Klavye kahramanıyız

Öyle bir süreçten geçiyoruz ki kimse neyin doğru, neyin yanlış olduğunu kestiremez oldu. Toplum olarak duygularımızı abartarak, sosyal medyada boy göstermeyi seviyoruz. Yılın ilk haftasına, moral olarak kötü başladık. İntihar edenler arttı.

Önce Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi ikinci sınıf öğrencisi Enes Kara’nın intihar ettiği ülke gündemine oturdu. Kentimizde de intiharlar arttı. Enes’in intiharının ardından hemen klavyelerin başına oturup, neler neler yazdık sosyal medyada. Ülkenin dört bir yanından klavye kahramanlığı tasladık birbirimize. Kimimiz devrim yaptı, kimimiz Cemaat Yurtlarına lanet yağdırdı. Hükümeti suçladık, AK Parti iktidarını hedef tahtasına koyuverdik. Sosyal medyada karşı mahalleyi suçlayanlar, acaba kendilerine şu soruları sormuşlar mıdır?

Biz ne yaptık? Ben ne yaptım?

Enes ve Enes gibiler için hiç elini cebine atıp bir öğrenciye yardımcı oldun mu?

Bir günden bir güne cebinde parası olmayan, öğrenci akbilinde yeterli bakiyesi bulunmayan için bir eylemde bulunduk mu?

İş yerlerimizde öğrenci çalıştırırken, SGK’sını ödemediğimiz için mi çalıştırdık, yoksa yardımcı olsun diye mi işe aldık?

Gerçekten ihtiyacı olan öğrencilerin, insanların yardım isteyemeyeceğini bildiğimiz halde hiç onların bu durumunu analiz edip, bir çare, bir yöntem, bir yol aradık mı?

Gelir düzeyi ortalamanın üzerinde olup da koltuğumuzun altına iktidara muhalif gazeteyi sıkıştırarak, sağa sola hava atmanın ötesinde ne yaptık?

En yetkili bildiğimiz yerel yönetimimiz kaç öğrenciyi barındırıyor?

İki ayrı kooperatife destek veren, yerel yönetimimiz ve sayın idarecileri,

Siyasi parti temsilcileri,

Öğrenci kenti olan Çanakkale’de kaç öğrencinin barınmasına yardımcı oluyorsunuz?

Bu iki kooperatifin yanına birde “Öğrenci kooperatifi” kuramaz mısınız?

Marifet, karşı mahalleyi suçlamak, itham etmek değil.

Marifet, sıcak odalarınızda, yumuşak koltuklarınızda klavye kahramanlığı yapmakta da değil.

İlericilik, Devrimcilik, slogan atmakla olmuyor.

İlericilik, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yüz yıl önce yaptıklarıyla övünmekte de değil.

Büyük Önderin yaptıklarına sahip çıkabildik mi?

Onun öğretisini, söylediklerini anlayıp izinden gittik mi?

Sadece yaptıklarını övdük ve görevimizi yaptığımızı sandık. Gösterdiği yolda, çağdaş medeniyetler seviyesine yükselmeyi isteyerek çalışmadık.

Yardımlaşmadık.

Yandaşlaşmayı marifet saydık.

Terzioğlu Şefkat Yuvası Vakfı eski valinin akrabalarına iş sahası haline dönüştürülürken susanlar,

Vakfın eski yöneticileri tarafından, öğrenci yurtları yaptırılıp Kredi Yurtlar kurumuna bağışlanan binaların vakıflara geçmesine göz yumanlar,

Ötekileştirmek, karşı mahallenin yaptığını eleştirmek, yığınların çektiğini bilmemek, klavye kahramanlığı yaparak düzelmez.


Bu haber 13/01/2022, Perşembe günü yayınlandı, 2267 defa görüntülendi
*
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com