Sığınmacılar

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Anadolu’ya toplumların göçleri ve sığınmaları bir coğrafi geçiş noktası olması nedeniyle tarihin başlangıcından itibaren hep vardı. Bazen iklim, bazen siyasi baskılar, bazen ticari ve geçim olanakları yaşadığımız bölgenin insan demografisini sürekli değiştirmiş. Önceden gelenler yeni gelenleri istememiş olsa da hep yeniler gelmiş.

Günümüzde Suriye savaş kargaşasından kaçan sığınmacılar, artık ülkelerinin sakin olmasına rağmen gitmiyorlar. Hatta ülkelerine de arada bir gidip geri geliyorlar.  Ülkemizdeki Cumhuriyetin kazanımlarının yarattığı modern imkanlarını da bırakmak istemiyorlar anlaşılan. Ülkemizin üretebildiği gıda stoku belli. İstihdam miktarı sınırlı. Yerleşim yapılacak ev sayılı iken beş milyon sığınmacı ekonomik sorunlarımızın daha da derinleşmesinde en önemli etkiyi yarattığı bellidir.

Sığınmacılar eğitim ve ekonomi açısından yardıma muhtaç insanlardan oluşuyor. Göç yapanlar ise ekonomiye katkı yapabilecek iş gücü ve eğitim açısından son noktaya gelmiş verimli çağında yerini terk edenlerden oluşuyor. Genç ve eğitim imkanlarını kullanmış yurttaşlarımız ülke şartlarındaki olumsuzluklara katlanamadıkları için batı ülkelerine göç yolunu seçiyor. Batı ülkeleri için “çöpsüz üzüm” misali ülkeye fayda sağlayacak bedava yetişmiş ve suç işleme potansiyeli olmayan bilinçli iş gücü sağlıyorlar. Zaten batı ülkeleri göçmen istemiyoruz demiyorlar. Sığınmacı istemiyorlar. Almanya ve kuzey ülkelerinde yerleşen birçok Türk, çoğunlukla o ülkelere faydalı olan göçmenler. Bu yıl Biontech firmasının Alman ekonomisinin büyümesine yüzde 12 oranında direkt etki yapacağı tahmin edilmekte.  Bildiğiniz gibi firmanın kurucusu ve baş bilim insanları Türk.  İlk göç yapan Türklerin torunlarını tatil için geldikleri Türkiye’de zaman zaman görüyoruz. Almanca konuşarak anlaşabiliyorlar. Bu bir Alman vatandaşının bu göçmenlerle anlaşma sorunu yok demek. Oysa biz 5 sene geçmesine rağmen Suriye’lilerle anlaşamıyoruz, Türkçe bilmiyorum deyip yaratıkları sorundan kurtulup gidiyorlar. Gazete sayfalarında bulaştıkları suçları okumadığımız gün yok. Asgari ücreti bile Türk çalışanına fazla gören işveren ucuz işçi diye yabancı sığınmacıları işe alıyor. Yapılan işin niteliği her alanda yerlerde sürünüyor. Bir de yetmezmiş gibi biraz ağzı laf yapanı ülkemizin bir belediye başkanı için istediği gibi konuşabiliyor. Zaten önceden sosyal medyada gördüğümüz “Çanakkale savaşında bizim dedelerimiz savaştı bu ülkede hakkımız var” yalanını da sığınmacı olarak kalıcı olmaları ile görebiliyoruz.

Yaz aylarını yeni sığınmacı gündemi Afganistan uyruklu genç erkekler. İspatlamak güç ama Amerika için silah kullanan paralı askerlerin Taliban’dan kaçarken yönlendirildiği ülkenin Türkiye olduğu söyleniyor. Yani ülkelerini, parası verilmediği için savunmayan genç erkekler. Zaten her gün Taliban Afganistan’da birkaç vilayeti ele geçiriyor. Neden çünkü savunacak asker kaçmış. Bunların arasında suç potansiyeli olanlar da olacaktır. Hatta Taliban için hala çalışan ülkemizde gerektiği zaman karışıklık çıkartmak için uyuyan hücreler oluşturanlar da olacaktır. Çünkü Kabil hava limanını korumaya talip olduk. Kabil Taliban tarafından ele geçirildiğinde Türk askerini çıkarmak için bu hücreler kullanılabilir. Dikkatle takip edilmesi gereken binlerce eski askerin, güvenlik güçlerimize yeni sorunlar çıkartacaklarını düşünebiliriz.


Bu haber 15/08/2021, Pazar günü yayınlandı, 347 defa görüntülendi
*