Çekirdeğin Rüyası-3

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Günümüzde İnsan hakları kavramı ciddi bir popülariteye ulaşmış, artık herkesin dilinde dolaşan bir kelime haline gelmiştir. Sosyal medyada gezerken veya bir arkadaşınız ile gündelik konulardan konuşurken ‘insan haklarından’ bahsedildiğini duymanız olağandır. Ancak gerçek anlamda insan hakları, bizim kullandığımız ya da bize dayatıldığı anlamında mıdır? İnsan hakları dendiğinde artık insani haklarımızdan çok, manipülatif bir kavram olan ‘özgürlük’ akıllara gelmektedir. İnsan hakları adı altında bizlere sunulan bu özgürlük kavramı aslında sanıldığı kadar masum, tozpembe bir düşünce değildir. Özgür olmanın bir insani hak olduğu iddia edilerek bizlere bazı popüler kavramların insan hakları ile ilgili oldukları düşündürülmektedir. Ancak sanılanın aksine bu tarz kavramlar insan haklarının eşitlik prensibinden yararlanarak kitleleri birbirinden ayırma ve birbirine düşürmekten başka bir amaca hizmet etmemektedir günümüzde. Çünkü insan hakları hâlihazırda tüm insanların doğuştan gelen yapıları bakımından eşit olduğunu bizlere vurgular ve bunu hukuksal bir temelde kanunlaştırır. Ancak tüm insan hakları savunucusu olduğunu iddia eden sivil toplum kuruluşları, akımlar ve düşünceler sanılan kadar masum amaçlarla bir araya gelmemiş olabilirler. Bu zihniyette olanlar, kitlelerin psikolojisinden ve kamuoyu gücünden yaralanarak kendi amaç ve doğrultularında bireylerin görüş ve eylemlerine aynı bir ahtapot gibi ama bu sefer ‘özgürlük’ kollarıyla sarılarak bireylerin kontrolünü kendilerinde toplarlar.


Bu haber 02/06/2022, Perşembe günü yayınlandı, 215 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com