“Alınmayan önlemler felaketin habercisidir”

1 ay önce Güncel Manşet
Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi tarafından yazılı basın açıklaması yapıldı. 17 Ağustos depreminin 22.yıldönümü dolayısıyla yapılan açıklamada, “Alınmayan önlemler felaketin habercisidir” ifadesi kullanıldı ve nedenler sonuçları ile kamuoyuna aktarıldı. Açıklamada, “Gelinen noktada ne eylem planlarının ne de ilgili kuruluş ve meslek odalarınca dile getirilen önerilerin neredeyse hiçbiri hayata geçmemiştir” denildi.

17 Ağustos depreminin üzerinden tam 22 yıl geçti geçmesine ancak Türkiye’de meydana gelen depremlerde can kayıpları yaşanmaya devam ediyor. Yıkıcı etkiye neden olan sayısız depremde büyük acılar yaşanırken, 17 Ağustos’un 22.yıldönümünzde İnşaat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi tarafından yazılı basın açıklamasında bulunuldu.

Açıklamada, “Geriye dönüp bakıldığında aradan geçen 22 yılda olası deprem zararlarını azaltma çalışmalarının toplumların/kurumların kendiliğinden yaptığı çalışmalardan öteye gidemediği görülmektedir.

Yapı stokunun durumu belirsizliğini korumaktadır”

Ülkemizin yapı stokunun durumu belirsizliğini korumaktadır. UDSEP’e göre 2017 yılında tamamlanması öngörülen bina envanteri çalışması tamamlanamamış, dahası resmi kurumlar hariç başlanamamıştır. Bunun sonucu olarak mevcut yapı stokunun iyileştirilmesi de mümkün olmamaktadır. Bu binaların tespiti ne yazık ki deprem tarafından son derece ağır bedeller karşılığı yapılmaktadır.

Can ve mal güvenliği serbest piyasa koşullarına bırakılmamalıdır”

Vatandaşın Anayasal hakkı olan “can ve mal güvenliği” serbest piyasa koşullarına bırakılmamalıdır. Kamu hizmeti veren/vermesi gereken kuruluşlar birbirleriyle rekabet eder durumda olmamalıdır. Ülkemizdeki denetimsizliğin temel nedeni rant ilişkilerinin tekniğin, fen ve sanat kurallarının önüne geçmiş olmasıdır. Yapı Denetim sisteminin sağlıklı çalışması için gereken yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

İmar afları kaçak yapılaşmanın en önemli teşvik unsurlarından birisi olmuştur”

İmar afları kaçak yapılaşmanın en önemli teşvik unsurlarından birisi olmuştur. İmar affı toplumun sağlıklı ve güvenli konutlarda yaşamasını belirsizliğe sokmaktadır. Mühendislik hizmeti almayan yapıların yasallaştırılmasıyla, doğa olayları karşısında hasara uğramaları halinde sorumluluk, bu kararı alan siyasi iktidarın üzerindedir. Bir binaya iskan ruhsatı verilmesi, devletin vatandaşa ‘Bu binaya oturabilirsin’ demesi anlamına gelmektedir.

Mühendislik eğitiminin niteliğinin yükseltilmesi sorumluluğu verilmiş olan YÖK, önceki yıl 300 bininci kişinin tercihini bile karşılayacak oranda kontenjanlar belirlemektedir. Bugün İnşaat Mühendisliği eğitimi veren bölümlerin %62’si öğretim üyesi, laboratuvar, fiziksel mekan, bilgisayar, yazılım gibi konularda yeterli imkanlara sahip değildir.

Sonuç kısmında, sorunlara dikkat çekildiği ve çözümlerin hayata geçirilmesi gerekliliği ifade edildi.

Açıklamanın sonuç kısmında, “İnşaat Mühendisleri Odası olarak yıllardır benzer sorunlara dikkat çekiyoruz. Bu sorunların çözümü ise bilinmez değildir. Nitekim bu sorunlar ve çözümler kamu kurumlarının raporlarında ve eylem planlarında da yer bulmaktadır. Ancak gelinen noktada ne eylem planlarının ne de ilgili kuruluş ve meslek odalarınca dile getirilen önerilerin neredeyse hiçbiri hayata geçmemiştir. Ülkemizde depreme dair alınacak önlemler, yapı üretiminin nitelikli ve güvenli bir şekilde yürütülmesine dair eksik bilgi ve söylenmemiş söz kalmamıştır. Karar vericileri daha da geç olmadan ve zaman kaybetmeden topluma olan sorumluluklarını yerine getirmeye, nitelikli mühendislik hizmetlerinin verilmesi amacıyla İnşaat Mühendisleri Odası tarafından hayata geçirilmeye çalışılan meslek alanlarımıza dair düzenlemelere ket vurmaya değil destek olmaya davet ettiğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız” denildi.

Haber Merkezi


Bu haber 16/08/2021, Pazartesi günü yayınlandı, 184 defa görüntülendi
*