Şeffaflık

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Kurumların başındaki yöneticiler ve bürokratların şeffaf olması, yapılan hizmetlerin halk tarafından bilinmesine ve taktir edilmesini sağlar. Bilim insanları, bağlantılı kurumlar sonuçları kullanabilir ve gazeteciler halkı bilgilendirebilir. Ülkemizde bu şeffaf ortam olabiliyor mu?  Şu dönemde bunu yaşanılan gerçeklerle iyice öğrendik. Pandemi nedeniyle bakanlık kısa bir bilgilendirme grafiği yayınlıyor. Halk  bu grafikten fazlasını anlayamaz, daha ayrıntılı bilgiyi ne yapacaklar? Ülke genelinde  kaç kişi ölmüş, kaç tane yeni hasta var bil yeter deniliyor. Devletin bize uygun gördüğü bilgi bu kadar. Mavi renkli bir kentte yaşıyoruz ama burada kaç kişi covit pozitif veya kaç kişi bu hastalıktan ölüyor bilmiyoruz. Biz bilmiyoruz da tıp bilimi üzerine çalışan binlerce insan bilimsel veri olarak hangi bilgileri kullanıyor? Hangi kentte, hastalık kaç kişide, kaç yaşındakilerde, hangi mutasyonu taşıyorlar, hastaneye yatış oranları, iyileşenler sonradan yan etki yaşıyor mu, iyileşti denilen hastalar sonradan hangi hastalığı yaşıyor veya ölüyor? Bu soruları ve daha fazlasını, şeffaf  bilgi olarak araştırma yapanların bilmesi gerekir. Aşı programı ve etkileri üzerine de bilgiler, toplam bir sayı olarak veriliyor. Aşıdan sonra yaşanılan sıkıntı veya etkisiz olduğu durumlar nelerdir ve bilim adamlarının veri olarak kullanabileceği binlerce bilinmeyen. Böyle bir virüs çeşiti ve pandemi için yapılacak araştırmalar gelecek yıllarda yaşanacak benzer hastalıkların önlenmesi, aşıların hızla geliştirilebilmesi veya müdahalesi için gerekliliktir. Böyle büyük bir pandemi bilim dünyasının araştırmalar yapabilmesi için eldeki en büyük fırsattır. Felaketleri bilgisayarda simüle etmeye gerek yok. Zaten felaketin içindeyiz, şeffaf verilerle binlerce araştırma yapılabilir.

Marmara denizinde müsilaj sorunu yıllardır bilinmesine rağmen bilgiler halktan saklanmış. Bunu medya sayesinde sorun gözle görülür hale geldikten sonra öğrendik. Şimdi  gözle görmediğimiz için müsilaj artık sorun değil gibi görülüyor. İlgili bakanlık yüzeyden müsilajı topladı birazı da Ege denizine aktı, sorun çözüldü artık diyebilir miyiz? Orman yangınları, kuraklık ve sel felaketlerinde de bazı bilinmeyenler olduğunu, sorunlar için bir hazırlık olmadığını, acılar yaşayarak öğrendik. Okullar açıldı bakanlığın ve okulların hastalığın öğrenciler arasında ve velilere bulaşmaması için önlemlerinin eksikleri olduğunu öğrendik. Oysa iki yıllık dönemde öğretmenler ve öğrenciler derslerinde eksik kalmasın diye çabaladılar. Yöneticilerin ise bu dönemi nasıl değerlendirdiği şeffaf değil. Artık ülkemizde yöneten bürokratlar liyakat ve tecrübe ile makamlarına oturmuyorlar. Şeffaf olmayan bazı yöntemlerle seçiliyorlar. Böyle olunca onlar da eksikliklerini gizlemek için çok gizemli bir işi, tek başına sadece onun yapabileceği havasıyla yapıyorlar. Soru soran, araştıran herkes tüm yöneticileri rahatsız ediyor. Her yapılan, gizli bir iş gibi yapılıyor. Sorun elde patlayınca sonradan öğreniliyor.

Hatalardan ders almak için, bizden başkalarının istek ve ihtiyaçlarının da bilinmesi gerekir. Daha iyi bir çözüm, hiç ummadığımız bir yerden gelebilir. Gelecekte yeniliklerin ve gelişmelerin oluşabilmesi için yönetimlerin şeffaf olması, eleştirilebilir olması zorunluluktur. Gizli saklı işler bir gün mutlaka ortaya çıkıyor ama iş işten geçmiş oluyor.

 


Bu haber 09/09/2021, Perşembe günü yayınlandı, 228 defa görüntülendi
*