Dijital Antropoloji

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Teknolojik gelişmeler internet içindeki kullanıcıları tıpkı reel hayatta olduğu gibi katmanlara, sınıflara ve topluluklara ayırmıştır. Bunlar interneti “deep web” dahil derinlemesine bilenler, teknolojiyi ve interneti aktif kullanıp ondan faydalananlar ve internet hakkında herhangi bir fikri olmayıp cihazın kullanım kolaylığının el verdiği ölçüde çevrimiçi olanlar, eğlenenler olarak ayırabiliriz. Burada ortaya çıkan durum az da olsa kent antropolojisinden bir örneği andırmaktadır. Kentte güvenliğinden endişe eden üst gelir düzeyine sahip kişiler; okuldan alışveriş merkezine, spor salonlarından sosyal alanlara kadar bir ekosistem yaratan ultra güvenlikli sitelerde kalmaktadırlar. Orta sınıf olarak adlandırılan kişiler yine güvenliklerine dikkat etseler de ekonomik seviyeleri orta düzeyde korunma sağlayacak standart bir site yaşamına elverişlidir. Diğer taraftan düşük gelirli sınıf ise bu iki sınıfın etrafında gettolar oluştururlar. Güvenlik ile ilgili bir sorunları yoktur. Etraflarında bir gecekondu kültürü oluşmuştur. Günümüzde rağbet gören tik-tok uygulaması ve kullanıcıları son duruma örnek verilebilir. Marketing Türkiye’nin bir haberi “Görece üst sosyo-ekonomik statüdeki kullanıcılar Instagram, YouTube ve Twitter’da kendi­ni bulurken alt sosyo-ekonomik statüdeki kullanıcılar için Facebook yetersiz kalmaya başladı. Aranan kan TikTok’ta bulundu” diye aktarmaktadır. Böylece internetin derinliği ile ilgilenmeyen, güvenlik ve özel hayatın gizliliğine önem vermeyen bir nevi internetin gettolarında ikamet eden bu kullanıcılar tiktok ve türevlerini kullanarak reel hayattaki kültürlerini siber dünyada da rahatça yaşamaktadırlar.

Burada ortaya koyulan bu küçük örnek dahi internetin ne kadar kapsamlı ve hiyerarşik bir yapısı olduğunu göstermektedir. Buradaki topluluklar ve insan, dijital antropoloji adı altında kendine has etnografik yöntemler tanımlanarak araştırılmalıdır. Öte yandan geçmişte iki insanın yaptığı konuşma kayıt altına alınan incelenebilecek bir veri oluşturmamaktaydı. Konuşmanın verisi dedikodu olarak çoğu kez değişerek aktarılmaktaydı. Ancak dijitalleşmeyle birlikte artık konuşmalar, yazışmalar yani hemen her hareket veri olarak kalmaktadır. Eski tarihli bir gazete şayet dijital ortamdaysa rahatça bulunabilmektedir. Güvenlik kameraları tüm kenti kayıt altına almakta ve istenilen an o görüntünün içinden rahatça çekilebilmektedir. Tüm bunlar veriye kolay ve hızlı erişimin etkileridir. İlk dönem antropologların heycan verici keşifler yapmak için gittiği daha önce modern dünya ile temas kurmamış kabileler insana ve geleneklerine dair bir takım bilgilerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Şimdi ise durum her anını paylaşan ve aslında bu yönüyle de dikkat çekici olan bir dünya kabilesine doğru evrilmiştir. İnsanların duyguları bile artık veri olarak görülebilmektedir Canan ve Acungil “Sosyal medyada milyonlarca insanın paylaştığı durumlar, yorumlar, resimler, insanların arasında oluşturulan ya da kaldırılan bağlantılar… Bunların hepsi, daha önce veri olarak ölçülmesi neredeyse hiç mümkün olmayan konularda veriye dayalı analizler yapabilme imkanı doğuruyor” diye aktarmaktadır.

Dijital antropolojinin alanına giren bu ölçümlenebilir bilgiler insan ve teknoloji arasıdaki etkileşimin gittikçe büyüyeceğine de örnek teşkil etmektedir. Önümüzdeki dönemde artacak internet bant genişliği yüksek veri aktarım hızlarına olanak sağladığında ve özellikle mobil cihazlar bu hıza uyumlandığında insan – dijital teknoloji etkileşimi geniş bir araştırma alanı olarak karşımıza çıkacaktır.

Klasik antropoloji dijital antropolojiyi kapsar bir yapıdadır. Ancak örneğin paleoantropologlar genetik, anatomi ve benzeri konularda, kültürel antropologlar kültür, gelenek, sosyoloji gibi alanlarda uzmanken, dijital antropologlar dijital teknoloji alanında uzman kişilerden oluşmaktadır. Bu nedenle dijital antropoloji çağımızın getirdiklerine uygun uzmanlık gerektiren bir disiplin olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tabiki de dijital antropolojinin sadece teknoloji odaklı olduğunu göstermez. Çünkü insan bir takım fiziksel ya da biyolojik implantlar olmadan – ki bunlar halen yaygınlaşmış değildir – ilkel atalarının özelliklerini taşımaktadır. Hatta daha da ileriye gidecek olursak insan derinlerinde hala primat davranışları sergilemektedir. Bu nedenle geleceği şekillendirecek dijital primatın geçmişini anlamak ve onu teknoloji bağlamında analiz edip ileriye dönük çıkarımlar yapmak dijital antropoloji disiplini için (her ne kadar araştırma yöntemleri ve rıza ile ilgili etik tartışmalar sürse de) oldukça önemlidir.

Özgün Çağlar Berkit

 


Bu haber 26/06/2022, Pazar günü yayınlandı, 836 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com