Sağlık Müdürümüz

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Hoş geldiniz. Hayırlı olsun. Başarılar dileriz. Ali Taşçı müdürümüze de, yaptığı hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Zor bir dönemde görev yaptı. Devamlı tenkit edildi. Şeyh Edebali’nin dediği gibi, ”Yükseklerde yer tutmak, aşağıdaki kadar kolay değildir”. Okuyucularımız bilirler. Bu köşede, sağlık çalışanlarıyla ilgili, defalarca, övgü dolu yazılar yazdık. Bilhassa, Salgın dönemindeki, cansiperane çalışmalarını takdir ettik. Bu gün. Ne yazık ki, üzülerek söylüyoruz. Bir Aile Hekiminin şahsımıza yaptığı haksızlığı anlatmaya çalışacağız. Devamlı övdüğümüz Sağlık camiası içinde, vatandaşa kötü davranan insanlar da bulunmaktadır. Lütfen bu yazıyı ihbar kabul ederek, soruşturma açtırınız. Efendim. Bizim Aile hekimimiz; Medikal Park Hastanesinin arkasındaki, 1 nolu, Barbaros Sağlık Merkezi. Evimize 50 metre yakın, Hekimimiz, Ali Ufuk Kızıler’dir. Kendisi yıllardır hekimliğimizi yapmaktadır. Yalnız biz değil, bütün hastaları kendisinden memnundur. Hastalara insanca davranmakta, yapılacak ne iş varsa yapmaktadır.2 Temmuz Cuma günü, Devlet hastanesinde, kardiyologumuz ile randevumuz vardı. Doktorumuz, ”Tam kan tahlili yaparak gelirseniz, kolay olur “dedi. Sonuçta, sağlık sisteminde, birinci kademe olan Sağlık ocakları değil midir? Biz de Aile Hekimliğimize gittik. Ali Ufuk Bey izinliymiş. Yerine Ayşe Mehveç Özkan bakıyormuş. İsmini duyunca irkildik. Eşim de dahil, hastalara iyi davranmadığını duymuştuk. Ne yapalım. Bir kere gitmiştik.

                       Yassah, hemşerim!

Sıra bize geldi. Derdimizi anlattık.”20 gün önce, varis Ameliyatı olduk. Ayrıca diyetisyen nezaretinde, diyet yapıyoruz. Cuma günü de Kardiyolag ile randevumuz var. Kan tahlili yaptırmak istiyoruz” demek cüretinde bulunduk.. Bilgisayarına baktı.”Siz 8 Haziranda, Elazığ’da  tahlil yaptırmışsınız” dedi.Evet yaptırdık.Operasyon öncesi.”Şimdi yapamazsınız”,.demez mi?.Tekrar durumu izah etmeye çalıştık.Nuh dedi,peygamber demedi. Sonunda, ”Hadi size bir şeker tahlili yaptıralıma “bağladı. Sanki ulufe veriyormuş gibi. Pantolon uyduramadık, Gömlek verelim, misali. Yaptırmadık. Çıkıp geldik. Araştırdık. Tahlil için bir kısıtlama yok. Keza tahlil yaptıralı, aradan 22 gün geçmişti. Üstelik bir ameliyat geçirmiştik. Bir Emboli, Pıhtı olabilirdi. Aklımıza, 9.Hariciye Koğuşu geldi. Gülümsedik. Bu doktorunuz,  bizim Anayasal hakkımızı, tedavi olma hakkımızı gasp etmiştir. Kendisi hakkında şikâyetçiyiz. Durumdan vazife çıkartmıştır. Görevini suiistimal etmiştir. Daha sonra, E-Nabız sistemine baktık.”Danışma-tanımlanmamış” kaydı var. Bir şey danışmadık. Uydurmuş sayın hocamız. Tekrar söylüyoruz. Bu Pandemi döneminde, hem de, Veteriner Hekim olarak, bir sağlık çalışanın şikâyet etmek bizi üzüyor. Ancak, mağduriyetimizi de anlatmamız gerekiyordu. Yine de, dua ediyoruz. Dayak da yiyebilirdik! Azarlanırdık. Tavır, o şekildeydi. Sanırız, hocamız ya çok yorgun, ya da emekliliği gelmiş. Bizden hemen sonra eşimiz tahlil için gitti. Kan verdi. Bir problem çıkmadı. Bizim suçumuz, yaklaşık bir ay önce operasyon geçirmemiz oldu galiba. Bu durumu, telefon ile Sağlık Müdürlüğüne anlattık. Artık zati âlinize ulaştı mı bilemiyoruz. 30 yıl devlette Bürokratlık yapmış birisi olarak, gereğini yapacağınızı umuyor ve bekliyoruz. Bu şikâyetimizden sonuç çıkmadığı takdirde de, CİMER’ e yazmayı düşünmekteyiz. Umarız iş oraya kadar gitmez. Bu gün fıkra yok. Okuyucularımızdan özür diliyoruz. Artık yarınki yazımızda okursunuz. Sağlıcakla kalınız. Allah’a (C.C)emanet olunuz.

 


Bu haber 04/07/2021, Pazar günü yayınlandı, 485 defa görüntülendi
*