Tanrının Hükmü-5

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

İnsan doğasında var olan rahatlık fatalizm akımı ile tamamlanmış ardından insandaki sorgulama ve düşünme eylemlerinin gereksizliğine atıfta bulunarak her şeyin zamansızlık içersinde yazıldığına ve insanların da bu yazgıyı değiştiremeyeceğine inanılmıştır. Bu görüşün temeli, insanın gücünün ne geleceği ne de kendi eylemlerini belirmeye yetmeyeceğinin yani insanın tamamen aciz bir varlık olduğuna dayanır. Ama ne yazıktır ki bu görüşü ortaya atan insanların kaçırdıkları en büyük şey zihin ve ona bağlı olarak gelişen düşünme eyleminin sarsılamaz varlığıdır. İnsan beyni daima düşünmek prensibi üzerine kuruludur, eğer düşünme denilen eylemi durdurmak tam anlamı ile mümkün değilse o halde düşünceden var olan eylemleri de durdurmak mümkün değildir. Yani bilimsel olarak insanın kendi eylemlerini kendi zihni ve düşünceleri oluşturmaktadır. Hatta buna verilecek en büyük örneklerden biri insan beyninin dil ile ilişkisinden yola çıkarak kelime daracığı ortalamadan yüksek olan ve birden çok dil bilen insanların hayatlarında önemli işler başardığıdır. Buradan hareketle eğer bir tanrı anlayışına sahipsek ve o tanrı bize bir akıl vermiş ancak insanların düşünmelerini ardından düşüncelerini eylemlerine dökmelerini istemiyorsa o halde bu tanrının tutarsızlığı göz önünde bulundurularak, var olan mükemmel tanrı anlayışından söz edemeyiz.

 


Bu haber 11/05/2022, Çarşamba günü yayınlandı, 332 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com