İnsülin Direnci

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Diyetisyenlik mesleğimiz gereği pek çok danışanın kilo verme sürecine yakından tanıklık ediyoruz. Bu süreçte en sık karşılaştığımız, kilo alımına neden olan ve kilo kaybını zorlaştıran durumlardan biri de hepimizin sıkça duyduğu insülin direncidir. Bu hafta beraber bu konuyu temelden özele değerlendirelim.

Besin tüketimine bağlı olarak karbonhidrat, yağ, protein vb. birçok besin öğesini vücudumuza alıyoruz. Bu besin öğelerinden olan karbonhidratlar içeriğinde temel molekül olarak glikozu barındırır. Alınan glikoz yani şeker kana karışır, kan tahlillerinde gördüğümüz AKŞ, AKG, Glikoz gibi değerler kandaki bu maddenin durumunu ifade eder. Devamında glikoz enerji metabolizmasının temel elemanlarından biri olarak kanımızdan hücrelerimize alınır ve kullanılır. Bu geçişi sağlayan hormon ise pankreastan salgılanan insülin hormonudur.

İnsülin direnci ise salgılanan insülinin kanda bulunan glikozu hücre içine alamamasını ifade eder. Kanda yükselen glikoz, doku hasarlarına, diyabete ve yağ dokunun artmasına sebep olur. İnsülin direnci sebepleri çoğunlukla genetik faktörler olmakla beraber aşırı kilo alımı, vitamin – mineral yetersizlikleri, polikistik over sendromu, fiziksel aktivite yetersizliği gibi durumlar da insülin direnci oluşumuna zemin hazırlayabilir.

İnsülin direnci varlığı, kan tahlillerinde açlık kan şekeri ve insülin seviyesine bakılarak tespit edilmektedir. İnsülin direnci tam olarak ortadan kalkmasa da uzman hekim tarafından uygulanan ilaç tedavisi yanında beslenme ve egzersizi de içeren kompleks bir yaklaşım, kişinin yaşam kalitesini oldukça yükseltmekte ve kilo kontrolünün kolay şekilde sağlanmasına yardımcı olmaktadır.

Beslenme yaklaşımı konusunda ilk prensip olarak insülin salgısını sık uyarmaktan kaçınmak daha doğru olacaktır. Yani sık sık ara öğün yapmak ve özellikle karbonhidrat açısından zengin öğünler tercih etmek hücrelerin insülin konusunda duyarsızlaşmasına yani direncin artmasına sebep olacaktır. Bunun dışında karbonhidrat kaynakları olarak glisemik indeksi düşük yani kan şekerini yavaş yükselten kaynaklardan tercih etmek daha doğru bir seçim olacaktır. Ayrıca egzersiz sonucu kas hücresi sayısı artacağından insülinin etki edeceği doku da artacaktır. Bu sayede insülin duyarlılığı artacaktır.

İnsülin direnci, kilo kaybı sürecinde önemli etkileri olan bir durumdur. Fakat doğru uygulamalarla etkisi yok denecek kadar düşük hale gelebilir. Haftaya görüşmek üzere…

 


Bu haber 19/04/2022, Salı günü yayınlandı, 825 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com