Çanakkalelinin çilesi

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan, adalara sahip olan, eşsiz güzellikleri, plajları ve kültürel çeşitliliği bünyesinde barındıran Çanakkale’de birbirinden farklı sorunlar yaşanmaya devam ediyor ki içlerinden bir tanesi var gına getirdi.

Her sene alıştığımız bir manzara var. Araç kuyrukları. Yılın belli dönemlerinde olmazsa olmazlarımızdan olan araç kuyrukları, kuyrukta bekleyeni olduğu kadar, o kuyruğu her gün gören Çanakkaleliyi de canından bezdirdi. İskele Meydanı, kordon boyu, Piri Reis Caddesi, Demircioğlu Caddesi eğer dalgınlıkla içine girerseniz, çıkmanızın 1 saat sürdüğü bir mayın tarlasına dönüşüyor. Alınan tüm önlemler, kuyruğu şehir trafiğine dahil etmemek üzerine olsa da o kuyruk bir şekilde şehrin kilit noktalarını aksatıyor.

Çanakkale’de sürekli dillendirilen bir proje vardır. İskelenin Karacaören altına alınması… Hadi iskele Karacaören altına alınmadı gelelim köprü mevzusuna. Çanakkale’nin kilit projelerinden birisi olan 1915 Çanakkale Boğaz Köprüsü tamamlandığında, yap-işlet-devret modelli bir işletme olacağından, bayramda dahi gişeler çalışacak. Nereden mi biliyorum? Bayram tatilinde, yap-işlet-devret modelli köprüler ve karayollarında gişeler açık kaldı.

Bayram tatillerinde otoyollar ücretsiz olurken, Osmangazi Köprüsü’nü kullanan vatandaşlar, köprüde gişede 150 küsür TL para ödediler. O köprü parasını ödeyen yurttaş, sonrasında köprüden çıkmak için kullandığı otoyolun parasını da ayrıca 48 TL olarak ödedi. 200 TL para ödeyen yurttaş, bayram tatilinde otoyollar ücretsizken, farklı şirketlerin işlettikleri otoyollara tonla para döktü.

Çanakkale Boğaz Köprüsü tamamlandığında, o köprüden geçmek için para ödeyeceğiz. Geçmesek dahi zaten araç garantili köprüde yine para ödeyeceğiz. Nasıl mı? Vergilerimizle… Köprü için verilen paranın yanı sıra, köprünün otoyolu içinde ayrı bir gişede bir kez daha ödeme yapacağız. Nakliyeciler bas bas bağırıyorlar.

Adana’dan yola çıkan bir ürünün, İstanbul’a ulaşması için binlerce TL mazot ve otoyol ücretleri ödeniyor. Ödenen tüm o ücretler, kasadaki ürünün fiyatını şişirirken, tüketici 1 TL’ye aldığı ürünü 4 TL’ye alır hale geliyor. Ha tüketici, o ürünü 1 TL’ye almaya devam ettiğinde ise üretici zaten o ürünü üretmekten ya da İstanbul’a göndermekten vaz geçiyor.

Otoyol ücreti deyip geçmeyin. Üretim-Ulaşım-Tüketim zincirinde, lojistik halkası aksadığında, tüketicinin cebi yanmaya devam eder.

Çanakkale halkının kafasında sorular dönmeye başladı. Çanakkale Boğaz Köprüsü açıldığında, GESTAŞ seferleri kısıtlanır mı? GESTAŞ saat başı gemi kaldırırken, köprü açıldıktan sonra feribotlar 2 saatte ya da 3 saatte bir mi kalkar?

Haritalar uygulamasından gideceğiniz illeri yazdığınızda, o ile ulaşabileceğiniz en kısa yol yeşil tabelalardan geçiyor. Yeşil tabela demek ücretli yol demek. Gişe demek. Geçiş ücreti demek. Her ne olursa olsun o parayı vereceksiniz demek.

Köprüyü kullanacak olan “D” plaka yani (Almanya) plakalı araçlar, köprü açıldıktan sonra güle oynaya geçebilirler. Euro ile kazanılan para, Türkiye’de TL olarak 10 misli şekilde harcandığından, köprü ücreti devede kulak kalabilir. Almanya’dan iki günlük, karayolu yolculuğu sonrasında, Çanakkale’de saatlerce araç kuyruğundan beklemek zaten 10 dakika düşünen birisini dahi kasvete sokmaya yeter. Çanakkaleli için ise o köprüyü kullanmak ne derece mantıklı olacak göreceğiz. Ayda yılda bir defa geçiyorum karşıya onda da paşalar gibi geçerim, kuyrukta beklemem mi diyeceğiz yoksa haftada bir geçiyorum, köprüye ödediğim parayla arabayı yenilerdim mi diyeceğiz, göreceğiz?

 


Bu haber 29/07/2021, Perşembe günü yayınlandı, 879 defa görüntülendi
*