Bir Başka Bakış

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Hayat her yaşta farklı hızlarda yaşanır. Gençken zaman geçmiyor dersiniz,yaşlar ilerleyince biraz yavaşlasamı diye düşünmeye başlarsınız.Ortalama 80-90 yıl desek bir insanın deneyim almasına yetecekmi diye düşündüğünüz olmuştur. Genç yaşlardan bakıldığında uzunca yaşadığımızı düşündüğümüz bu yol ne kadar hızlı uyanırsak o kadar keyifle doya doya geçecektir. Bu yolculuğun içinde zorluklarda olacak ,kolaylıkla hallolan konularda.Zorlukları kolaylığa çevirmek ise tamamen yaşadığımız deneyime bakış açımızla ilgili. Hangi konuyla sınanıyorsak o konuda yanlış yöne doğru bakıyoruz demektir. Sağlıkla sınanan bir kişi eğer bu hastalık neden benim başıma geldi diye sorgulayıp kendini korku frekansına teslim ediyorsa buradan çıkış yolunu bulamaz. Bu hastalığın bir deneyimi vardır. Örneğin; sürekli boğaz enfeksiyonu geçiriyor yada sesiniz sürekli kısılıyorsa iletişimle ilgili bir sorun yaşıyorsunuz demektir. Kendinizi ifade edemediğiniz noktalara odaklanın. Farkındalık çok önemli bir ilk adımdır.Farkettim ama çözemedim.Gördüm ama çabalasamda olmuyor diyenleriniz vardır. Belkide çabalaması gereken siz değilsinizdir. Sadece size bağlı olduğunu düşünmeniz , çoğu zaman boşa çabanızdır. Her konuda fazla empatide çıkış yolunu iyice karıştırır. Herkesi anlamak zorunda hissetmeniz büyük bir yorgunluk yaratır.Bu da kendi yolunuzu
aydınlatmanızı zorlaştırır. Herşeyi ile size bağlı olmayan konuları akışına bırakın.
Siz akışına bırakınca her zorluğun içinden bir ilahi el çıkıp sizi çıkartır. Evren düzeninin ben buradayım deme şeklidir bu. Tükendim dediğiniz an, aslında teslimiyete direndikten sonra gelen son durak gibidir. Elinizde terse yüzeceğiniz sebep kalmamıştır. Zihninizin yarattığı bahaneler bitmiştir. O çıkmaz yoldan sizi çıkartmayan açıklamalarınız tükenmiştir. İşte tam da orada sizi başlangıç sözleşmesine çıkartacak kuvvet ortaya çıkar. Burada en çok sizi zihninizin oyunları zorlar. Kalp ve zihin dengesi olmadan bu sözleşmeye dönmek çok da kolay olmaz.
Beyniniz diyecek ki bunu yaparsan yanılırsın sadece mantıkta kal. Bu bedenin içinde sıkışmaksa istediğiniz deneyimler sadece burada yaşanır. Kalbin vereceği özgürlüğü deneyimleyemezsiniz. Bu haliyle irade yani denge en doğru yoldur.
Yine de bunu tercih etmiyorsanız ,bir önerim var tabi. Zihnin içinde kodlama yapmak ve inanmayı sağlamak çok kolaydır. Birşeyin iyi olduğuna bir mantıklı açıklama yeter. 2*2 sonucunun 4 olduğunu biliriz. Ancak iyi bir matematikçi sizi 5 de edebileceğine ikna edecektir. Bu demektir ki zihninizin çektiği ve hayatınıza ektiği olumsuz düşüncelerinizi değiştirmek mümkün. Beyninizin içinde dönüp dolaşan tüm olumsuzluklar sizin seçip yarattıklarınız. Pek çok olumsuzluk var .İçinden çıkamadığınız bir sorununuzu düşünün. Ne kadar zamandır onunla mücadele halindesiniz? Öyle yaptınız olmadı ,böyle düşündünüz çözülmedi. Bırakın mücadeleyi. Bu girdabın içinde acı çekiyorsun diye sürekli kodlanan bir zihin, hayatınızı zorlaştırıyorsa bu kodlamayı neden olumlu yapmayasınız.
Herşey birer seçim bu hayatta. Aynı noktalarda tıkanıyorsanız demek ki sadece düşünerek çözülmüyor. Nedeni farklı konuları hep aynı yöntemle çözemeyecek olmanızdır. Bazen konuların çözümleri mantıkta değil, merhamette , sevgide, şevkattedir. İşini eksik yapan personelin,sizi anlamayan eşinizin sadece anlaşılmaya yada sadece dinlenmeye ihtiyacı vardır. Birde böyle bakın. Sevgi gözüyle…


Bu haber 30/08/2021, Pazartesi günü yayınlandı, 413 defa görüntülendi
*