Vegan Yaşam Tarzı

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Teknolojinin gelişmesi ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla beraber, eskiden hiç bahsedilmeyen hatta adını bile duymadığımız diyet akımları ya da yaşam tarzları günümüzde oldukça popüler hale gelmeye başladı. Özellikle glütensiz beslenme, laktozsuz beslenme gibi diyet tarzları ve bu beslenme tiplerine özel ürünler düne kadar hiç bulunamazken artık her markette karşılaştığımız ürünler haline geldi. Dün sadece “vejetaryenler et yemez” derken, bugün vejetaryenliğin bile farklı çeşitleri olduğunu ve nasıl beslendiklerini öğrenmeye başladık. Sizlere bu beslenme tarzları, daha doğrusu yaşam tarzları arasında belki de en keskin çizgileri olan veganlıktan bahsetmek istiyorum.

Veganlık, en basit kelime anlamıyla hayvanları kullanmamak ve hayvansal kaynakları tüketmemek olarak söylenebilir. Bilinenin aksine bu tüketim sadece besin kaynakları için değil, tüm kaynaklar için geçerlidir. Veganlar, et ürünleri, süt ürünleri, yumurta ve bal gibi besinleri tüketmemenin yanında deri içeren kemer, çanta ve ayakkabı gibi ürünleri, hayvansal kaynaklar içeren kozmetik ve temizlik ürünlerini kullanmazlar. Hayvanat bahçesi ve sirk gibi hayvanların kullanıldığı ortamlar veganların uzak durduğu alanlardır. Bu sebeple veganlığı sadece beslenme tarzı olarak değerlendirmemek gerekir.

Veganlığın temel sebeplerinden en önemlisi etik değerlerdir. Hayvanların tüketim veya ticaret için kullanılmasını ve yaşam haklarının elinden alınmasını reddederler. Tüm insanlık tarihi boyunca savaşlarda ölen insan sayısının, dünyada bir haftada tüketilen hayvan sayısından az olduğu sıkça kaynaklarında belirtilmektedir. Veganlar, özellikle hayvanlarda merkezi sinir sistemi olduğu için acı hissi ve yaşam bilincine sahip olduklarını ifade ederler. Bitkiler, merkezi sinir sistemine sahip olmadığından kullanımı ve tüketimi açısından veganlar için sakınca bulunmamaktadır.

Diğer sebep çevreye olan zararlı etkisidir. Hayvancılık yapılırken kullanılan su miktarının oldukça fazla olduğunu ve doğaya zararlı pek çok gazın, hayvancılık sonucu atmosfere karıştığını ifade eden veganlar, bu sebeple hayvansal kaynakların tüketiminden uzak dururlar.

Son olarak sağlık amacıyla tüketimden sakınan veganlar bulunmaktadır. Bu grup, tam olarak vegan olmasa da alerjen içeren, kolesterol ve yağ içeriği yüksek olan besinleri tüketmemeyi tercih ederler. Etik veya çevreci grup kadar keskin olmadıklarından nadiren de olsa hayvansal kaynakları tüketmektedirler.

Veganların beslenmesinde, protein kaynağı olarak bitkisel kaynaklar yani tahıl ve kuru baklagil grupları kullanılır. Nohut, kuru fasulye, barbunya, maş fasulyesi, soya fasulyesi gibi besinler beslenmede tercih edilir. Süt alternatifi olarak da badem sütü, soya sütü veya hindistan cevizi sütü veganların beslenmesinde sıklıkla yer almaktadır. Peynir yerine tofu veya bezelye ve patates temelli vegan peynirleri de bulunmaktadır. Veganlar, mutlaka B12, Demir, Kalsiyum ve D vitamini seviyelerini kontrol altında tutmalı, özellikle B12 olmak üzere, D vitamini, Omega-3, Demir, Kalsiyum, İyot, Çinko ve Magnezyum takviyelerinden gerekli destek sağlanmalıdır.

 


Bu haber 03/09/2021, Cuma günü yayınlandı, 770 defa görüntülendi
*