“Bu sorunu devlet çözmelidir”

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Müteahhitler Birliği Başkanı Salih Yıldız ile geçen gün söyleşide bulunduk. Çanakkale’nin kangren olmuş sorunu olan sosyal konutları, öğrencilerin barınma sorunlarını, şehrin planlamasını masaya yatırdık. Başkan Yıldız, sorunlarla ilgili nokta atışı tespitleri ile dikkat çekerken, öğrencilerin barınma sorunları ile ilgili “Herkese ciddi görevler düşüyor” dedi. Daire fiyatlarının artması ile ilgili “Ham maddenin, enerjinin ve girdi maliyetlerinin sürekli olarak artması satış fiyatlarını etkilemektedir” değerlendirmesinde bulunan Yıldız, çözülemeyen sosyal konutlar ile ilgili ise “Bu sorunu devlet çözmelidir” ifadesini kullandı.

Öğrencilerin barınma sorunlarından sosyal konutlara, sosyal konutlardan şehir içinde kalan cezaevi, havaalanı ve küçük sanayi sitesine kadar birçok sorunu, Müteahhitler Birliği Başkanı Salih Yıldız ile değerlendirdik. Yıldız, sorulara net cevaplar verirken, öğrencilerin barınma sorunları ile ilgili daha önce yapılmamış bir değerlendirmeyi yaptı. Yıldız, “Olması gereken şu, sendikalar çalışan işçileri için işçi çocukları için hiç bugüne kadar yurt taptıklarını duydunuz mu? Türk İş burada nerede? DİSK nerede? Hak İş nerede? Bunlar nerede? Özellikle emekçi kesimin gençlerine bu yerleri, konaklama sorunlarını çözmek için katkıda bulunmaları gerekir” değerlendirmesi dikkat çekti.

“Herkese ciddi görevler düşüyor”

Müteahhitler Birliği Başkanı Salih Yıldız, “ Hemen hemen tüm Türkiye’de olduğu gibi Çanakkale’de de yurt sorunu var. Her sene yaklaşık 5 bin öğrenci geliyor. Öğrenciler gelirlerken, sorunlarıyla, ekonomik sıkıntılarıyla geliyorlar. Yüklerini burada hafifletmemiz gerekirken, çocukların üzerine daha da yük biniyor. Anayasamızın 42.maddesi diyor ki “Öğrenme durumunda olana gençlerin hem eğitim hakkının, hem konaklamasının hem de yaşamasını sağlamak devletin görevidir.” Bu çerçevede herkese ciddi görevler düşüyor.

“DİSK, Hak İş, Türk İş nerede? İşçi çocukları için bugüne kadar yurt yapıldığını gördünüz mü?”

Olması gereken şu, sendikalar çalışan işçileri için işçi çocukları için hiç bugüne kadar yurt taptıklarını duydunuz mu? Türk İş burada nerede? DİSK nerede? Hak İş nerede? Bunlar nerede? Özellikle emekçi kesimin gençlerine bu yerleri, konaklama sorunlarını çözmek için katkıda bulunmaları gerekir. İmkanı olmayan tüm gençlere imkan sağlamak gerekiyor.

“Ham maddenin, enerjinin ve girdi maliyetlerinin sürekli olarak artması satış fiyatlarını etkilemektedir”

Herkes ilk etapta baktığında, müteahhitler çok pahalıya satıyor diyor. Tamam. Müteahhitler çok pahalıya satıyor da müteahhit sattığı fiyattan memnun değil. Alıcı yani tüketicide ödediği rakamdan memnun değil. Rakamlar yükselirken, sorun sadece müteahhitten kaynaklanmıyor. Yüzde 50 ile aldığınız bir yeri düşünün kaça satmanız gerekir? Bir daire iki katına mal olmuş olur. 100 metrekarelik bir daire 300 bin TL’ye mal oluyor. Yüzde 50 arsa sahibi ise 700 bine geliyor. 700 bine mal edilen bir daire kaça satılmalıdır? Bir sene önce 3 bin 500 TL’ye aldığımız demir şu anda 7 bin 500 TL. 250 TL’ye beton atarken, 350 liraya atıyoruz. İnşaatlık kereste bin TL iken şimdi 2 bin 100 TL’ye alıyorsunuz. Bugün bir mutfak yaptırmaya kalksanız 50-60 bin TL masrafınız olur. Ham maddenin, enerjinin ve girdi maliyetlerinin sürekli olarak artması satış fiyatlarını etkilemektedir. Maliyetler günlük olarak değişiyor. Maliyet hesabı yapamıyoruz. Girdi maliyetleri yüksek, arsa yok. Arsa payı yüksek, satış fiyatı da haliyle artıyor.

“İstanbul’a sefer olmayan 2 il var. Birisi Uşak diğeri Çanakkale’dir”

Çanakkale’de ilk yapılan yatırımların yanlış yerlere yapıldığını hep söyledik. Cezaevi yapılırken, Çanakkale kıyı kasabası gibi bir şehirdir. Bugün gelişen şehirde cezaevi bir park alanı haline gelmiştir. Şehrin göbeğinde kalmıştır. Havaalanı muhteşem. Yürüyerek havaalanına gidiyorsunuz. Ama yer doğru mu? Tabi ki değil. Havaalanı tüm ilçelerin ortak noktasında olmalıydı. Havaalanı seferleri de malumunuz. Türkiye’de 58 tane havalimanı var. İstanbul’a sefer olmayan 2 il var. Birisi Uşak diğeri Çanakkale’dir.

“Bu sorunu devlet çözmelidir”

Ben bir ara TOKİ’den bahsettim. Algılaması kıt olan arkadaşlarımız benim buraya TOKİ’yi istediğimi sanmışlar. Bizim TOKİ ile rekabet etme şansımız yok. TOKİ uygun şartlarda arsa alıp, vergilerden, harçlardan, her şeyden muaftır. Devletin olması gereken yerde, sosyal bir sorun varsa, devlet o noktada TOKİ’yi devreye sokabilir demiştim. Bu TOKİ gelsin anlamında değildi.

Önce riskli bölge ilan edildi. 13 kay yükseklik veriyorsunuz. Daha sonra neler değişiyorsa, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, buranın müdürlüğü ve belediye görüşmeleri sonucunda tekrar dönüşüyor riskli yapıya. Eğer riskli alan olmuş olsa, buradaki hak sahibi vatandaşlardan hiç para alınmayacak. Fakat riskli yapıya dönüştüğünde kentsel dönüşümün başka bir modelidir. Alın, yıkın, kendiniz farkı ödeyin denmektedir. 150-200 bin TL katkı sunmak durumunda kalacaklardır. Bu sorunu devlet çözmelidir. Bölge riskli bölge olmalıdır. Faizsiz ve cüzi bir şekilde sorun çözülmelidir. Bu devletin görevidir. Oranın bu şekilde çözülmesi mümkün değildir.

Düşünün, 8 katlı bir yerin 5 katını sizler vatandaşa vereceksiniz. Geriye 3 kat kalacak. Burada 200-300 kişi ile karşı karşıya kalacaksınız. Onları toplayacaksınız. Onlardan para tahsis edeceksiniz. Sizce bu iş böyle biter mi? Belediye mi, Çevre ve Şehircilik mi olay toparlanır, tek tek belirlemeler yapılır, bizler bu işe gireriz” açıklamasında bulundu.

Tunahan Ünsal


Bu haber 11/10/2021, Pazartesi günü yayınlandı, 295 defa görüntülendi
*