Bayram bitti mi?

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Biz bayramları bilemedik. Onu, deniz kenarında bir tatil sandık. Hele bir de aradaki günler de eklendiyse, tatile de, uzadıysa,  uzaklara gittik. Çok uzaklara… Bizi dört gözle bekleyen büyükleri unuttuk. Mendillere konan harçlık nedir? Bilmeden büyüdü çocuklarımız yeni elbiseleri başucuna koyup, uyumanın ne olduğunu kendi çocukluğumuzda bıraktık. Bayramların birlik ve beraberlik olduğunu unuttuk. Çekirdek ailemizle, arabaya atlayıp kalabalık akraba toplantılarından kaçtık. Kartpostalları, tebrik kartlarını mazide bıraktık. Taslaklardaki hazır bayram mesajlarını aynı anda birçok kişiye atarak, bayramlarını kutladığımızı sandık. Arife gecesinde kına yaktığımız ellerimiz yetim şimdi. İtina ile açılan ev yapımı baklavalar, yerini hazır yufkalarla yapılan tatlılara bıraktı. Kapı kapı dolaşıp yapılan bayram ziyaretlerini de, çoktan rafa kaldırdık. Biz ne çok şeyi bıraktık bilseniz. Ne çok şeyi. Büyüğe saygıyı, Küçüğe sevgiyi, Dostça sarılmayı, Ahde vefayı… Bin bir telaşla hazırlandığımız Arifeyi, bayramı… Ne oldu bizi? Neden şımardık. Şimdi Avrupalı mı olduk? Ya da Çağdaş. Bizi biz yapan hasletlerimiz kayboldu. Ananelerimizi kaybettik. Zevki sefaya daldık. Yarını düşünmedik. Akraba, komşu bilmeyiz.Büyük, küçük tanımayız. Birlikte yaşamayı beceremeyiz. Sorulunca, Müslümanız deriz. Komşusu açken tok yatarken, bunu düşünmeyiz. Kurban kesmeyi bile, kavurma Bayramına döndürdük. Kurban karşıtı bir kesim oluştu. Biftekleri, Pirzolaları, Bodrumlarda, on kişinin asgari ücretini ödeyerek yiyenler. Kurbana gelince, kesim yasak. Dediklerimizi yiyince serbest. Onlar tarlada mı yetişiyor, zannediyorsunuz? Sizin derdiniz hayvan kesimi değil. Müslümanlığa, geleneklerimizi yaşamamıza karşısınız. Sosyal medyada bir akım başlattınız. Efendim yedi kişi bir araya geldik. Kurbana vereceğimiz paraları fakirlere dağıttık. Allah kabul etsin. Çok iyi bir iş yapmışsınız. Amma ve lakin bu Kurban yerine geçmez. Bu iyiliği 365 gün yapabilirsiniz. Böyle bir benzetme olmaz.

Gülmece

Temel ile Dursun, balığa çıkmışlardı. O gün kısmetleri açılmıştı. Kayıkları, balıkla doldu. Limana dönerken Temel, Dursun’a tembih eder-“Ha buraya işaret koy. Yarın yine gelürüz. Ertesi sabah, yine denize açılmışlardı.Temel sorar:-“Ula Dursun, denize işaret koymuş muydun?”-“Ben işimi bilirim. Sandalın burnuna tebeşirle işaret koymuştum.**** : Temel ile Dursun parasızlıktan ne yapacaklarını şaşırmışlardır. Sonunda Dursun Temel’e:– “Ula Temel haçan biz neden panka soymayruz? Kisa yoldan köşeyi döneruz.”Temel:

– “Ula hakkattende cüzel fikir. ”Bunlar planlarını yaparlar. Artık her şey hazırdır. Bankayı soyarlar eve gelirler. Dursun:– “Ula Temel sayalum mi ne kadar para var?” Temel paralara şöyle bir bakar ki çok para var en az 3 günlerini alacak. Temel Dursun’a şöyle bir öneri getirir:– “Ula Dursun bu kadar parayı saymak uzun sürer biz en iyisi yarın bir gazete alalum orda yazar ne kadar para olduğu.” Sağlıcakla kalınız.


Bu haber 27/07/2021, Salı günü yayınlandı, 619 defa görüntülendi
*