P Vitaminini Biliyor Musunuz?

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Her vitamin vücudumuz için önemlidir. Besin alımıyla beraber birçok vitaminin eksikliği görülmezken bazı vitaminlerin özellikle B12 ve D vitaminin eksikliği görülüp sıklıkla takviyesini kullanmak gerekebilir.  Bugün, eksikliğiyle pek karşılaşmadığımız, sebze ve meyvelerde bolca bulunan ve çok değerli olan P vitamininden bahsedeceğim sizlere.

İlk defa 1936 yılında portakalın incelenmesi sırasında C vitaminine benzer özellik gösteren bir bileşik keşfedilmiş ve hücre zarı geçirgenliğiyle ilişkisi görülmüş. İngilizcede ‘permeabilty’ yani geçirgenlik kelimesinin baş harfi olan P harfini alarak P vitamini olarak tanımlanmış fakat sonralarda vitamin olmadığı anlaşılarak bugün kullandığımız ismiyle yani flavonoidler olarak anılmaya başlanmıştır.

P vitamini yani flavonoidler, 6000’den fazla çeşidiyle neredeyse her bitkinin içinde bulunur. Sebze ve meyvelere parlak sarı, turuncu ve kırmızı rengi verenler flavanoidlerdir. Sıkça bulunduğundan eksikliği hissedilmese de faydaları oldukça önemli derecededir. C vitamininin işlevselliğini arttıran bu bileşiklerin en önemli özelliklerinden biri kalp damar sağlığı üzerine kanıtlanmış olumlu etkileridir. Ayrıca oksijenlenme sonucu vücudumuzda oluşan zararlı maddelerin oluşumunu engelleyen yani antioksidan özellik gösteren bileşiklerdir.

En sık adını duyduğumuz flavanoidler arasında hesperidin, rutin, kuersetin, kateşin, kaemferol ve antosiyanin sayılabilir. Özellikle hesperidin, antiviral etkinliği sebebiyle Covid tedavisi amacıyla destek olarak da kullanılan ve önerilen bir flavanoid olup, birçok C vitamini takviyesinin içinde de yer almaktadır. Eksikliği görülmese de kırmızı pancar, kırmızılahana, havuç, kayısı, soğan, elma, yeşil çay, çilek, böğürtlen gibi bazı besinlerin flavanoid deposu olduğunu ve hastalıklarla mücadele sürecinde bolca tüketilmesi gerektiğini söyleyebiliriz.

 


Bu haber 06/08/2021, Cuma günü yayınlandı, 2400 defa görüntülendi
*