Stres ve Beslenme

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Bulunduğumuz koşullar gereği oldukça stres yaşıyoruz. Tabii ki stres birçok durum gibi beslenme düzenimizi de etkiliyor. Özellikle yaşadığımız duygusal açlıkların birçoğunun temelinin de strese dayandığını söyleyebiliriz. Vücudumuzdan salgılanan seratonin, dopamin, kortizol gibi hormonlar stres düzeyimizin kontrolünü sağlıyor. Özellikle kortizol düzeyimizin dengesiz yükselmesi, kan şekeri dengemizin bozulmasına ve insülin hormonunun tetiklenerek yağ depolamamıza da neden oluyor. Peki, bu hormonları nasıl kontrol edebiliriz hemen bahsedelim.

Beslenme konusunda uygulanacak pek çok yöntem bulunuyor. Yeterli protein alımı, özellikle seratonin öncülü olan triptofandan zengin beslenme ve B12 kaynaklarının yeterli tüketimi bizi strese karşı hazırlar. Et grubu besinler hem protein hem de B12 açısından en önemli kaynaklar olduğundan mutlaka beslenmemizde dengeli şekilde bulunmalıdır.

Bunun yanında koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller magnezyumdan zengin olmaları sebebiyle stresi azaltmaya yardımcıdır. Kakao ve sarımsak da magnezyum içeriğinden dolayı beslenmemizden ayırmamamız gereken besinlerden sayılabilir. Tabii ki bunun yanında ham kakaonun triptofandan zengin olup seratonin yani mutluluk hormonunu arttırmada oldukça etkili olduğunu söyleyebiliriz.

Araştırmalar balık, ceviz, fındık, badem gibi omega-3 ve omega-6 kaynaklarının stresi azaltmaya yardımcı olduğunu ortaya koyuyor. Beyin gelişiminde oldukça önemli olan bu besinlerin mutlaka beslenmemizde olması gerekiyor.

Bunun yanında papatya, melisa ve passiflora gibi bitki çayları da stresi ve uykusuzluğu giderici, sakinleştirici ve rahatlatıcı etkilerinden dolayı en sık önerdiğimiz takviyeler arasında bulunuyor.

Kahve ise olumsuz etkisini gördüğümüz bir içecektir. Kahve ve kola gibi kafein oranı yüksek içeceklerin fazla tüketilmesi uykusuzluğa, kortizol seviyelerinin yükselmesine ve stres düzeyinin artmasına neden olur.

Tabii ki beslenme dışında da dikkat etmemiz gereken çok önemli noktalar bulunuyor.  Her gün kendimize derin derin nefes aldığımız en az 10-15 dakikalık bir zaman dilimi ayıralım. Bu sayede hem rahatlamış hem de zihnimizi dinlendirerek stresten uzaklaşmış oluruz. Bunun yanında düzenli egzersiz yapmak da stres kontrolünü sağlamamıza yardımcı olacaktır. Ayrıca uyku düzenimizin sağlıklı olması da kortizol seviyemizin düzenli ve stres düzeyimizin düşük olmasını sağlar.

Biliyoruz ki birçok hastalığın temelinde yatan önemli faktörlerden biri strestir. Bu yüzden kontrolü sağlamak için elimizden geleni yapmamız gerektiğini unutmayalım.

 


Bu haber 13/08/2021, Cuma günü yayınlandı, 401 defa görüntülendi
*