Diyet Zorlukları

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Pek çoğumuz hayatımızın belirli dönemlerinde ne yediğimize, nasıl yediğimize biraz daha dikkat ederiz. Bazılarımız hastalıklarından dolayı, bazılarımız ise aynaya baktığında güzel bir görüntüyle karşılaşmak için diyete başlıyor. Aramızda kendi kendine veya çeşitli kaynaklardan edindiği bilgilerle diyete başlayanlar veya biz diyetisyenlerden profesyonel destek alanlar da bulunuyor. Bu hafta sizlerle diyet sürecinde yaşanan zorluklar hakkında konuşmak istiyorum.

İnternette pek çok popüler diyet bulunuyor. Özellikle günümüzde ketojenik yani karbonhidrattan aşırı kısıtlı diyetler ve aralıklı oruç dediğimiz diyet modeli oldukça popüler. Pek çok kişinin internet bilgileriyle kendi sağlığı ve metabolizma düzenini bozacak diyetler uyguladığını görüyoruz. Sürdürülebilir olmayan programlarla zayıflayan kişiler genelde beslenme programları sonucu verdiği kiloların tamamını yağ dokusundan geri alarak yavaşlayan metabolizma ve artan yağ oranıyla kapımızı çalıyor. Öncelikle şunu fark etmemizde fayda var. Hepimizin uyku saatleri, öğün saatleri, mesai saatleri, sevdiği ve sevmediği besinler, fiziksel ve biyolojik özellikleri, en önemlisi sağlık durumu birbirinden farklı. Beslenme programımızda buna bağlı olarak farklı ve özel olmalıdır. Diyet sürecinde yaşanan ilk sorun, kişiye uygun olmayan beslenme programının uygulanmaya çalışmasıdır.

Uygun diyetle başladıktan sonra programın sürdürülebilmesi tabii ki en önemli kısım diyebiliriz. Pek çok kişi sadece ilk hafta uyguladıktan sonra beslenme programını bırakıyor. Bunun önüne geçmenin sırrı motivasyonu canlı tutmaktan geçiyor. Özellikle bu aşamada hedef belirlemek oldukça büyük bir öneme sahip. Tartıda görmek istediğimiz sayı, tahlillerimizde normale dönen değerler veya giymek istediğimiz bir kıyafet güzel hedeflerden bazıları. Bırakmayı düşündüğümüz anda neden diyete başladığımızı ve hedefimizi aklımıza getirmemiz gerekiyor.

Diyetin devamlılığına etki eden bir diğer faktör ise sosyal çevremiz. Dışarı çıktığımızda nasıl beslenmemiz gerektiğini bilmemiz ve çevremizden gelebilecek ısrar ve ikramlara karşı hazırlıklı olmamız gerekiyor. Bunun için uyguladığımız programın, keyfi değil bir gereklilik olduğunu çevremizin anlamasına yardımcı olmalıyız. Bunun yanında diyetten sıkılma ataklarımızı engellemek için doğru zamanda ve doğru ödüllerle kendimizi kontrol altında tutmamız oldukça önemli. Kontrolden çıkmanın temelinde aşırı kısıtlanmanın olduğunu unutmamak gerekiyor.

Özellikle çalışan, yalnız yaşayan veya öğünlere gerekli özeni gösterecek vakti ayıramayan kişiler de diyet yapmakta oldukça zorlanıyor. Programız kişiye özel olsa da özellikle öğün saatlerinde veya alışverişlerde aksamalar yerini diyet kaçamaklarıyla dolduruyor. Bazen de ailemizde bulunan bireyler bizimle aynı şekilde beslenmek istemediği için olumsuz etkileniyoruz. Keşke diyetisyenim yemeklerimi de yapsa ve getirse diyordu pek çok danışanımız. Biz de duyduk ve hazırlanıyoruz, şimdiden haberini verelim…

 


Bu haber 27/10/2021, Çarşamba günü yayınlandı, 288 defa görüntülendi
*