Sarıçay Cinayeti-4

3 hafta önce Ezgi Tuncel Yazarlar
Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Nebahat çay demlendikten tam 10 dakika sonra, son dilimini tabağına aldığı peynirden, domatesten ve yeşil zeytinden oluşan mütevazı kahvaltısını Çalar Saat programı eşliğinde yaptı. Bir yere yetişecekmişçesine boş tabak ve bardağı mutfak tezgâhına koyduğu gibi hazırlanmak üzere odasına doğru yürüdü.

Aslında her gün olduğu gibi gideceği bir yer vardı ama öyle yetişmesi falan gerekmiyordu. Apartmanın en alt katında oturan annesiyle babasını mutlaka kahvaltıdan sonra ziyaret eder. Sağlıklı olduklarını görmek isterdi.

Odasına girdiği anda dolmuş kirli sepeti gözüne takıldı. “Beyazları atayım da ben gelene kadar yıkansın. Geldiğimde asarım.” diye düşündü ve tam harekete geçtiği esnada zil çaldı. Sepete doğru eğilmek üzere olan Nebahat bir yandan iç çekerek olduğu yerde zıpladı. Kendine gelmesi birkaç saniyesini aldı. Kapıya doğru sessiz adımlarla yürüdü ve delikten baktı. Kapısının önünde duranın komşusu Cemile Hanım Teyze olduğunu görünce rahatladı ve kapıyı açmadan yine sessiz adımlarla odasına döndü.

Bir haftadır kirli sepetinde bekleyen kirlilerin arasından beyazları ayıklayarak tek tek makinenin içine yerleştirmeye başladı. Siyah bir tişörtündeki kırmızı lekenin aynı sepette durduğu için beyaz gömleğine geçtiğini görünce Nebahat yine küfrü bastı. Ailesini ziyaret ettikten sonra milyoncuya gidip beyaz kirlileri için ayrı bir kirli sepeti almaya karar verdi.

Makineyi çalıştırdıktan sonra üzerine bir şeyler geçirip kapıya yönelen Nebahat, kapıyı açar açmaz karşı dairede oturan Cemile Hanım Teyze’yle karşı karşıya geldi. İçinden “Yine pusuya yatmış meraklı moruk” dedi. Dışındansa “Cemile Hanım Teyzecim günaydın, nasılsın bakalım bu gün?”

 


Bu haber 26/08/2021, Perşembe günü yayınlandı, 229 defa görüntülendi
*