“Kendi topraklarımızda üretemiyoruz”

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Madencilik sektörünün temsilcileri geçtiğimiz gün basın mensupları ile bir araya geldiler. Madencilik sektörünün sorunlarının konuşulduğu toplantıda, madenciler “Devlet bize sahip çıkmıyor” diyerek eleştirilerini dile getirdiler. Çanakkale Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Tülek, “Birçok malzemeyi hala ithal ediyoruz. Kendi topraklarımızda üretemiyoruz” derken, Türkiye Mermerciler Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu ise “Bugün 25 Milyar Dolar maden ithalatımız var. 5.5 Milyar Dolar ihracatımız var. Devletimiz bizim kalkınmamızın madenden olmasını kabul etmesi lazım” ifadelerini kullandı. Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Ali Emiroğlu ise, “Madencilik sektörü bunu hak etmedi” dedi.

Truva Otel’de gerçekleşen kahvaltılı basın toplantısına, Çanakkale Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Tülek, Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Ali Emiroğlu, Türkiye Mermerciler Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Agrega Üreticileri Birliği Başkanı Şevket Oruç, Türk Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkan Yardımcısı Dündar Ergünalp katıldı.

“Dünyada olan 90 çeşit madenin 77 çeşidi Türkiye’de var”

Birçok malzemenin ithal edildiğine ve Türkiye’nin aktif bir şekilde madenlerini işleyemediğine dikkat çeken Çanakkale Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Tülek, birçok malzemeyi hala ithal ediyoruz vurgusunda bulundu. Tülek, “Dünyada olan 90 çeşit madenin, 77 çeşidi Türkiye’de var. Türkiye’nin bir aynası da Çanakkale… Madenciliğin dışında, madencilikten etkilenen faaliyetlerde var.

Çanakkale’de çok farkında olunmayan bir şey var. Endüstriyel ham madde üretimleri var. Birçok maden ocağı görebilirsiniz. Bunlar, seramik fabrikalarına ham madde sağlayan küçük ve orta boyutlu işletmeler.

“Birçok malzemeyi hala ithal ediyoruz”

Ege İhracatçılar Birliği Başkanımızın bugün bir açıklaması var. Madencilik sektörü yılın ilk 6 ayında, 2.8 Milyar Dolar ihracat yapmış. Biz yurtdışından aldığımız hammaddeye döviz ile alıp bedel ödeyen bir ülkeyiz. Birçok malzemeyi hala ithal ediyoruz. Kendi topraklarımızda üretemiyoruz.

“Kazdağları’nda şu an faaliyette olan bir tane işletme yok”

Çanakkale’nin her yeri Kazdağları değil. Bir kere bunu bizler biliyoruz ama herkese bunu kabul ettiremiyoruz. Şimdi, eğer Çanakkale’nin her yeri Kazdağı diyorsak, diğer faaliyetleri de yapmamız lazım. Bizim içinde Kazdağları özel ve kutsal. Kazdağlarında şu anda faaliyette olan bir tane işletme yok. Kazdağlarında şu anda hiç kimse bir tane işletme faaliyette diyemez” dedi.

“Madencilik sektörü bunu hak etti mi? Etmedi”

Madencilik sektörünün kötü örneklerden etkilendiğini belirten Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Ali Emiroğlu, “Madencilik sektörü bunu hak etmedi” dedi. Emiroğlu, “Madencilik sektörü bunu hak etti mi? Etmedi. Bir tane olaydan çıkarak, bütün madenciliği doğal katliamı yapan bir çizgiye getirdi. Doğayı katleden bir çizgiye geldi. Bizde de eksiklik var. Biz yeterli şekilde, gerekenleri topluma anlatmış değiliz. Bize Türkiye’deki ormanlık alanların sadece Binde 2.9’u tahsis ediliyor. Binde 2.9. Bu alanın yüzde 60’a yakını, ağaçsız ve çok bozuk ormanlık alanlar” açıklamasında bulundu.

“Devletimiz bizim kalkınmamızın madenden olmasını kabul etmemiz lazım”

Devlet bize sahip çıkmıyor diyen Türkiye Mermerciler Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, madencilerin yaşadığı zorlukları tek tek kamuoyuna aktardı. Alimoğlu konuşmasının tamamında, “Devletimiz bizim kalkınmamızın madenden olmasını kabul etmesi lazım. 90 çeşit madenin 80’i ülkemizde var. Bu 80 çeşit madeni biz üretmiyoruz. Bugün 25 Milyar Dolar maden ithalatımız var. 5.5 Milyar dolar ihracatımız var. Bu ihracatında 2.5 Milyar Doları mermer.

“Devlet bize sahip çıkmıyor”

Ülkemizde bir madenci ruhsat alabilmek için 8 bakanlık, 92 yasa, 87 yönetmelik, 16 uluslararası sözleşme, 8 tüzük, 21 değişik kurumdan izin almak zorunda. Devlet bu kadar kurumdan izin almamızı bekliyor. Bu kadar kurumada bedel ödüyoruz. Bunu 3 senede alabilirsek, harçlar ve bedeller ödemek zorundayız. Biz bu kadar bedeller ödüyoruz. Her kurumdan denetleniyoruz. Benim dedem, babam dağlardan dinamitle taşı çıkartırken, herkes alkışlıyordu. Şimdi biz peynir kalıbı kesiyoruz, kimseye zararımız yok. Önce insan, sonra çevre diyoruz ve bu kadar baskıyı biz hak etmiyoruz. Devlet bize sahip çıkmıyor. Aldığımız hiçbir ruhsatın önemi yok. 1985 yılında çıkan maden kanunu 34 senede 4 defa değişikliğe uğramış hala doğru düzgün maden kanunumuz yok. Şu ülkeye kattığımız insan sayısı ve ihracat ile bizim alkışlanmamız gerekirken, biz yerlerde sürükleniyoruz” ifadelerini kullandı.

Tunahan Ünsal


Bu haber 29/07/2021, Perşembe günü yayınlandı, 248 defa görüntülendi
*