Çanakkale onu hem arkeolog hem yazar yaptı

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Askerlik mesleğinden ayrıldıktan sonra hayali olan arkeoloji bölümünü okumak için Çanakkale’ye gelen Devrim Demir, yazarlığa dönüşen adımlarını gazetemizle paylaştı. Demir, ilk kitabı ‘Ölümsüzün Aşkı: Kozmik Mücadelenin Başlangıcı’ ile ilgili bilgiler vererek, kendi tecrübelerinden tavsiyelerde bulundu.

36 yaşındaki Yazar Devrim Demir, öncelikle kendi yaşamından bahsederek, “Bursa doğumluyum. Ardından babamın görevi gereği Bandırma’ya taşındık. Daha sonra Balıkesir’de Astsubay Lisesi’ne gittim. 2003’te Konya Personel Okulu’ndan mezun olup, Astsubay oldum. Biga’da 4 yıl, Hakkari’de 3 yıl, İstanbul’da 5 yıl çalıştıktan sonra sağlık sorunlarından dolayı malulen askerlikten ayrıldım. Arkeoloji tutkum olduğu için Çanakkale’ye geldim. Sınava girdim ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Arkeoloji Bölümünü kazandım. 2020’de bu bölümü bitirdim. Bir gazetede köşe yazarlığı yaptım. Arkasından kitap için çalışmalara başladım” şeklinde anlattı.

“Eskiye karşı bir ilgim var”

Demir, çocukluğundan beri kazı sistemlerine, arkeolojiye ilgi duyduğunu söyleyerek, “Aslında benim eskiye karşı bir ilgim var. Arkeoloji de eskinin bilimi olduğu için çocukluk hayalimdi. Hayallerimden birini gerçekleştirdiğim için çok mutluyum. Askerlikten ayrıldıktan sonra biraz boşluğa düştüm. Ailemin yanına Manyas’a döndüm. 2 yıl orada çok sıkıldım, bunaldım. İlk hedefim bir üniversiteye gidip yeni bir hayata başlamaktı. Çanakkale’yi ilk sıraya yazdım ama ÇOMÜ’nün Arkeoloji bölümünün bu kadar kaliteli olduğunu bilmiyordum. Çok kıymetli hocalarla çalıştım. İyi ki burası olmuş diyorum” dedi.

“Evimde 300’den fazla arkeoloji ile ilgili kitap var”

“Üniversitede bilgi 2 saatteki derste verilmiyor. Kişinin kendisinin de araştırması, okumalar yapması gerekiyor. Elimden geldiğince ve bütçemin yettiği kadar yapmaya çalıştım” diyen Devrim Demir, “Evimde 300’den fazla arkeoloji ile ilgili kitap var ve gittikçe artıyor. Hedefim lisansüstü eğitime devam etmek ama yazarlık da çok tatlı geldi. Şimdi ikinci kitabımın çalışmalarına başladım” ifadelerini kullandı.

3 yılda olgunlaştı, 3 ayda yazıldı

‘Ölümsüzün Aşkı: Kozmik Mücadelenin Başlangıcı’ isimli kitabının yazılmasına Assos’da yaşanılan enteresan bir olayın vesile olduğunu söyleyen Yazar Demir, “3 yılda olgunlaşma sürecine erişti hikaye, 3 ayda da kaleme alındı. Mitolojik ve fantastik bir hikaye. Bir ana karakterimiz var ve bu karakter tarihin çeşitli zamanlarında bulunuyor. Hikayenin içerisine mitolojik tanrılar da giriyor. Günümüzdeki bölüm ise Çanakkale’de geçiyor. Özellikle Assos’ta olan bölümler var” bilgilerini verdi.

Kitap yayınlatmak isteyenlere tavsiyelerde bulundu

Devrim Demir, ilk kitabının basım sürecinde yaşadıklarını söyleyerek, “Ben zorluk hiç yaşamadım. Hikayeyi 10-15 yayınevine mail attım. Bunlardan 5’i onayladı. Hepsinin ayrı çalışma prensipleri var. Yayınevleri de kendi ticaretlerinde. Kitap yayınlatmayı düşünenler için bir tavsiyede bulunmak isterim; acele etmesinler. Yayınevlerinin sözleşmelerini iyi okusunlar. Yayınevlerine yolladıktan sonra en az 3 ay beklesinler, kendilerine en ideal, yakın olanı seçsinler ki daha sonra üzülmesinler” tavsiyelerinde bulundu.

“Fizik ile ilgili bölümlerde makaleler okudum”

Kitap yazarken kaynak kitaplara sürekli başvurduğunu belirten Demir, “Yanlış bir şey yazmak istemedim. Kaynak kitaplarına başvurdum ve fizik ile ilgili bölümlerde makaleler okudum. İnternette bulunan Evrim Ağacı platformundan yararlandım. Fizikçi bir arkadaşım var Şükrü Cin, fizikle ilgili fikirlerini başlı başına bir bölümde işledim” şeklinde konuştu.

“Fantastik bir dünya benim için zor olmadı”

Askerlik mesleğinin ardından tam aksi yönde hayalgücü ile harmanlamış bir kitap yazmanın kendi için zor olmadığını söyleyen Demir, “Hayal dünyası çok geniş bir insanım. Askerlik mesleğimde de üstlerimden de taviz alarak, biraz daha esnektim. Kıymetli askerlerimle oturup güzel sohbetler ederdim. Fantastik bir dünya benim için zor olmadı” diyerek meslek seçiminin önemli olduğunu şu ifadeleriyle anlattı:

“Bir balığı ağaca tırmanmakla sınarsanız kendini ömür boyu aptal olarak zanneder. Balık yüzen bir hayvan, onu ne kadar yüzdüğü ile değerlendireceksin. Türkiye’nin sınav sisteminin güncellenmesi gerekiyor. Daha çocukken eğilimlerine bakmak gerekiyor. İş bulma hayali ile doktor olsun, asker olsun, garanti maaşı olsun diye düşünmek doğru değil. Meslek seçiminde meyilli olduğu alana göre öğrenciler yönlendirilmesi gerekiyor. Haberlerde görüyoruz; bunalıma giren memurlar intihar ediyorlar. Bu yüzden meslek seçiminde zorlamaya gerek yok. Öğrencilerin yeteneklerine göre teşvik edilmesi gerekiyor.”

Gizem Tuğçe Bayhan


Bu haber 13/01/2022, Perşembe günü yayınlandı, 489 defa görüntülendi
*