Neler oluyor?

Ekonomik olarak neler olduğunu yazmaya, söylemeye hatta konuşmaya gerek görmüyorum.

Tüm toplum olarak iliklerimize kadar bu durumu hissedebiliyoruz.

Maaşlı çalışanlar, maaşını aldığı gün nereye harcayacağının, hangi deliği tıkayacağının hesabını yapıyor.

Serbest çalışanlar ve esnafımız ise çay kaşığı ile toplayıp, kepçeyle dağıtmanın marifetlerini öğrenmiş durumda.

Çık çakabilirsen ekonomisi sürdürülmeye çalışılıyor.

Kimisi ay sonunu getirmeyi hedefliyor kimisi de yıl sonunu getirebilir miyim diye hesap yapıyor.

Peki ekonomiyi elinde tutan siyaset ve siyasetçiler ne yapıyor dersiniz?

İktidar olanlar, yeni işgal ve yerleşim alanlarının peşine takılırken, renkli rüyalar görüp günlerin de öyle geçeceğini varsayıyorlar.

Muhalefet yaklaşık 20 yıldır rüya aleminde olduğu için, henüz ayılacak bir belirti gösteremiyor.

İktidardan kopan küçük kıyı siyasi partilerin İl temsilcileri, kendi çaplarında Genel merkezlerine uyum sağlamış durumdalar.

Kimse kapısının önüne çıkıp “yahu ne oluyor buralarda, kim ne söylüyor” diye bakmıyorlar bile…

Nasıl olsa, Genel Merkezlerden de sıkıştıran eden yok.

Kaptıkları koltukları bırakmasınlar yeterli.

Havalar sıcak, moraller bozuk, işler hak getire…

Üretici, perişan, bu yıl ektiğini önümüzdeki yıl ekmemenin hesaplarını yapıyor.

Aracılar Allah versin, kazandıkça kazanıyor.

Marketlerdeki etiket rakamları her hafta değişirken, bunları kontrol eden birimler, kimi, ne şekilde izleyeceklerini bilemiyorlar.

Öyle tuhaf bir memlekette yaşıyoruz ki sormayın gitsin.

Kasaptaki etin, raftaki sütün, tarladaki saman balyasının fiyatı artarken, henüz satılmamışken zam üstüne zam görüyor.

Peki bu artan fiyatlardan, zamlardan üretici ne kadar yararlanabiliyor?

Ne üretici kooperatif başkanları ne de tüketici kooperatif başkanları, bunun hesabını veremiyor.

Rafta artıyor, tarlada fiyatlar düşürülüyor.

Meyvenin, sebzenin üretim maliyeti her geçen gün artarken, tüketici de her geçen gün daha yüksek fiyata satın almaya başlıyor.

İktidarı eleştiriyoruz, muhalefeti eleştiriyoruz.

Peki bizler bu insanları yurt dışından mı getirdik.

Bu insanlar bizim içimizden birileri değil mi?

Bozuk olan ne sistem ne de bu sistemi kuranlar.

Asıl bozuk olan bu sistemi yaşatan bizleriz, hepimiziz.

https://www.youtube.com/watch?v=mkHIzz00Eto


Bu haber 07/07/2021, Çarşamba günü yayınlandı, 931 defa görüntülendi
*