Buğday İthalat rekoru kırmaya hazır mısınız?

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Ülkemiz kuraklıkla, sıcaklarla, düzensiz yağışların yarattığı sellerle şimdi orman yangınlarıyla mücadelesini sürdürüyor. Tüm bu acı olayları olduktan sonra takip edebiliyoruz çünkü önceden de aynı sorunu yaşadığımızı her seferinde unutuyoruz. Günlük olarak çıkan sorunu takip ederken, yenisi başka bir alandan çıkıyor. Her konunun uzmanı medya bilginleri o gün  sorunu, ekranda masaya yatırıyor ve çözüm önerileri ve konuya hakimiyetleriyle içimizi rahatlatıyorlar. Sorunu çözecek esas yetkililer ise bu özgün fikirlerin yarattığı sisli ortamı kamuflaj olarak kullanarak, bildiklerini okuyorlar.

Kuraklık nedeniyle yeniden bir dünya rekorunu kırmak üzere olduğumuzu uzaklardan bir tarım bakanlığı duyurmuş. ABD tarım bakanlığı “arpa ve buğday ithalatında bu sene rekor kıracağımızı” rapor etmiş. Türkiye’nin 11,5 milyon ton buğday ve 2,75 milyon ton arpa ithal edeceğini tahmin etmiş. 2020 yılında 9,75 milyon ton ithalat ile 8,5 milyon ton ithalat yapan Çin’i geçerek dünya buğday ithalat rekoru kırmışız. Hem tüketimimizin artacağı hem de üretimimiz azalacağı tahmin ediliyor. Medya bilginleri yakında tarım için geliştirdikleri çözüm dosyaları ve bu konuya olan hakimiyetleriyle ekranları doldurmaya başlarlar. Ne de olsa geçen sene buğday ithalatının konuşulduğu programdaki kaldıkları yerden devam edebilirler.

Göller bölgesi ve tüm bölgelerdeki tatlı su kaynağı, göl, akarsu, dere ne varsa yok oluyor. Çiftçiler borç sarmalında iflas ettiler. Ellerindeki varlıklar, topraklar icra ile satıldı. TV tartışmalarında ilk defa duyduğumuz “tarım yatırımı yapmak zengin ülkelerin işi ülkenin gelişmesi için tarımdan vazgeçmeliyiz” diyen ekonomist yazarların sesi hala kulağımda. Ekilmeyen topraklara teşvik bile verildi bu ülkede. Dedikleri oldu tarımdan vazgeçildi ama gelişmiş bir ülke olamadık. Tekrar tarım için düzenleme yapmaya başlansa istihdam edilecek çalışan, yatırımcı, toprak, tatlı su bulmak için ödenecek bedel çok daha fazla olacak. Oradan biri çıkıp “dışardan ithal etsek daha ucuza alırız” diyecek. Birileri hemen yarıya gelmiş düzenleme çalışmalarına son verecek. Kaldığımız yerden daha kötü bir yere geleceğiz. E biz hep dışarıya bağımlı mı kalacağız? Tüketimin ithalat ile çözülmeye çalışılmadığı zamanlarda eksik olan her şey halk tarafından hemen hissedilirdi. Şimdi hem tüketim ihtiyaç listemiz uzadı hem de üretmediğimiz bir malın dışardan gelmesiyle yalancı bir bolluk yaşıyoruz. Geçen sene ithal ettiğimiz malları üreten ülkeler tarafından Covit19 salgını nedeniyle ihracatları kısıtlanınca biraz zorluk yaşadık. Şimdi bunu yine unuttuk. Tükettiğimiz buğdayın yarısından fazlasını dışarıdan alıyoruz. İthal edemezsek ne yazık ki aç kalırız.

 


Bu haber 08/08/2021, Pazar günü yayınlandı, 367 defa görüntülendi
*