Kendimize benzettik!

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Milli Futbol Takımımız, Letonya’yı son saniyede bulduğu penaltı golüyle yenince, teknik direktör Stefan Kuntz gözyaşlarına hakim olamadı. Nerede kaldı Alman soğukkanlılığı, Duygularına hakim olma beceresi? Hocam sen bir Almansın ve biz seni Almansın diye getirdik! Keza, bizim seyirci milleti, Teknik Direktörün, heyecanlı olması, müsabaka ile bütünleşmesini sever. Örnek, Yılmaz Vural. Aksi Örnek, Aykut Kocaman. Anlayacağınız, çok ama çok kısa bir zamanda hocayı kendimize benzettik. Şaka bir yana Kuntz, 58 yaşında hayatında yaşamadığı stresi ve kaosu Türkiye’de gördü galiba. Belki de sinirden ağladı! Kuntz’u bir ayda Türk yapmayı başardık galiba. Ne olursa olsun, filozof Alman hoca, Şenol Güneş’in yapamadığını yaptı; Letonya’yı yendi! Maçı izlemek ise tam bir eziyetti. Geriye düşünce işkence kabusa dönüştü. Zor da olsa son dakika penaltısıyla, 97 yıldır yenemediğimiz Letonya’yı yendik. Böylece Letonya laneti de son bulmuş oldu. Dalga geçtiğimiz, hafife aldığımız Letonya’yı eleyemedik! Ve bu lanet önceki güne kadar devam etti. Cebelitarık maçında averaj için gereken farkı atarsak ve Karadağ’ı deplasmanda yenersek, 2022 Dünya Kupası için play-off maçlarına kalabiliriz. Zor gibi gözüküyor ama Hollanda’nın grup liderliği için kendi sahasında Norveç’e kaybetmemesi gerekiyor! Bu da bizim umudumuzu artırıyor. Grupta ilk maçlarda Hollanda ve Norveç’i eze, eze yendikten sonra, düştüğümüz duruma bakar mısınız? Kendi evimizde Norveç’i yensek. Mesele kalmayacaktı. Bize sorarsanız, yeni hocamız, yeni bir jenerasyon yaratıyor. Beklemek lazım. Sabırsız olmamak gerekir.

Gülmece
Malum.öğrenciler geldi.Kiralar arttı.Bunun adına biz fırsatçılık diyoruz.Neyse.Arkadaşlarla kiralık ev ararken, komisyoncu küçücük eve anormal bir rakam söyleyince “ Of, neden kirası bu kadar yüksek?” diye sordum,“ Kuğulu Park’a ve Bulvara bakıyor..” cevabını verdi adam,“ Peki diye atıldı arkadaşım, “ Perdeleri hiç açmayacağımıza söz versek inerler mi?”Mobilyacı Dursun’un oğlu Küçük Temel,İlkokula başladığı ilk gün,bir karış surat eve gelmiş, “Okulu yönetenlerin hepsi dolandırıcı” diye isyanda. “Aman oğlum nereden çıkardın onu?” diye atılmış annesi, “Sınıfımızın kapısında ‘1. Sınıf ’ yazıyor… ” diye başlamış küçük Temel, “İçeriye gir, vallahi her yer tahta!” Sağlıcakla kalınız.


Bu haber 16/10/2021, Cumartesi günü yayınlandı, 394 defa görüntülendi
*