Masa Başına Aday Çok Çırak Yok

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Türkiye’de on binlerce üniversite mezunu işsiz gezerken, bazı işletmeler işçi bulamıyor. Üretim yapmak isteyen işletmeler işçi bulamıyorlar. Kalifiye eleman problemi sorun olmaya devam ediyor. İlerleyen yıllarda bazı ustaların bulunamayacağını söyleyen pimapen ustası Süleyman Sayar “Bu nesilden ne eleman olur ne çırak olur, hiçbir şey olmaz. Bu mesleği yapacak kimse kalmayacak” ifadelerine yer verdi.

Sanayi bölgesinde kalifiye eleman bulma sıkıntısı devam ediyor. Kalifiye eleman ve ara elemanın dışında çırak bulmak her geçen gün zorlaşıyor. Çanakkale’nin sanayi bölgesinde ustalar çırak aradıklarını ve düzenli olarak çalışan işe gelen, mesleği öğrenecek kimselerin kalmadığını belirttiler.

Ustalar eleman bulamadığından dert yanarken gençler iş koşullarından, gelir anlamında yetersizlikten dolayı işe girmediklerini belirttiler. Genç Şahin Dülgar,” İnsanların seçtiği bölümleri tamamen diploma puanına göre almalarının meslek liselerinde yanlış uygulamalardan olduğunu düşünüyorum” derken, Baturalp Büyükerol,” Ben kendime uygun iş olursa çalışırım. Benim çalışmam için işi istemem gerek ve şartları beğenmem gerekir” ifadelerini kullandı.

Ustalar eleman ve çırak aramaktan gençler iş bulamamaktan dert yanıyor. Hem sanayide çalışan ustaların hem işsiz olan gençlerin görüşüne başvurarak röportaj yaptık.

“Gençlerin hepsi hazır para peşine düştüler”

Süleyman Sayar, “Cam balkon pimapen işleri yapıyorum. Dükkana eleman bulamıyorum. Elemanlar kapıdan girerken kaç para vereceğimi soruyor. Bana kaç para kazandırabileceğini düşünmüyor. Gelen elemanın yemeği, sigorta masrafı bana on bin liraya mal oluyor. O yeni eleman bana 10 bin lira kazandırabilecek mi? Ama insanlar artık iş seçiyor. Burası tozlu olduğu için çalışmaya gelmiyorlar. Gençlerin hepsi hazır para peşine düştüler. Herkes birbirinden borç para istiyor. Ben çıraklıktan başladım ama biz evden işe, işten eve giderdik. Ben mesleğimi öğrenebilmek için gece gündüz demeden çalışırdım. Şu an insanlar çalışmıyor. Eskiden babası çocuğu getirir, eti senin kemiği benim derdi.  Şimdi gelenlere birazcık sesimizi yükseltirsek gidiyorlar. Bu nesilden ne eleman olur ne çırak olur, hiçbir şey olmaz. Bu mesleği yapacak kimse kalmayacak. On sene sonrası için benim ardımdan gelen kimse yok. Ben bu işi bıraktıktan sonra eleman yetişmiyor çünkü; insanlar kendi evlatlarını bile kendi işlerinde çalıştırıp meslek öğretemiyorlar. Bu çocuklarda emek ve çalışma yok. Saat 10:00’dA kalkıyorlar. İşe mi gelir bunlar” dedi.

“Ustalar değerlenecek ama yeni çıraklar yetişmeyecek”

Ali Özdimah,”Eleman sıkıntı yaşıyoruz. Eğitim sistemi önceden okuma meyilli olmayanları sanayiye gönderirdi. Okumayı düşünen ve sevenler hak edenler üniversiteye giderdi. Sanayiye gelen çocuklar yaş olarak geç kaldıkları için mesleği öğrenmeye geç kalıyorlar. Çocukların eli yatkın olmuyor. Bu konuda meslek liseleri yetersiz kalıyor. Pratikleri yok ve kalem, kağıt üzerinde yeterli olmaları bizim için yeterli olmuyor. Daha önceden yazın bize harçlığını çıkartmak için gelen öğrenciler, tornavida tutmasını veya bir çivi çakmasının beceremiyorlardı. Biz ustalar olarak onlara iş öğretmek isteriz ama bakıyoruz vakit geçirmek için gelenler ve onları biz gönderiyoruz. Artık gençler gelmiyor. İlerleyen dönemlerde el işçiliği bitecek ve değer kazanacak. Bugün Avrupa’da el işçiliği nasıl pahalıysa ülkemiz o konum gelecek. Ustalar değerlenecek ama yeni çıraklar yetişmeyecek” ifadelerini kullandı.

“On iki senelik esnafım, hiç çırak gelmedi”

Numan Parlak,” Çanakkale’de kalifiye eleman sorunu var. Yerli arkadaşlar çalışmıyorlar Afganlar ve Suriyeliler çalışılıyor. Çanakkale halkının paraya ihtiyacı yok, iş beğenmiyorlar sanırım çünkü çalışmaya niyetleri yok. On iki senelik esnafım, hiç çırak gelmedi. Çırak arıyoruz ama bulamıyoruz. Ben artık çırak aramayı bıraktım. Buranın gençlerinin çalışmak mezheplerinde yok. Çalışmaya karşı olduklarını düşünüyorum. Kentliler çalışmayı sevmiyor. Değerli olan arsalar satılmış ve ailelerinin paralarını yiyorlar” dedi.

“Masa başı iş arıyorlar”

İsmail Kırmızı,”Ciddi anlamda bir eleman problemi var. Biz ayakkabı tamirciliği işi yapıyoruz. Bu meslekte yetişen ve çıraklık yapan yok. Çırak olarak gelen olursa değerlendirmek isteriz. Ama bu jenerasyon bu tarz işleri beğenmiyor. Masa başı iş arıyorlar. Gençlerin çalışmasına anne baba kıyamıyor ve ustaların yerine vermiyorlar. Herkes bir yere kadar bu işi yapar. On yıl sonrasının ne olacağı tartışılır. Bu işi yapacak insan pek kalmaz diye düşünüyorum. Üniversite okumuş bir sürü insan var. Devletin kişileri eğitim hayatında belli mesleklere yönlendirmeli. Meslek liselerinin etkili olması yeterli olmaz, istihdam sağlanması gerekir. Ben bu işi babamdan öğrendim. Özel sektörden bu işe geçiş yaptım” ifadelerine yer verdi.

Gençler eğitim sistemini eleştirirken kendilerinin istedikleri şartlarda iş bulamadıklarından dert yandılar. İş imkanı olduğunu ve gençlerin çalışmadığını söyleyerek öz eleştiride bulunan Büyükerol, “Gençler bence iş beğenmiyorlar. Ben kendi çevremde öyle gözlemlediğimi ve duyduğumu söyleyebilirim” dedi.

“Yetişmiş eleman bulamayan insanlar var”

Baturalp Büyükerol,”Gençler bence iş beğenmiyorlar. Ben kendi çevremde öyle gözlemlediğimi ve duyduğumu söyleyebilirim. İş imkanı var diyebilirim. Üretim yapmak isteyen ve yetişmiş eleman bulamayan insanlar var. Ben okuduğum bölümde iş bulabileceğime inanıyorum. İş bulamazsam başka işler ve alanlar denerim. İnsanların kendini tanıması ve ona göre hareket etmesi gerekir. Ben kendime uygun iş olursa çalışırım. Benim çalışmam için işi istemem gerek ve şartları beğenmem gerekir” ifadelerini kullandı.

“Bu anlamda başka kurumların daha etkili olması gerektiğini söyleyebilirim”

Şahin Dülgar,”Gençler iş beğenmiyor demek biraz haksızlık olur. Politika değişmeli ve herkes kendi alanında ilerlemeli diye düşünüyorum. Ben lisede istemediğim bir bölümde okudum o yüzden o alanla ilerlemedim. İnsanların seçtiği bölümleri tamamen diploma puanına göre almalarının meslek liselerinde yanlış uygulamalardan olduğunu düşünüyorum. Ustalar çırak bulamıyor ama gençler kendi ihtiyaçlarını karşılayacak iş bulamıyor. Uzun bir eğitimden geçtikten sonra ustalar ile arasında kuşak farkı olduğu için onların yanında çalışmak zor oluyor. Elbette meslek öğrenmenin hayatımıza dahi faydaları olacaktır. Bu anlamda başka kurumların daha etkili olması gerektiğini söyleyebilirim. İş arayan gençlerle çırak arayan ustaların birbirine ulaştıracak kurumlar ve projeler olmalıdır. Üniversite mezunu on binlerce genç işsiz geziyor. Bazı meslekler her geçen gün değer kazanıyor. Bence artık herkesin kendi alanını belirleyeceği, ülkemizin kalifiye eleman probleminin çözüleceği politikalar üretmek gerekir. Burada suçlunun gençler veya ustalar olduğunu düşünmüyorum. Geçmiş kuşaklara göre yeni neslin biraz daha rahat olduğunu söyleyebilirim. Bu konuda sosyal medyanın çok önemli rol oynadığını düşünüyorum” dedi.

“Gençler istedikleri paralara iş bulamıyorlar”

Serhan Özcan,” Kimse iş beğenmiyor artık ülkemiz kötüye gidiyor ve Afganlar bizden daha iyi durumdalar diyebilirim. Seneye yurt dışına gideceğim. İki üç sene sonra işler ve hayat daha kötü olacak. Çalışınca veya çalışmayınca aynısın çünkü para sürekli değer kaybetmeye devam ediyor. Gençler istedikleri paralara iş bulamıyorlar. Umutları yurt dışına gitmekten geçiyor. Geleceğimiz için umutsuz ve kaygılıyız bu umutsuzluk bizi çalışmamaya itiyor. Gelen paranın etkisi olmadığı için gençler çalışmıyor” dedi.

Özlem Kavuklu-Cihan Peker


Bu haber 07/06/2022, Salı günü yayınlandı, 295 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com