Neuralink

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Nöroteknoloji beyin – makine arayüzleri sayesinde özellikle nörolojik hastalıkların tespiti ve tedavisinde devrim yaratacak buluşlara temel yaratmaktadır. Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Klaus Schwab’a göre “Nöroteknolojiler kategorisi, insan beyninin yaptığı işler hakkında önemli bilgiler sağlayarak bilgileri ayıklamamıza, duyularımızı güçlendirmemize, davranışlarımızı değiştirmemize ve dünyayla etkileşim kurmamıza olanak veren yaklaşımlardan oluşan büyük bir kategoriyi tarif ediyor.”

Nöroloji biliminin teknolojiyle birleşmesiyle çok farklı beyin görüntüleme sistemleri ortaya çıkmıştır. Bunlara “PET (pozitron emisyon tomogrofisi), MRI (manyetik rezonans görüntüleme), TMS (transkraniyal manyetik stimülasyon), MEG (manyetoensefalografi) ve NIRS (yakın kızılötesi sprektroskopi)” gibi örnekler verilebilir. “Beyin kimyasal etkileşimlerin başlattığı elektrik sinyalleriyle çalışır; bunlar ölçülebilir, istenen sinyaller taklit edilebilir, istenmeyenlerin beyne yayılması engellenebilir.” Bu ilerlemelerin ilk etapta beyin kaynaklı hastalıkların tedavisiyle ilgili kullanılması beklenmektedir. Gerçekleşmesi beklenen en yakın gelişmeler olarak “işitsel fonksiyonları iyileştirmeyi amaçlayan koklear implant, engelli insanların yeniden yürüyebilmesini sağlayacak dış iskelet ve ayrıca uyuma modellerini izleme olanaklarında gelişme” sayılabilir. Aynı zamanda parkinson ve alzheimer hastalıklarının tedavisinde de kullanılacak teknolojiler gelişim aşamasındadır. Genel çerçevede Neuralink bu teknolojilerden biridir.

Neuralink 2016 yılında San Fransisco’da SpaceX, Tesla gibi farklı alanlarda teknoloji üreten firmaların da sahibi olan Elon Musk ve sekiz bilim insanı tarafından kurulmuş bir nöroteknoloji şirketidir. Neuralink’in etkileyici yönlerinden bir tanesi de konuya yaklaşımlarındaki derinliktir. “Beyin – bilgisayar arayüzü (BCI)” inşa etmek disiplinlerarasıdır, dolayısıyla; elektrot dizaynı, mikro üretim, implant edilebilir malzemeler, yeni cerrahi yöntemler, elektronik, algoritma, nörobilim, tıp, etik ve yasal konular gibi alanlarda uzman kişilerle çalışmayı gerektirir. Neuralink bu uzmanların çoğunu bir araya getirmeyi başarmıştır. Firmanın ürettiği “beyin bilgisayar arayüzü” cerrahi operasyon yapılmasını gerektirir. Bunun sebebi beyne implant edilen elektrotların kafatasına yerleştirilen elektrotlara göre nöronlara daha yakın olması ve bu sebeple daha ayrıntılı veri aktarmasıdır. Neurolink bunu başarmak için dikiş makinesi benzeri bir robot üretmiştir. Bu cihaz dakikada 30 -200 arası implant yapabilme kapasitesine sahiptir ve üç bin elektrotluk bir nöral arayüz oluşturmaktadır.

İmplantı yapan gelişmiş cerrahi robot, işlemi, beyin yüzeyini saran kan damarlarına zarar
vermeden yapmaktadır. Neuralink’in kısa vadeli amaçları arasında ciddi beyin hastalıklarını tedavi edecek cihazlar üretmek, uzun vadede ise insani güçlendirme ve hatta transhumanizm vardır. Elon Musk yaptığı açıklamalarda “Neuralink teknolojisinin; insan beyni ve kontrol edilmezse varoluşsal tehlike saydığı yapay zekâ arasında bir bağ kurulmasını sağlayabileceğini belirtmiştir. Firma Temmuz 2020’de Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA) insan üzerinde sınırlı deney yapabilmeye olanak tanıyan izni almıştır. Neuralink’in web sayfasında (https://neuralink.com/) “elektrotların neden direk beyne implant edilerek bağlanması gerektiği” ile ilgili soruya; EEG gibi kafatası dışında veri toplayan tekniklerin verdiği detayların bulanık olduğunu iddia ederek, bunu bir spor müsabakasını mikrofon stadyumun dışındayken deneyimlemeye benzettiğini söyleyerek cevap vermektedir. Kalabalığın kükremelerinin ya da homurdanmalarının belki ev sahibi takımın lehine ya da aleyhine bir şeylerin olduğuna işaret edebileceğine ancak bunun gol yüzünden mi yoksa bir kurtarış yüzünden mi gerçekleştiğini ayırt etmekte zorlanacağımızı aktarmaktadır. Ayrıca bu deneyimde orada olan kişilerin müsabaka hakkında ne dediklerini de duyamayacağımızı söylemektedir. Bu örneğin beyinden veri toplarken de geçerli olduğunu, beyin aktivitelerini dışarıdan kayıt etmenin faydalı ve yüksek seviye bilgi sağladığını ama daha ayrıntılı ölçekte bilgi almak istiyorsak kaynağa yakın olmamız gerektiğini açıklamakta ve her bir nöronun aktivitesini kayıt etmenin ancak beynin içine yerleştirilecek elektrotlar sayesinde yapılabileceğini belirtmektedir.

Bir nöroteknoloji firması olan Neuralink ve benzerleri insan evrimini yeni bir safhaya geçiriyor. Günümüzde tasarladığı, gelecekte başarması muhtemel yeni yöntemler sayesinde insan – bilgisayar birlikteliği yeni bir insanüstü türü yaratmaya aday görünüyor. Nöroteknolojiyle paralel gelişen biyoteknoloji de bu birlikteliğe katkı yapıyor. Schwab’a göre “Yunan mitolojisinde Prometeus’un tanrılardan çalıp insanlara verdiği ateş gibi, biyoteknolojinin temsil ettiği güç de bazen insanlık için bir uygarlık sıçraması olarak betimleniyor.” İnsan davranışları ve bu davranışların binlerce yıllık kökenleri göz önüne alındığında nöro ve biyoteknolojinin yaratacağı yeni toplumsal paradigmalar, özellikle iklime bağlı göç hareketlerinin beklendiği bölgelerdeki güncel nüfus artış hızı ve bu bölgelerin sosyoekonomik açıdan zayıf olması gelecekte bu teknolojilere ulaşanlar ve ulaşamayanlar arasında büyük ayrımlara neden olacaktır. Farklı gelişmelerden beslenecek bu büyük ayrımlar, ortaya çıkan “tekno-elitlerin” gözünde bir “gereksizler sınıfı” oluşturacaktır…

Son Not: Söz konusu teknolojilerin olası etkileri hakkındaki yazımız haftaya…

Özgün Çağlar Berkit


Bu haber 27/05/2022, Cuma günü yayınlandı, 266 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com