Su içmeyi unutma!

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Ekim ayının sonlarına yaklaştığımız bu dönemde su tüketimlerinin düştüğüne sıkça şahit oluyoruz. Yaz döneminde hava sıcaklıkları ve artan terlemeyle beraber su tüketme ihtiyacı hissederken şu an birçoğumuz su ihtiyacı hissetmiyor.  Bu hafta su tüketiminin öneminden, günlük su ihtiyacımızdan ve tüketimimizi nasıl arttıracağımızdan bahsedelim.

Suyun faydaları saymakla bitmez. Tükettiğimiz tüm besinlerin sindirimi, vücudumuzda oluşan toksinlerin yani zararlı maddelerin atımı, vücut ısımızın dengelenmesi, eklem ve kıkırdak dokumuzun yeterince kaygan olması, böbrek ve karaciğer işlevlerinin sağlıklı olması, vitamin ve minerallerin çözülmesi gibi oldukça hayati pek çok fonksiyonun temelinde su bulunmaktadır.

Günlük tüketmemiz gereken su miktarımızı, vücut ağırlığımız için kilogram başına 30 mililitre olarak belirtebiliriz. Örneğin vücut ağırlığı 70 kg olan sağlıklı bir bireyin günlük su ihtiyacı 2100 ml’dir. Tabii ki bu miktar böbrek sağlığı için gereken miktar olduğundan metabolizmamızı daha iyi çalıştırmak için bu miktardan ortalama 300-500 ml kadar fazla su tüketmemiz faydalı olabilir. Su tüketimi konusunda maksimum seviyeler ise 3,5 – 4 litre kadar olmalıdır. Aksi takdirde su zehirlenmesi dediğimiz ciddi mineral dengesizliği durumuyla karşılaşılabilir. Günlük su tüketim miktarları kişiden kişiye, sağlık durumuna, terleme düzeyine ve yaşa bağlı olarak değiştiğinden mutlaka bu konuda uzman desteğine başvurulmalıdır.

Vücudumuz sürekli çalıştığından, suya her zaman ihtiyaç duyarız. Özellikle uyku durumunda bile vücudumuzda yapım ve yıkım olayları gerçekleştiğinden uyandığımızda ilk işimiz 1-2 su bardağı su tüketmek olmalıdır. Mide hassasiyetimize göre suyumuzu aromalandırabilir, limon, elma sirkesi veya balzamik sirke alternatiflerinden tercih edebiliriz. Özellikle ev yapımı elma sirkesi veya balzamik sirke konusunda bazı çalışmaların, gün içinde kan şekeri dengesinde etkili olduğunu belirttiğini hatırlatalım.

Su içmek için susamayı beklemek, yapılan en büyük hatalardan biridir. Mutlaka gözümüzün önünde bardağımız veya şişemizde suyumuz bulunmalı. Su içmeyi unutmamak için, eğer akıllı telefon kullanıyorsak hatırlatıcı aplikasyonlar kullanılabilir. Su tüketimimizin yeterli olup olmadığını idrar rengimizden kontrol edebiliriz. Koyu sarı idrar rengi yeterli su içmediğimizin en basit göstergesidir. Günlük tükettiğimiz çay, kahve ve bitki çayları maalesef su yerine geçmez, hatta diüretik etkilerinden dolayı vücuttan su atımına sebep olurlar. Bu yüzden çay, kahve veya bitki çayı tükettiğimizde, ihtiyacımıza ek olarak su tüketimimizi de bir miktar attırabiliriz.

Planlanmış öğün saatlerimiz dışına yaşadığımız açlık hissinin sebebi de yetersiz su tüketimi olabilir. Bu hisle karşılaştığımızda bir şeyler atıştırmadan önce bir bardak su içerek kendimizi takip etmeliyiz. Danışanlarımızın sıkça üzerinde durduğu konulardan biri de öğünlerden önce ve sonra su içme konusu oluyor. Bu konuda bizim önerimiz sindirim sıvılarımızın seyrelmemesi için yemeklerden önce ve sonra, 15-30 dakika kadar su tüketimi olmaması yönünde.

İnsan vücudunun yaklaşık %60’ı sudur ve susuz hayat düşünülemez. Mutlaka elimizdeki suyun değerini bilmeli ve kesinlikle israf etmemeliyiz. Dünyamızda eskisi kadar su bulunmuyor ve su miktarımız her geçen gün azalıyor. Bu yüzden bol bol su içelim, ama asla suyumuzu israf etmeyelim.

 


Bu haber 22/10/2021, Cuma günü yayınlandı, 494 defa görüntülendi
*