Kayısı!

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Kuru Kayısının fiyatını görünce, sevinelim mi, üzülelim mi? Bir türlü karar veremedik. Yıllar öncesini hatırladık.2000-2004 yılları arasında Tarım İl Müdürü görev yaparken, Kayısı ile ilgili üreticinin sıkıntısı olmuştu. Ürünler elde kalmıştı. Hatta Malatya, Oralet gibi, Kayısı Unu diye yeni bir üretime geçmişti. O yıllarda, Elazığ’da toplam 1 Milyon Kayısı ağacı vardı. Bunun 600 bini ise, Baskil ilçemizdeydi. Yaş Kayısının Piyasa fiyatı 1liraydı. O da satılmıyordu. Kooperatifler devreye girip, kapasiteleri kadar olanı 2 liraya aldılar. O zamanlar Kayısı Kurusunun da fiyatı,5-8 lira arasında idi. Allah selamet versin, Valimiz, Sayın Osman Aydın bize talimat verdi.”Televizyon ve yazılı basın yolu ile Kayısı ile faydalı bilgiler açıklayın. Milletin ilgisini çeksin”.Biz de bu konuda çok detaylı bir Televizyon programı yaptık. Mahalli Gazetelerde, Kayısının faydaların anlattık. Sayın Valimiz,bir sohbette,”Yusuf Bey.Kayısıyı o kadar çok övmüşsün ki,Ayşe Baysalın    Mercimeğini geçmiş” demişti. Prof.Dr.Ayşe Baysal, Mercimek üretiminin çok olduğu ve üreticinin elinde kaldığı yıllarda,Televizyon reklamlarına çıkmış.Mercimeği öve,öve bitirememişti.Maksat milletin dikkatini çekip,üreticiye yardımcı olmaktı.Sayın Valimiz bize,onu hatırlatmıştı.Şimdi gelelim günümüze.Kuru Kayısının Kilogram fiyatının 140 lira olduğunu görünce,eski günlere gittik tabi ki.Acaba,bu paranın kaç lirası üreticiye gidiyor?.Diye de düşündük.Büyük bir ihtimalle,yine aradakiler kazanıyor.Pazarda,Kayısının Kilogram fiyatı 8 ila 10 lira.Kurusunun bu kadar fahiş fiyata satılması makul mü?Sizce de.Gün Kurusu,Allahın Güneşinde kuruyor.Ne kadar fire verebilir ki? İslim Kayısı ise, Kükürt ile muamele ediliyor. Burada biraz işçilik var. Hadi hesap edin bakalım. Bu Yaş Kayısının toptan fiyatı, en fazla 4- 5 liradır. Çıkabildiniz mi işin içinden?

                              Gülmece

Bir makine mühendisi, bir elektrik mühendisi ve bir de bilgisayar mühendisi bir arabayla gidiyorlarmış. Yolun yarısına geldiklerinde araba bozulmuş. Makine mühendisi arkadaşlarına dönüp havasını atmış: – Çekilin, ben hallederim!.. Arabanın altına yatmış, birkaç yere çekiç vurmuş, birkaç vida sıkmış. Arabaya binmişler, ama çalıştıramamışlar. Bu sefer elektrik mühendisi bilgiç bir tavırla seslenmiş: – Bana bırakın!.. Kabloları kontrol etmiş, elektrik aksamına bakmış. Tekrar arabaya binmişler, ama yine çalıştıramamışlar. Makine ve elektrik mühendisi bilgisayar mühendisine dönmüşler. Sıranın kendisine geldiğini anlayan bilgisayar mühendisi, biraz kem küm ettikten sonra demiş ki:
– Eee şey, arabadan çıkıp bir daha girsek; çalışır mı acaba? Sağlıcakla kalınız.

 


Bu haber 04/07/2022, Pazartesi günü yayınlandı, 494 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com