Başkan Kaya: “Önüne geçilmeli”

Mazot 30 TL’ye koşuyor

Mazota gelen zamlar nedeniyle her geçen gün zorlaşan şartların altında çiftçileri çetin günler bekliyor. Çiftçilerin borç içinde olması ve artan girdi fiyatı, üretim maliyetleri üretici için problem olmaya devam ediyor. Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya , girdi fiyatlarının ve üretim maliyetlerinin çiftçi için önem arz ettiğini belirtirken, üretilen ürünlerin değerinde satılması ve tüketiciler tarafından uygun fiyatlarla erişilebilir olması gerektiğini vurguladı. Kaya, “Bu son iki günden sonra mazota iki kere zam geldi” derken, çiftçilerin sorunlarını anlamak için sahada olmak gerektiğini “Benim ayağıma taş değmesin, kıyafetim kirlenmesin ben sahaya inip iki tane fotoğraf karesi veriyim demek var. Bir de sahada o üretici ile beraber, bir avuç buğdayı tarlaya atması var, bir domates fidesini toprakla buluşturulması var” sözleriyle dikkat çekti.

Motorine ve benzine, durmaksızın her geçen gün zam gelmeye devam ediyor. Özellikle tarımsal üretimde bir hayli önemli olan ve girdi kalemlerinin başında bulunan motorin ise hızla litresi 30 TL’ye doğru koşuyor. Motorin fiyatlarındaki artış ile üretimde yaşanabilecek sıkıntıları Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya ile görüştük. Kaya, gazetemize yapmış olduğu açıklamada “çiftçi ürünü ucuz girdi fiyatı ve üretim maliyetiyle yetiştirmek istiyor” dedi.

Bu son iki günden sonra mazota iki kere zam geldi.”

Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya, “Akaryakıt fiyatları yüksek ama yükselmeye devam ediyor. Dün yüksekti ve burada durur dedik ama biraz daha zam geldi. Buğday hasat zamanını düşündüğümüz zaman, akaryakıt ve gübre fiyatları çok ciddi şekilde yükselmişti. Araziye girme ve üretim yapma konusunda üretici ikileme düştü. Burada tercihini risk almaktan yana kullanan üretici, gübre temin etti. Hasat sezonunda mazot fiyatları bizi çok etkilemedi. Altı ay geriye gittiğimiz, dönemden bahsediyorum. Sonra ki dönemde ciddi şekilde üretim yapma konusunda kararsız kalan üretici, tercihini üretim yapmaktan yana kullandı. Çiftçi bu tercihini kullanırken, ağır borç yükünün altına girdi. Üretici bir sene ekmese, üreticiye bir şey olmaz. Üretici bir yıl üretimden uzak kalırsa, tüketici çok sıkıntılı bir sürece girer. Üretici burada bütün iyi niyetiyle arazisine indi. Geldiğimiz noktada o üretimi yapılan ürünlerin hasat dönemindeyiz. İki gün önce fiyatlar açıklandı. Açıklanan fiyatları memnun olarak karşıladık. Bu son iki günden sonra mazota iki kere zam geldi. Dün memnun olduğumuz fiyatlardan, yarında memnun olmamız gerekiyor. Bu noktada önemli olan yarında memnun olabileceğimiz bir sistemin ortaya çıkarılmasıdır.

Bu yardım taleplerinin sözde değil, özde olması gerekir”

Dün memnunduk ama bizim memnuniyetimizin bir şartı var. Girdi ürünlerimizde, o ürünlerin üretiminde kullandığımız; mazot, gübre, bitki besleme, buralarda kullandığımız, masraf ettiğimiz o girdi ürünlerinin fiyatının, aynı seviyelerde durması şartıyla memnunuz. Bu fiyatların mümkün olduğunca, kademeli olarak geri çekilmesi durumunda memnun oluruz. Bizim kullandığımız girdi fiyatlarında artış devam ederse, dün açıklanan memnun edici fiyatlarla, yarın memnuniyetsiz hala gelebiliriz. Belediye, diğer parti vekilleri ve siyasi kanatlardan ciddi şekilde yardım etme talebi var. Belediyeden örnek verirsek bazı durumlarda yardımcı olalım veya belli STK ile görüştük, adımız olsun şeklinde görüşmelerinde özde olması gerekir.

Açıklanan hububat ve oluşan meyve sebze fiyatlarından bu gün için memnun olduğumuzu ancak önemli olanın  memnuniyetimizin yarın öbür günde devam edebilmesi için üretimde kullandığımız girdi ürünlerinde başta mazot olmak üzere yükselişin önüne geçilmesi gerektiğinin bu yükselişin önüne geçilmemesi durumunda üreticinin zar zor indiği arazide ciddi sıkıntılar İle karşı karşıya kalacağı unutulmamalıdır.

Çiftçi ürünü ucuz girdi fiyatı ve üretim maliyetiyle yetiştirmek istiyor”

Üreticinin beklentileri bellidir. Çiftçi ürünü ucuz girdi fiyatı ve üretim maliyetiyle yetiştirmek istiyor. Ürününü değerinde satmak istiyor. Üreticilerin iki tane talebi var. Bu iki talebin karşılanması hem yerel siyasetçilere hem genel siyasetçilere iş düşüyor. Bu iki konuda üreticilerin ciddi şekilde beklentisi var. Pazar ve maliyet noktasında beklentileri var. Üzerine görev düşen siyasetçilerin, problem çözücü öneriler getirmesi üreticiler için çok önemlidir. Bu sorunları öğrenebilmek için aracı kanallar kullanıyor olmaları gerekir, sahada olmaları gereklidir. Sahada olmalarının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Sahada olmanın farklılıkları var. Benim ayağıma taş değmesin, kıyafetim kirlenmesin ben sahaya inip iki tane fotoğraf karesi veriyim demek var. Bir de sahada o üretici ile beraber, bir avuç buğdayı tarlaya atması var, bir domates fidesini toprakla buluşturulması var. Bunları yapanlar ancak üreticinin sorunlarını anlayabilir. Yalnızca fotoğraf vermek için sahada dolaşanların, üreticilerin sorunları çözebileceğini düşünmüyorum.

Bir dikili ağacı bile olmayanların bir avuç arpa buğday üretimi bile yapmayanların ağırında bir hayvanı bile olmayanların bu sektörü anlamalarının kolay olmadığını çok dalgalı bir süreç yaşamasına bu dalgalanmalarında ürünlerin bazen değerinin çok üstünde satılmasına bazen de değerinin çok altında satışlarının gerçekleşmesine sebep olduğunu bir an önce görmek zorundayız” ifadelerine yer verdi.

Tunahan Ünsal-Cihan Peker

 


Bu haber 09/06/2022, Perşembe günü yayınlandı, 371 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com