Hem ekonomik hem sağlıklı beslenerek kilo vermek

2 hafta önce Güncel Sağlık
Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Sağlıklı beslenmek ve ideal kiloya ulaşmak isteyen kişiler, diyetisyen eşliğinde uygulama yapmayı düşündüklerinde akla gelen ilk sorulardan biri ‘diyet listesinde hangi ürünlerin yazılacağı’ oluyor. Özellikle günümüzde artan gıda fiyatlarından dolayı, kişiler sağlıklı beslenmenin pahalı olduğunu düşünerek, adım atmaktan çekiniyor. Beslenme Uzmanı Diyetisyen Merve Güçyetmez, kişilerin diyetlerde evde her zamanki ürünlerin kullanarak, hem ekonomik hem de sağlıklı bir beslenme yöntemini yapabileceklerini belirtti.

‘Sosyo-ekonomik diyet’ kavramı son günlerde toplumda sıkça duyulmaya başladı. Kişilerin sağlıklı bir yaşam ve kilo vermek için başvuracağı diyet yöntemlerinden biri olan sosyo-ekonomik diyetin ürünleri evimizdeki malzemelerden oluşuyor.

Konuyla ilgili bilgi veren Beslenme Uzmanı Diyetisyen Merve Güçyetmez, “Aslındaki sadece evdeki malzemeleri organize etmekte problemimiz oluyor. Diyet uygulamalarına, popülarizmin etkisiyle önyargı olabiliyor. Danışanlarımın evdeki düzenlerini dinliyorum. Kişi nerede sıkıntı yaşıyor, evden yemek yiyebiliyor mu, dışarıdan mı alıyor, ekonomik olarak nasıl götürebilir gibi konuları ele alıyorum. Bir gün danışan bir fiş getirdi ve aylık 1.500 lira katkım olduğunu söyledi. Kişi yediği gıdaların dışında ekstra atıştırmalar almayınca, işyerine yemeğini evden götürünce israf etmiyor hem de sağlıklı bir şekilde kilo verebiliyor” şeklinde anlattı.

Evdeki malzemeleri dönüşümlü kullanmak

Diyetisyen Güçyetmez, “Kişiler, evdeki porsiyonlarını aştıkları için veya düzensiz beslenmelerin ardından bunu toparlamayıp, biriktirdikleri için kilo aldıklarını söylüyorlar. Bunları çözmeye çalışırken evdeki yemeklerin yettiğini; yumurta, peynir, ana besinler gibi ürünler ile hafta 2-3 kilo yağ verildiğini görmesi konun güvenirliğini gösteriyor. Danışanlarımın alamayacağı hiçbir gıdayı yazmak için diyetin içeriğinde göstermek adına yapmıyorum. Diyete her şeyi yazabiliyorum ama nasıl dengeleyeceğini öğretiyorum. Çünkü sosyal canlılarız. Yemek yemeğe gideceğiz, birileri gelecek, ikramlarda bulunacak gibi durumlarda bunları dengeleyerek nasıl götüreceğim, hangi malzemeleri kullanabilirim bunu öğreniyorlar” ifadelerini kullandı.

“Evdeki yemekler ve malzemeler de israf olmamış oluyor”

Ekonominin yanı sıra sağlıklı olmak için evden yemek götürmenin önemini vurgulayan Güçyetmez, “Bu şekilde evdeki yemekler ve malzemeler de israf olmamış oluyor. Bulunduğumuz dönemde de insanlar sağlıklı gıda veya düzenli gıdaya daha çok düştüğü, gıdaya ulaşım konusunda sıkıntı yaşadığımız zamanlardayız. Buna da aslında ‘sosyo-ekonomik diyet’ diyoruz. Daha kaliteli proteine ulaşabilmek; yumurta, mercimek, kurubaklagil ve daha seyrek et tüketilebilir. Bazı günler sebze şeklinde tüketilebilir. Bunun ekonomisini nasıl yapabiliriz dersek; herkes kendi ideal kilosundaki tüketirse esasta elindeki porsiyonlamayı daha iyi yapabiliyor. 1 paket mercimekle, salataya koyarak, yemeğini yaparak kullabiliriz, yumurta ve peynir gibi ürünleri de örüntü halinde kullanabiliyoruz” dedi.

“Kilo problemleri fazla porsiyon tüketmekten kaynaklı”

“Şu an için ekonomik anlamda dengenin yanı sıra sağlıklı beslenmek de önemli. Şu an ister istemez karbonhidrata yönelimler olabilir” diyen Güçyetmez, “Daha uygun ekmek, makarna gibi ürünler obeziteyi tetikleyebilir. Elimizdeki malzemelerle bir şeyler yapabilmeyi her zaman ayarlamaya çalışıyoruz. Ama dediğim gibi; kilo problemleri genelde fazla porsiyon tüketmekten kaynaklı. Danışanlarımdan örnek vermem gerekirse; porsiyonları ayarladığımızda mideleri çok daha rahat ediyor, daha rahat dengeye ulaşabiliyorlar. Bu yüzden bazı ürünleri örüntü halinde kullanarak hem kişinin evindeki ürünü kullanması hem de işyerine yemekten götürebilmek adına listeleri uygulanabilir yazıyorum. Kişi uygulanabilir bir liste verdiğinizde kişi bunu uygulayabiliyor” diye belirtti.

Kişinin hayat tarzına uymazsa, diyeti bırakabiliyor

Güçyetmez, ütopik, farklı diyetlerin kişilere verildiği takdirde bir süre sonra kişilerin diyeti bıraktığını söyleyerek, “Kişinin hayat tarzına uymayan bir liste verdiğinizde bu kişi beni otorite olarak görüp 2-3 hafta uygulamaya çalışıyor, zorluyor ama sonra yapamadığını söylüyor. Eğer kiloda ufak bir değişim de görmediyse, bırakıyor. Esasta burada diyetisyenlerin karşılıklı olarak iletişimde olması gerekiyor. Kişinin düzenine göre liste olduğunda kişi sosyal ortamdan da dışlanmamış oluyor. Kişiyi ne kadar sosyal düzeninden dışlarsak, kişi kendini o kadar diyet alanında görüyor. Sadece diyet yapıyormuş gibi görüyor ve toplantılara gitmiyor, arkadaşlarıyla görüşmüyor. O yüzden de düzeni oturtturduğumuz zaman kendi dengelemelerini yapabiliyorlar ve sosyal ortamlarından geri kalmıyorlar” bilgisini verdi.

Gizem Tuğçe Bayhan

 


Bu haber 11/01/2022, Salı günü yayınlandı, 417 defa görüntülendi
*