Sarıçay Cinayeti-9

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Günlerden cumaydı, pazar vardı, Nebahat motosikletli çocukla inatlaşırken arkasındaki kalabalık iyiden iyiye artmıştı, bebek arabalı kadın ise köprünün sonuna kadar ilerlemişti neredeyse…

Nebahat hala ağlamaya devam eden bebeğin sesinden kadının köprünün sonuna ulaştığını anlayabiliyordu. Kadını takip eden kalabalıktaki insanların bazısı Nebahat ve motorlu çocuk arasındaki kavgaya hiç müdahil olmadan ilerliyor, müdahil olanların bir kısmı Nebahat’e  bir kısmı ise çocuğa destek veriyordu.

“Seni terbiyesiz” dedi Nebahat; “seni daha burada tutardım ben ama arkanda bekleyenlere yazık…” Motorun önünden çekiliverdi. Birden insan kalabalığı köprüde ilerlemeye başladı. Köprünün üzerinden drone ile görüntü alma imkanı olsa ilerleyen kalabalık, Eski Sanayiden Cuma Pazarına Sarıçay’ı geçerek varmaya çalışan bir su yılanı gibi görünürdü.

Önce Cuma Pazarındaki zücaciye tezgahlarını gezdi Nebahat. Beğendiği kirli sepetlerinin tek tek fiyatlarını sordu ama hiç birisini almadı. Ardından Cuma Pazarının ana giriş kapısından çıktı, tam karşıdaki ziraat ürünlerinin satıldığı sokakta ilerlerken yine siniri tepesine çıktı.

Daracacık kaldırımların üzeri ziraat ürünleri ve kahvehane sandalyesini yaya kaldırımına koyup oturmuş adamlarla doluydu. Kaldırımdan inmeden ilerlemek mümkün değildi. Bu seferde durmadan geçen arabaların fırsat vermesini bekledi. Üstelik karşıya geçmek için değil kaldırımı kapatmış adamlar yüzünden kaldırımdan inip düz ilerleyebilmek için.

Çarşıdaki bir, iki ucuz zücaciye dükkanına çamaşır sepeti sorduktan sonra aynı sokağa geri döndü ve buradaki petshoptan 1 kilo açık yavru kedi maması aldı. Her zaman en ucuzunu Cuma pazarında bulmasına rağmen mutlaka piyasa araştırması yapardı. En sonunda pazarda beğendiği bir kirli sepetini alıp evine döndü.

 


Bu haber 23/09/2021, Perşembe günü yayınlandı, 253 defa görüntülendi
*