Müteahhitler Birliği’nde Bayrak Değişimi

Yaklaşık 7 yıldır Müteahhitler Birliği Çanakkale Şubesinin Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüten Hakan Vural, hafta sonu gerçekleştirilen Genel Kurul’da görevini Müteahhit Salih Yıldız’a devretti.

İş insanları ve avukatları için yapılan Libra Plaza isimli iş merkezinin ilk organizasyonu olarak Müteahhitler Birliği’nin Cuma günü, Seçimli Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Genel Kurul’da 6,5 yıllık başkanlığının son konuşmasını yapan Hakan Vural, hem ekonomik gelişmeler neticesinde inşaat sektörünün çektiği sıkıntılara değindi hem de her afet döneminde kendilerinin günah keçisi ilan edilmesine isyan etti. Vural, iktidardan istikrar beklediğini vurgularken ekonomik yangının yeterince dillendirilmediğini de kaydetti.

Öte yandan kentin en büyük yatırımı olan 1915 Çanakkale Köprüsü için de AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’a teşekkür etti.

Konuşmaların ardından yapılan seçimle birlikte yeni başkan Müteahhit Salih Yıldız oldu.

VURAL’IN SON KONUŞMASINDAN NOTLAR

Başkan Hakan Vural uzun bir konuşma yaparak kent ve ülke gündemine yönelik pek çok konuya değindi. Müteahhitlerin her afette günah keçisi ilan edilmesinden yakınan Vural, konuşmasının tamamında şu ifadelere yer verdi: “İş dünyasının nitelikli temsilcileri ve avukatlar için yaptığımız, Libra Plaza isimli bu iş merkezinde yakında yapılacak resmi açılış öncesi ilk organizasyonu gerçekleştiriyoruz. Kentimiz ekonomisine ve iş yaşamına nitelikli bir alternatif olan Libra Plaza; bugünkü genel kurulla birlikte inanıyorum ki; ilimizde daha bir çok yeniliğe ve etkinliğe ev sahipliği yapacaktır.”

“EKONOMİDEKİ YANGIN YETERİNCE DİLLENDİRİLMİYOR”

“Ülkemiz ve dünya son birkaç yıldır maalesef değişik musibetlerle sınanmakta… Corona virüs salgını ülkemizde bir çok işletmeye onarılmaz hasarlar verirken, birçok canı da kaybettik. Son ayda yaşamış olduğumuz yangın ve sel felaketleri de bizlerin daha da hüzne kapılmamızı sağladı. Afganistan’daki gelişmeler ve göç krizi endişelerimizi arttırdı. Ülkemiz ve dünya yangın yeriyken maalesef ekonomide ki yangın yeterince dillendirilmiyor. Tüm dünya ekonomilerinin piyasaları hareketlendirmek için yaptığı genişlemeci para politikalarının aksine; ülkemizde son bir buçuk yılda kurları dizginlemek adına sıkı para politikaları uygulanmakta…

Salgının ilk döneminde basılan ve dağıtılan 200 milyar TL civarında karşılıksız genişleme; ülkemizin tüm katmanlarına yüksek kur, yüksek faiz, enflasyon, işsizlik ve durgunluk olarak yansımıştır ki, bu hiç birimizin hak etmediği bir neticedir. Maalesef ülkemiz milli geliri 20 yıl önceki seviyeye gerilemiş, bazı istisnalar hariç tüm kişiler ve tüm sektörler bundan nasibini almıştır. Nasibini alan sektörlerin başında da maalesef inşaat sektörü gelmektedir. 2018’de rahip Brunson krizi ile birlikte yükselen faizler sektörü tamamen durdurmuş ve birçok meslektaşlarımız maalesef inşaatlarını tamamlayamamış ve iflas noktasına gelmiştir. Akabinde, geçen yıl 0,64 faiz uygulaması ile çok büyük taleple karşılaşılmış, lakin kur istikrarsızlığı enflasyonu azdırmıştır.”

“REKABET KURUMUNU GÖREVE DAVET EDİYORUZ”

“Geçen yıl başlayan projelerde, fiyat-kalite dengesini tutturmak çok güç hale gelmiştir. Bu da yeni inşaat arzını azaltmakta, doğal olarak kiralar 3+1 dairede 4.000-5.000 aralığına çıkmaktadır. Bizler; halkımızın beklentilerine ve gelir seviyesine göre üretim yapıyoruz. Son bir yılda maalesef tüm inşaat kalemlerine %70- %200 arasında zam gelmiştir. Özellikle beton ve demir. Betondaki fiyat artışları tamamen kartel oluşumundan; gözü dönmüş insanların kar hırsından kaynaklanmaktadır.

Bu noktada rekabet kurumunu göreve davet ediyoruz. Tekrar başa dönersem; inşaat ve dolayısıyla konut toplumumuzda sosyal bir yerde durmaktadır.

Kız isterken damada ev sorulur, yurtdışı vizesi için tapu istenir, bankadan kredi alırken tapu bilgilerine bakılır. Böyle bir ortamda bizler halkımızın beklentisine uygun konutlar üretmek istiyoruz. Günümüzde TL/ m2 inşaat maliyeti 3.500 TL ve üzerindedir. %50 kat karşılığı oranlı bir yerde bu maliyet direk 7.000 TL /m2 olurken proje, zemin iyileştirme, yapı denetim, harç, iskan vs. masraflarla bu 8.750 TL/ m2 olmakta, müteahhit kar ile 10.000 TL/m2’nin altında ev üretilemez hale gelmektedir.

Yani, bu maliyetlerle 3+1 100m2 bir evin fiyatı 1.000.000 TL seviyesine gelmiştir. Bu fiyat grubundan  da ne ev üretilir, ne satılır, kiralar da yükselir, dengeler de iyice bozulur… Bu noktada bakan ve başkanlarımızı istikrarın sağlanması konusunda duyarlılığa davet ediyoruz.”

“İSTİKRAR BEKLİYORUZ”

“Merkezi yönetimden beklentimiz öncelikle istikrardır. Buradaki kriter konut kredisi faizlerinde inişli-çıkışlı değil, istikrarlı bir süreç ve hammadde fiyatlarındaki olağanüstü artışların önüne geçen istikrar önlemleridir.

Yine merkezi ve yerel yönetimden ortak beklentimiz imar alanlarının genişleterek, ucuz arsa üretimi sağlanmasıdır. İlimize ilişkin değerlendirme yaptığımızda ise en önemlisi gelişim faktörünün Çanakkale 1915 Boğaz Köprüsü olduğunu görüyoruz. Bu noktada köprünün yapımında bizce en önemli faktör olan Ak Parti Grup Başkanvekili Sn. Bülent Turan Bey’e özellikle teşekkür etmek isteriz.

Yapılan köprü ve otoyollar kentimizi ülkemizin en çağdaş ve yaşanabilir şehri haline getirecektir.

Yalnız, bizler de kent dinamikleri olarak; bu gelecek yeni göçe, kentimizi tercih edecek yeni dostlarımıza hazırlıklı olmalıyız. Burada yeni imar alanlarının açılması, 100.000’lik planın günümüz koşullarına göre yenilenmesi veya kaldırılması; Assos’ta talan haline gelen eko-turizm ucubesinin önlenmesi, yabancıya satış yasağının kaldırılması, belediyelerin değişik isimlerle talep ettikleri astronomik bedellerin azaltılması ve hizmet kalitelerinin arttırılması önemli kriterlerdir.”

“MÜTEAHHİTLER HEP GÜNAH KEÇİSİ KONUMUNDA”

“Bizler, müteahhitler olarak son derece cefakar insanlarız. İnşaat yapabilmek için arazi oluşturmak, proje hazırlık ve ruhsat, 1500 kalemi aşan inşaat malzemelerinin tedariki ve binanın inşası, satış ve pazarlama, finansman , iskan vs. çok geniş çapta sorumluluk taşıyoruz. Bu kadar meşakkatin yanında kazançlarımızda çok mütevazi ölçülerdedir. Bunu görmek için kentimizin son yirmi yılına bakmak yeterlidir. Yirmi yıl önce bu işi yapan ve varlığını halen sürdürebilen kaç kişi veya firma vardır sektörümüzde… Yaşanan krizler maalesef sektöre onarılmaz zararlar vermektedir.

Bununla birlikte imaj sorunumuz bulunmaktadır. Bu işi layıki vechiyle  yapan bunca arkadaşlarımıza karşın maalesef müteahhitler hep günah keçisi konumundadır. Bunun son örneğini sel bölgesi Kastamonu – Bozkurt’ta görüyoruz. Yıkılan binanın tutuklanan müteahhidi boy boy tüm gazete ve televizyonlarda…

Ya bu bina kaçak mı? ilgili belediye planı tadilatı yapmış, ruhsatı vermiş, yapı denetim şirketi denetimini yapmış, çevre şehircilik rutin kontrollerini yapmış sel altını oymuş, bina yıkılmış, müteahhit suçlu… Peki o zaman köprüler yıkılmış suçlu kim?, kütükler her yeri yıkmış suçlu kim?, Onlarla ilgili suçlu bulmaya gerek yok, nasılsa elde müteahhit var.”

“BU BAŞKA SIFATIYLA SON KONUŞMAM”

“Değerli Dostlarım; Sabrınızı zorladığımın farkındayım. Bu başkan sıfatıyla son konuşmam… Gün itibariyle derneğimizde yeni bir heyecan ile; yeni başkanı ve yönetimi seçeceğiz. 6.5 yıllık bu başkanlığım sürecinde bizlere verdiğiniz destek ve öz veriniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Az yaptık, çok yaptık… Ama bir arada durarak iyi yaptık. Bu birlikteliğimizi rabbim daim eylesin. Haklarınızı helal edin… Kalın sağlıcakla…”

Eylem Gözeldere


Bu haber 22/08/2021, Pazar günü yayınlandı, 640 defa görüntülendi
*