Müzik ve düğün

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Müzisyenler uzun zamandır sanatlarını icra edemedikleri için zor şartlarda yaşıyorlardı. Temmuz ayından itibaren müzik yapılan yerler ve düğünlerde canlı müzik yapılmasının önü açıldı. Genelde günlük işlerle geçimlerini sağlayan eğlence sektörünün emekçilerinin önüne tekrar yasaklama engeli konulmamasını ve ekmeklerini aksatmadan kazanmalarını diliyoruz.

İzleyici olarak sazlı sözlü müzik dinlemeyi özlediğimizi, etraftan gelen güzel melodileri dinledikçe anlıyoruz. Çanakkale içinde eski Ermeni kilisesi önündeki meydanda güzel bir düğüne rastladım. Önceki yıllarda da düğünleri görüyordum ama durup aralarına karışmak için zaman ayırmıyordum. Müziğe olan özlemim ve mesleki merakım beni bu düğünü izlemeye sevk etti. Klarnet, davul, darbuka, keman çalan sanatçılar düğünü şenlendirdikçe şenlendirdi. Müzik için durmuştum ama alıştığım düğün ritüellerinden farklı bir otantik düğüne şahit oldum. İlk önce önceden düşündüğüm bir önerme olan “Ankara’nın bağları”, “Erik dalı gevrektir” defalarca çalınmadan düğün yapılamaz mı bu memlekette fikri yıkıldı. Hiç bu türküler çalınmadı. Halay çekilmedi. Çok da güzel oldu. Sonra düğünü erkekler uzaktan izliyor, kadınların hakimiyeti altında düğün sürüyor. Göbek atıp gerdan kıvıran erkek yok. Düğün sahibesi Aytül Kabak düğün sürerken altı tane kıyafet değiştirdi. Bu kıyafetlerin her biri sahnelerde giyilebilecek gösterişte çok renkli kıyafetlerdi. Konukların akraba olduğunu tahmin ettiğim kadınları da çok renkli taşlarla süslenmiş düğün kıyafetleri giyiyorlardı ve onlar da zaman zaman kıyafet değiştirip geliyorlardı. Bu düğün, erkekler için değil de kadınların kıyafet yarışı için yapılmış gibi çok renkli geçti. Ancak izleyen diğer konuklar günlük kıyafetleri ile düğünü izlediler ve hiç sahneye çıkmaya oynamaya yeltenmediler. Sanki gizli bir kural varmış gibi ciddi tavırlarla izlediler. Hatta düğünün sürpriz konuğu televizyonda evlendirme programında, talibinin evlenme teklifini aylarca geri çeviren, arada bir program sunucusunun “oyna Solmaz’cığım”  diye alakasız yerlerde sahneye sürdüğü İzmirli kız Solmaz Çiros’u aynı ciddi tavırla izlediler. Sevdikleri, taktir ettikleri yüzlerinden belli ama alkışlama veya katılım yok. Bunun için düğün sahibesi mikrofondan sitem edince de kalkıp düğünü terk edecek kadar tavırlı davrandılar. Şarkıda geçen sözcükler hemen duruma cevap oldu “Çekemiyorlar, kıskanıyorlar…”

Çanakkale düşününce müziğin ve kültürün merkezi olabilecek potansiyele sahip nadir kentlerden. Doğal olarak geleneksel kültür sürmekte ve halk bunu teşviksiz sürdürüyor. Devletin sanatı ve müziği desteklemediği son yıllarda yapılan “ilk önce terk edilecek kültürel faaliyetler” gizli listesinden belli oldu. Belediye en azından kent kültürünün gelişimi için bu meydandaki eğlence faaliyetlerinin her gün yapılabilmesini sağlayacak teşvikler oluşturabilir. Müzisyenlerin ücretleri veya düğününü yapamayacak ekonomik güçlük yaşayanlara yardımcı olarak bu kültüre pozitif ayrımcılık yapabilir. Medyada bu düğünler doğru anlatılarak Çanakkale’ye gelen turistlerin akşamlarının da renkli geçebileceği anlatılabilir. Ayrıca müzikten bahsetmişken Çanakkale’de klasik müzik icraları sadece Truva festivalinde izlenebiliyor. Klasik müzik icraları da desteklenebilir. Çok çeşitli müzik çeşitleri için teşvikler verilerek ve uzun soluklu  bir tanıtımın sonucu müzik ve eğlence dünyasının merkezi Çanakkale olabilir.


Bu haber 14/07/2021, Çarşamba günü yayınlandı, 128 defa görüntülendi
*