“Direniyoruz”

2 hafta önce Güncel
Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

2 Ağustos Roman Soykırımı Anma Günü dolayısıyla, Sosyal Dışlanmayı ve Ayrımcılığı Önleme Derneği Başkanı Hüseyin Çay, yazılı basın açıklamasında bulundu.

Çay tarafından yapılan basın açıklamasında, “1938 yılında Faşist Hitlerin sağ kolu SS şefi Himmler’in “Alman Milletinin saflığını koruma amacı güden tedbirler, Alman Milletinden Çingeneliği fiziksel olarak ayıklamayı başarmalıdır. Irkların birbirine karışması önlenmeli, saf kan ve melez Çingenelerin hayat tarzları tahakküm altına alınmalıdır” sözlerinin ardından Nazi görevlileri Romanları yakalayarak ölüm kamplarına götürmüştür.  Tabi ki bu ilk değildi. 1926 yılında Almanya’da “Çingene, göçebe ve tembellerle mücadele” adı altında çıkartılan yasa gereği sürekli bir işi olduğunu kanıtlayamayan bir Roman tımarhaneye gönderilip “Alman ırkının saflığını için çok büyük bir tehlike”nin önüne geçiliyordu. 39 kimsesiz Roman çocuğu bir çocuk bakımevinde tutarak çeşitli biyolojik deneylere maruz bırakıldı. Çocuklarında içinde yer aldığı 500 bin Roman tutularak Auschwitz kampında soykırıma uğradı. 1944 yılından bu yana 2 Ağustos Roman Soykırımı Anma Günü olarak anılıyor.

Romanlar çoğu etnik kimlik tarafından yok sayılan kurbanlardır. Romanlar olarak nefret, şiddet, ayrımcılık ve ırkçılıkla her gün karşı karşıyayız. Büyük bir çoğunluğumuz barınma, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlara ulaşamıyoruz. Zulüm, baskı ve derin ayrımcılıklarla karşılaştığımız kadar ülkemizin siyasi ideolojilerinin acımasızlığı altında sistematik olarak yok edilme, yok sayılma, görmezden gelinme politikalarına maruz bırakılıyoruz. İsyan kelimesinin pratikte anlamını bilmediğimiz içinde yaşadığımız acıları dillerimizde saklıyoruz.

Artık çoğu yerlerde Romanlara karşı nefret konuşmaları normalmiş gibi kabul ediliyor. Bu çok tehlikeli. Dillerinin altında saklı nefret söylemlerinin son bulmasını, tüm dünyanın bu soykırım tarihini bilmesini istiyoruz. Roman etnik kimliği utanılacak, hor görülecek bir kimlik değil. Eğer bugün istenilmeyen bir ırksak, tehlikeli bir ırksak, yok sayılması gereken bir ırksak bunun sebebi toplumdur. İş vermiyorsunuz, verseniz terfi ettirmiyorsunuz, barındırmıyorsunuz, sağlıktan faydalandırmıyorsunuz, eğitimde ilgilenmiyorsunuz, sosyal-kültürel aktivitelerde yer açmıyorsunuz. Bizler toplumun kabul etmesi için yapılan çeşitli projeler değiliz.

Nefret söylemlerinin bittiği, ırkçılığın bittiği, dışlanmanın tarihe karıştığı ve toplumda var olduğumuzun bilincine varıldığı günlerin bir an önce gelmesini talep ediyorum” ifadeleri yer aldı.

Tunahan Ünsal


Bu haber 01/08/2022, Pazartesi günü yayınlandı, 486 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com