Hayvancılık Afganlara Emanet

Türkiye’nin son günlerde en çok konuştuğu sorunların başında göçmen sorunu geliyor. Sınırlardan geçen Afganlar son günlerde gündem olurken, Çanakkale’de uzun zamandır hayvancılık sektöründe Afganlar çalışıyor. Köylerde, mezralarda, kasabalarda çobanlık neredeyse tamamen Afganlara bırakıldı. Besi çiftlikleri, tavuk çiftlikleri, yumurta ve süt çiftliklerinde Afganlar aktif bir şekilde çalışırken, Köprübaşı ise “iş pazarı” haline dönüştü. Göçmen sorunu bir yanda, ağır iş kollarında çalışan Afganlar bir yanda… Çanakkale’de hayvancılık son yıllarda neredeyse Afganlara emanet edildi.

Göçmen sorunu ve mülteci krizi, Türkiye’nin önünde bulunan en büyük problemlerin başında geliyor. Taliban’ın Afganistan’da yönetimi ele geçirmesinden sonra, Afganistan’dan Türkiye’ye tam anlamıyla göç dalgası yayılmaya başladı. Aslında bu göç dalgası yeni oluşan bir durum değil.

Çanakkale’de yıllardır Afganlar bulunuyor. Özellikle kırsal bölgelerde hayvancılık sektöründe birçok üretim kolunda Afganlar aktif bir şekilde rol alıyorlar.

Çanakkale Merkez’de ise köprübaşı olarak bilinen alanda her sabah Afganlar toplanıyorlar. Sabahları, tarlada, bağda, bahçede, inşaatlarda işi olan vatandaşlar, Afganlar ile anlaşıp, günlük ücretler ile üretimi devam ettiriyorlar. Afganlar ise neredeyse her sabah, farklı iş kollarında günlük ücretlerle çalışmak üzere, köprübaşında yerlerini alıyorlar.

Konuyu Çanakkale Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya ile görüştük. Kaya özellikle çobanlık ve ağır hayvancılık işlerinde, Afganlar çok aktifler dedi. Hatta Kaya, “Afganlar hadi bize eyvallah dedikleri anda inanın ciddi şekilde birçok işletme çobansız kalacaktır” ifadelerini kullandı.

Had bana eyvallah dediklerinde, birçok işletme çobansız kalacaktır”

Çanakkale Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya, “Marmara ve Ege bölgesinde, tüm şehirlerde hatta tüm ilçelerde Afganlar varlar. Özellikle iş yükünün çok olduğu, ağır iş kollarında daha fazla görülmektedirler. Çobanlık noktasında, Afganların hadi bize eyvallah dedikleri anda inanın birçok işletme zor durumda kalır. Biz gidiyoruz dediklerinde, ciddi şekilde birçok işletme çobansız kalacaktır.

Birçok iş kolunda çalışmaktadırlar”

Sadece çoban olarak bakmamak lazım… Afganlar besi çiftliklerinde, tavuk çiftliklerinde, yumurta çiftliklerinde, süt çiftliklerinde varlar. Buralarda birçok iş kolunda çalışmaktalar.

Bu tarzda işleri yapan başkalarını bulduğumuz için bu işlerden bizler soyutlandık”

Saydığım iş kollarında, bölgemizde çalışacak elamanda yok. Yerlerini dolduracak aktörlerimiz yok. Çoban kıtlığına girmiş olmamızın sebebi ağır işlerden kendimizi soyutlamamız. Çoban demek hayvanların hastalığı, sağlığı, pisliği, artığı, yemesi, içmesi, bakımı ile ilgilenmek demektir. Ağır işlerdir. Bizler daha çok kolay işlere yönelir olduk. Bu tarzda işleri yapan başkalarını da bulduğumuz için bu işlerden bizler soyutlandık. Çobanlık öyle kolay bir iş değildir. Bu işin yazı-kışı-yağmuru-çamuru-hastalığı var. Çobanlık ciddi şekilde bilgi, beceri ve yetenek isteyen bir iştir.

Bugün zorlanıyoruz ama yarın daha çok zorlanacağız”

Vatanını terk eden kişiler, ne iş olsa yaparız dediklerinde, az bir eğitimle Çanakkale bölgelerinde çobanlık yapmaya başladılar. Millet artık bir şekilde kendisini kamuya adapte etmeye çalışıyor. Kamuda işçi alımı ilanına binlerce kişi başvuruyor. Sokaklarda ise dükkanlarda, eleman aranıyor tabelaları görüyoruz. Çırak, tezgahtar, kalfa aranıyor yazılarını görüyoruz. Ne yazık ki kamuda çalışma arzusu, kamunun şartlarının daha esnek olması, kendi milletimizi kamuda çalışmaya yöneltiyor. O yüzden bu tarz işlerde çalışan bulmakta zorlanıyoruz. Bugün zorlanıyoruz ama yarın daha çok zorlanacağız. Afganlar şimdi bu açığı kapatıyorlar ama her zaman yanımızda olacaklar diye bir durum yok.

Bu sorununun görülüp, çözüm üretilmesi gerekmektedir”

Bu sorununun şimdiden görünüp, acilen çözüm üretilmesi gerekmektedir” açıklamasında bulundu.

Fotoğraf: Güngör Yıldız

Haber: Tunahan Ünsal


Bu haber 26/08/2021, Perşembe günü yayınlandı, 408 defa görüntülendi
*