Niye teşekkür?

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Memurlara ve emeklilere enflasyon farkı dışında, ek bir ödeme ile iyileştirme yapılacağı yetkililerce açıklanmıştı. Bununla ilgili Sayın Cumhurbaşkanı ile Memur Sen ve Kamu Sen yetkilileri, bir görüşme yapmıştı. Sonuç olumluydu. Ancak, her ne hikmetse, önceleri ek zam gerekli diyen Memnunlar! Çark ettiler. Hükümet güdümünde olmak böyle bir şey herhalde. Lakin, temsil ettiğiniz bir camia var, onların haklarını savunmakla görevlisiniz, onların verdiği aidatlarla, sırça köşklerde oturuyorsunuz… Peki, Kamu Sen kimin tarafında? Elbette ki, önce devletinin, sonra da üyelerinin. Bu konuyu, az çok geçen ki yazılarımızda anlatmıştık. Ahmet Hakanın programına çıkan Maliye Bakanı açıklama yapmış. Memur Sendikaları, sağlanan zamlardan ötürü teşekkür etmiş. Kime, kime, neden etmiş? Herhalde memnun Sen etmiştir. Ortada fol yok yumurta yok. Neyin teşekkürü. Anlaşılan, verilen sözlerin üzerine yatılacak. Dileriz mahcup ederler bizi. Üç buçuğa razı olan sendikanın üyelerinin, bu konuları dikkate almaları gerekmektedir. Bu sebeple, yetkili sendika konumuna, Kamu-Sen getirilmelidir. O ki, her iki sendika da Cumhur İttifakını destekliyor. Millet de,  ortaksınız diyor. Her nasıl ortaklık ise. Zorlamayı bırakın. Memurlar, istedikleri sendikayı hür iradeleriyle seçsin. Tehdit yok. Sürgün yok. Ortaklık derken, nalıncı Keseri olmamak lazım tabi ki. Kamu Sen’e gidenlere sopa göstermek, hangi ortaklık ile açıklanır? Rabbena, Hep Bana, Yok öyle “Üç kuruşa beş köfte!” Sendika dediğiniz hak arar. Kimsenin güdümüne girmez. Haydi, görelim sizi. Mahcup edin bizi! Bir ses verin. Sözünüzde durun. Eğer sözünüze geri dönerseniz, bu kere buradan sizlere, buradan teşekkür edeceğiz. Memurlar ve emeklileri adına. İki bıyık bükümü sağa! Haydi. Allah rast getire.

                              Gülmece

1960’lı yılların Türkiye’sinde Anadolu’nun bir İlçesinde kimseye zararı dokunmayan bir deli yaşıyormuş. İşi gücü olmayan bu deli, aç kalmamak için; ondan bundan para istermiş. Delinin sık, sık para istemesinden bıkan biri, bir gün gırgır geçmiş: – Git kardeşim işine, Tanrı versin, ben vermiyorum! Deli aklı bu, hemen inanıp sormuş:
– Tanrıdan nasıl isteyeceğim? Gırgır geçen şahıs, deliyi başından savmak için demiş ki: – Tanrıya mektup yaz! Deli hemen bir mektup yazmış:”Yüce Tanrı makamına; Yüce Tanrım, benim param yok, bana acele 100 lira gönder!..” Deli yazdığı mektubu postaneye götürmüş. Zarfın üzerindeki “Yüce Tanrı makamına” yazısını gören görevli memur itiraz etmiş: – Olmaz kardeşim, bu dediğini yapamam! Deli, “Olur!” diye diretince postanede kavga çıkmış. Olay ilçe Kaymakamına iletilmiş. Kaymakam durumu anlamış. Deliyi makamına çağırtarak, ilçe memurlarının maaş bordrosundan kestirerek topladığı 50 lirayı, deliye vermiş ve demiş ki: – Bak, sen mektup yazdın ve Tanrı da sana 50 lira gönderdi. Çok sevinen deli, aldığı parayla bir müddet idare etmiş. Deli, parayı bitirince bir mektup daha yazmış:”Yüce Tanrı makamına; Yüce Tanrım, benim param yok, bana acele 100 lira gönder, ama kaymakamı aracı koyma, çünkü yarısını kesiyor!” Sağlıcakla kalınız.

 


Bu haber 03/01/2022, Pazartesi günü yayınlandı, 418 defa görüntülendi
*