, sermaye sınıfını fonlamak için ek vergilerle bütçe gelirlerini arttırmanın hesaplarını yapmaktadır. Toplanan vergilerin sermayenin hizmetine sunulması, bilhassa yandaş sermayenin buradan aslan payını alması, işçi ve emekçi kitlelerinse derin bir yoksulluk içine sürüklenmesi iktidarın bilinçli bir tercihidir. Tek adam rejimi altında işçi sınıfının sırtından elde edilen kaynaklar adeta yağmalanmaktadır.

Asgari ücreti Enflasyona eşitleyemeyen işçisini enflasyon altında ezdiren iktidar siyaseten iflas etmiş ve sandık zamanı gelmiştir. Demiri demirle dövdüler bir soğuk biri sıcak idi, İnsanı insanla kırdılar; biri aç biri toktu” ifadeleri yer aldı.

Tunahan Ünsal


Bu haber 05/08/2022, Cuma günü yayınlandı, 446 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com