Enerji Zamlarının Nedenlerine İlişkin Görüşler – I

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Tecrübeli siyasetçi, Çanakkale sevdalısı eski Başbakan Yardımcısı ve eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer tarafından, vatandaşlarının hem yeni yılını kutladı hem de geçtiğimiz yıl vatandaşı canından bezdiren ve halen de ardı arkası kesilmeyen enerji zamlarının nedenlerine ilişkin görüşlerini gazetemizde bölüm bölüm paylaşacağız.

ENERJİ ZAMLARININ EN ÖNEMLİ SEBEBİ, DÜNYADA ENERJİ FİYATLARINDAKİ
ARTIŞTAN ZİYADE, SÜRESİ BİTEN GAZ SÖZLEŞMELERİNİN ZAMANINDA YENİLENMEMESİDİR

Bölüm 1

Ersümer, geçtiğimiz yıl Türk Lirası’nın yaklaşık %45’lik değer kaybıyla gelişen ülkeler arasında en fazla değer kaybeden para birimi olduğunu, döviz kurundaki artışların en başta enerji ürünlerini etkileyip vatandaşa zam olarak döndüğünü belirtti.
Geçtiğimiz yılı enerji zamları altında geçirmekten ve yeni yılı da rekor düzeyde enerji zamlarıyla karşılamaktan duyduğu üzüntüyü dile getiren Ersümer, 2021 yılında;
Bezine %62, motorine %75, LPG’ye %122,
Doğalgazda sanayiye %200, elektrik üreten çevrim santrallerinin tarifesine %243, konutlara ise %18,9 zam geldi.
2018 yılından bu yılın başına elektrik fiyatlarının %370 arttığını dile getirdi.
Yeni yıla umutla uyandık ancak sabah televizyonlarımızı açtığımızda elektriğe %52 ile %127 arasında değişen oranlarda Cumhuriyet tarihinin rekor zammı gelmiş, benzine yılın sonunda yapılan 68 kuruş zam yeterli olmamış, ilave tekrar gelen zamla benzinin litresi 13 TL’ye, motorinin litresi 12,86 TL’ye çıkmış bulduk, dedi.
Türkiye’deki gündemi sürekli olarak anlık takip ediyorum, kamuoyunda ülkemizdeki enerji fiyatlarındaki artışın dünya enerji fiyatlarındaki artışa dayandırılmaya çalışıldığına tanık oluyorum. Dünyada spot piyasalarda elektrik üretiminde kullanılan kömür fiyatlarında 5 kat, doğalgaz fiyatlarında 10 kat artış olmuştur, Türkiye’de ki artışlarının sebebi de bu artışlar denilmektedir.
Oysa altını çizmek isterim bahsedilen gaz fiyatları, uzun vadeli sözleşmelerle yapılan gaz fiyatları değil, spot piyasadaki gaz fiyatlarıdır.
Enerji portföyünüzde uzun, orta ve talebinizdeki anlık/mevsimlik yükselmeler veya kesintilere karşı kısa vadeli sözleşmeler yaparsınız. Ancak spot piyasadan alım, normalde istisnadır.
Salgın sonrasında başlayan ve halen devam etmekte olan enerji krizi, 1970’li yıllardaki enerji krizinden farklı. 1970’li yıllarda enerji krizi, OPEC ülkelerinin petrol fiyatlarını yükseltmesinden yani petrolden kaynaklandı. Oysa şimdiki kriz esasen gaz fiyatlarındaki artışın diğer enerji ürünlerini de etkileyerek artmasından kaynaklanmakta. Gaz fiyatları çok yükselince bazı ülkelerin tekrar kömür kullanımına geçmesi nedeniyle kömür fiyatları da gaz kadar olmasa da arttı. Dikkatinizi çekerim petrol fiyatları öyle çok artmadı. Örnek vereyim, Temmuz 2008’de petrol fiyatları 147$’a kadar çıkmıştı. Salgının dünyaya yayıldığı 2020 yılında petrol fiyatları, Nisan 2020’de 18$’a kadar düştü, ortalamada ise 42$ civarında seyretti. Geçtiğimiz 2021 yılında ise en çok 86$’a kadar yükseldi. Şimdi yeni korana virüs türü Omicron nedeniyle tekrar düşmekte, şu anda yaklaşık 79 $ civarında. Önümüzdeki günlerde daha da düşmesi beklenmekte.
Diğer taraftan 2010-2020 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde ABD’nin kaya gazından üretim artışındaki başarısı ve bunun Avustralya gibi bazı ülkeler tarafından da gerçekleştirilebilmesiyle tüm dünyada doğalgaz bolluğu yaşandı, doğalgaz fiyatları tarihi düşük seviyelere düştü, LNG’nin maliyeti ucuzladı. Türkiye’nin 2019-2020 yılında Hollanda’nın doğalgaz merkezi TTF’den 70$’a aldığı ucuz LNG’den 1 milyar $ tasarruf ettiği açıklandı.
Soru şu? Dünyada enerji fiyatlarının tarih de en ucuz olduğu 2019-2021’in ilk yarısında Türkiye niçin hem elektrikte hem de doğalgazda Avrupa’da en fazla zam yapan ülke oldu?
Salgında petrol fiyatları ortalama 42$ iken 2020 yılında niye Türkiye’de benzine, mazota zam yapılmaya devam edildi?

Mustafa Cumhur Ersümer

Devamı Gelecek…

 


Bu haber 06/01/2022, Perşembe günü yayınlandı, 363 defa görüntülendi
*