Akşener’in Çıkışının Düşündürdükleri

Mesleki yaşantım süresince, yazmaya çok cesaretim ve haddim olmayan Genel Merkez siyasetlerinin eleştiri yazılarından uzak durmayı yeğlemişimdir. Belki de ilk kez Genel Merkez Siyasetçilerinin ne demek istediğini, satır aralarında nelerin okunması gerektiğini sizlerle paylaşacağım. Tabi bunun asıl nedeni; sokakta bir konunun çok konuşulması ve benim de üst düzey yetkilileriyle konuşmamda konu hakkındaki sorularıma aldığım yanıtların ışığında olmasıdır.

Hafta sonu İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener, bir televizyon kanalında üstüne basa basa Cumhurbaşkanı adayı olmayacağını, kendisinin Başbakanlık makamına aday olduğunu açıkladı. Vay… Sokak hemen bu konuşmanın peşine düştü. Başta İYİ Parti’liler olmak üzere herkes farklı ve ayrı ayrı yorumlarda bulunmaya başladı. Millet İttifakı’nın ortaklarından Cumhuriyet Halk Parti’liler de sokakta, kıyıda köşede yorumlar yapıp gelecekle ilgili kendince açıklamalar yapmaya çalıştı.

Bu partiden resmi açıklama ise Manisa Milletvekili Özgür Özel’den geldi. Görüştüğüm Özel ile İYİ Parti üst düzey yetkililerinin ortak bir noktası vardı. O da kim, Cumhurbaşkanı adayı olursa olsun, seçildiği takdirde millete verilmiş olan sözün yerine getirilmesi için yeniden Parlamenter sisteme geçişin yapılması… Anlaşılan o ki her iki siyasi partinin temsilcileri geçmiş dönemde aday gösterilen Muharrem İnce’nin sonradan yaptığı çıkışlar gibi olayların bu noktaya gelmemesi için olabilir. Ha bu arada İYİ Parti’li üst düzey isim olan İstanbul İl Başkanı Sayın Buğra Kavuncu da Akşener’in konuşmasının satır aralarına şu sözlerle işaret etti:

“Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayının hiçbir şekilde parlamenter sisteme geçiş konusunda tereddütlü hareket edemeyeceği vurgulanmıştır. Bu konuda en ufak bir soru işareti taşıyacak aday,  İYİ Parti tarafından tercih edilmeyecektir. Dünün bana göre en önemli çıkışı budur.

İkinci önemli vurgu da başbakanlık vurgusudur. Genel Başkanımız bu vurgusuyla icracı bir göreve talip olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanlığı makamının bugünkü yetkilerinden arınmış olacağını, geçiş dönemine kadar bile Cumhurbaşkanına tanınan birçok yetkiyi (KHK’lar gibi) kullanmaması gerektiğinin altını çizmiştir. Daha demokratik bir Türkiye konusundaki samimiyeti ve arzuyu bundan daha net ve güçlü ifade etmek mümkün değil kanaatimce” diye yorumladı.

Anladığımız kadarı ile Millet İttifakı kendi arasında yapılacak ilk seçimlerde neyin ne şekilde, kimin nerede, nasıl duracağını kendi aralarında belirleyip, artık kamuoyuna deklare ediyorlar. Bunu da CHP’ye açık destek veren bir televizyon kanalında son günlerde kamuoyu rüzgârından yelkenlerini iyice doldurmaya başlayan Merkez Sağ düşüncenin temsilcisi kabul edilen Sayın Meral Akşener’den duyuyoruz.

Anladığım kadarıyla, önümüzdeki süreçte demokratik sözcüğünün farklı anlamı olduğunu da öğrenip hissedeceğiz.


Bu haber 26/09/2021, Pazar günü yayınlandı, 764 defa görüntülendi
*