Hayatımız İkinci El Oldu

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

İnsanın temel ihtiyaçlarından biri olan beslenme ve barınma kadar giyinme de en hayati unsurlardan. Peki, günümüz Türkiye’sinde insanlar eskiye nazaran şimdi nasıl giyiniyor? Hatta giyinebiliyor mu? Alım gücünün ve enflasyonun yükselmesinin ardından ortalama bir tişörtün bile 150-300 TL arasında olması halkın belini büktü. Geçtiğimiz günlerde, terzilerde ve ayakkabı tamircilerindeki yoğunluğu gündeme getirmiştik. Öte yandan ikinci el ürünler satan sitelerin de çoğalmasıyla toplumun büyük bir kesimi ikinci ele yöneldi ve haliyle hayatımız ikinci el oldu.

Bu sorunun cevabını bulmak için kendini 13 yıldır tekstil, moda ve eskiciliğe adamış bir kadın girişimci olup aynı zamanda esnaflık yapan Hatun Tok ile görüştük.  Hatun Tok yaklaşık 11 yıl önce ‘’ İlda Vintage Butik ‘’ isimli dükkanı açmış, öncesinde de Tekirdağ, Çorlu gibi yerlerde birçok üretime dayalı projeler geliştirmiş biri. Dükkanını diğer giyim dükkanlarından ayıran en önemli özelliklerden biri çoğu kıyafetin ve eşyanın 2.el olması.

‘’ Eskiyi ve geri dönüşümü seviyorum ‘’

Günümüz modasına adeta başkaldıran Hatun Tok, yeni olan her şey ile bir şekilde mücadele ettiğini, eskinin ve dönüştürülebilir olan her şeyin daha değerli ve güzel olduğunu söyledi.

Aynı zamanda bundan oldukça keyif aldığını belirten Tok şunları ifade etti;‘’ Günümüzde özellikle hemen hemen her şey birbirinin aynısı oldu, tekstil ürünlerinden tutun ev eşyalarına kadar birbirlerinin hemen hemen aynısı olan ürünler bizim karşımıza çıkarılıyor. Üstelik bu ürünlere yığınla para vermemize rağmen ömürleri kısa oluyor. Fakat eski deyip burun kıvırarak baktığımız kıyafetlerden tutun eşyalara kadar böyle bir durum söz konusu değil. En basit örneği, doksanlardan kalma eşyalara kıyafetlere bir bakın. O kadar yıl gelmiş ama kumaşında zerre bir yıpranma yok. Şimdiki üretilen tekstil ürünlerinde böyle bir durum bile söz konusu değil. Üstelik ateş pahası. ‘’

‘’ Önceye nazaran bakış açısı değişti ‘’

Dükkanını ilk açtığı zamanlar insanların kafalarında soru işaretleriyle gelip belirli bir bakış açısı ile yaklaştıklarını belirten Hatun Tok, sonrasında bu bakış açısının değiştiğini insanların artık severek dükkanına geldiklerini söyledi. Bunun en önemli iki nedenden kaynaklandığını söyleyen Hatun Tok;  ‘’ Birincisi artık büyük tekstil ürünleri üreten firmalar, dünya ekonomisinin de bir kriz içerisinde olmasıyla kaynaklı her şeyi ateş pahası yaptı ve insanların da alım gücü zorlaştığı için çıkmaza girdiler.

İkinci olarak da bugün bu büyük firmalara baktığınızda özellikle moda tasarımı konusunda sınıfta kaldıklarını söyleyebilirim. İnsanların bir şeyleri tüketmeleri için sürekli yeni şeyler çıkarmak zorundalar ama tükendiler ve dönüp dönüp aynı şeyleri raflarına koyuyorlar. Bu da bir noktada kapitalist sistem çarkının aslında tıkandığının göstergesidir. Hatta öyle ki onlar da eskiye dönüp yetmişlerde seksenlerde ve doksanlarda üretilen tekstil ve eşyaları yeniden üretmeye başladılar. Ama şöyle bir durum söz konusu ki o zaman kullanılan kumaşlarla şimdikilerin arasında uçurum var. İşte benim ürünlerimde bu uçurum yok. ‘’

‘’ Birlikte Üretip Birlikte Tüketiyoruz ‘’

Son olarak Çanakkale’de iş sektörünün dar olması ve özellikle kadınların iş sahasında iş bulmasının zor olduğunu söyleyen Tok, bunun içinde çevresindeki kadınların dükkanında bazı şeyler üretip satışa sunulmasının önünü açtığını belirtti.

Böyle olunca birlikte üretip birlikte tükettiklerini belirten Hatun Tok ‘’ Kadın arkadaşlarım ve ben burayı aynı zamanda atölye olarak da kullanılıyor. Çoğu kadın arkadaşım kendi ürettikleri tekstil ürünü v.b. materyalleri bana getiriyor ve ben de bir karşılık almadan burada onları satıyorum. En azından hem onlar için motivasyon kaynağı oluyorum hem de daha samimi ve içten bir dükkan oluyoruz’’ dedi.

Özlem Kavuklu


Bu haber 30/05/2022, Pazartesi günü yayınlandı, 767 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com