Sınav çilesi

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Geçtiğimiz hafta sonu hayatlarının dönüm noktasını yaşayan, üniversiteli olmak için birbirleri ile kıyasıya yarışan öğrenciler deyim yerindeyse ecel terleri döktüler. Kendilerinin ne yaşadıklarını yakinen anlayabilmek, çektikleri sıkıntılara bir nebze de ortak olabilmek için gözümü kararttım ve yıllar sonra bende sınava girmek için sabah saatlerinde yola düştüm.

1 yıl boyunca pandemi şartlarında sınava hazırlanan gençler, bambaşka psikolojik bir bunalım yaşadılar. Aylarca evlerinden çıkamadılar. Çalış-çalış hava almaya geldiği zaman oksijen ile buluşamadılar. Gerginliklerini, streslerini içlerine attılar tamamen psikolojik bir gerilimle, sabah saatlerinde sınava girecekleri yerlerin yolunu tuttular.

Ben de sabah saatlerinde giriş belgemi alarak ÇOMÜ Terzioğlu yerleşkesine doğru yola çıktım. Sırama oturdum. Aileler dışarda, çocuklarından beklentilerini sıralıyorlar. Bazı babalar oğulları ile yan yana sınavın ve bu eleme sisteminin hiçbir şey demek olmadığını, dünyanın sonu olmadığını hatta ve hatta hayat bilgisinin daha önemli olduğunu vurguladılar. Anneler çocukları için duygulandılar ve göz yaşı döktüler. Sabah yaşanan trafik çilesi ve yoğunluğun üzerine 35 derece sıcaklık da eklenince, klimasız sınıflarda sınav tam bir çileye dönüştü.

Saat 10.15’te start verildi ve hipodramda erken çıkış alan at gibi koşmaya başladık. Amaç, zekamızı, mantığımızı ve aklımızı kullanarak sorulara cevap vermek mi yoksa birbirimizi eleyerek, milyonlarca genç arasında o yüz binlere girmek mi o konu günlerce tartışılması gereken bir mesele. ÖSYM’nin verdiği kutudan çıkan 3 adet peçete alnımzdaki ve gözlerimizden soru kitapçığına akan terleri silmek için kullandık. Birbirimize rahatsızlık vermeden, maksimumum derecede sessiz kalmaya çalışarak, o zor sorular arasında bildiklerimizi işaretledik. Sorular bana ahiret sorusu gibi geldi. Eğitim sisteminden ve şimdilerde uygulanan akıştan uzun yıllar önce koptuğum için olabilir dedim kendime. Yoksa ki eğitim sisteminden kopmadığımı düşünenlerdenim. Bu bir sınav değil. Bu şekilde öğrenci eleme yöntemi tam anlamıyla gençlik kıyımı ve hayal kırpmaktır.

Sınav sonunda bitişe geldiğimiz belirtildi ve kimisi mahcup kimisi gururla çıktı kapıdan. Kimisi babasına ya da annesine ağır adımlarla yaklaştı. Kimisi koşarak boyunlarına atladı. Aynı anda, aynı zamanda bu kadar farklı duygunun bir arada yaşandığı sayılı zaman vardır. İğneden ipliğe tüm eşyalarımızı çıkarttığımız için toparlanmamız ve kendimize gelmemiz de bir hayli zaman aldı. Sonrasında ise herkes evinin yolunu tutarak sakin bir güne merhaba demek için sabırsızlandı.

Psikolojik bunalımlarla, virüsten kaçarak geçirdiğimiz bir yılın sonunda emek dediğimiz yüce kavramın karşılığını bulabilen gençleri tebrik etmek boynumuzun borcudur.

Bazı anne ve babaların dediği gibi sınavdan mahcup çıkanlara ise hayatın daha yeni başladığını ve mühim olanın hayat bilgisi olduğunu belirtmek de yine sorumluluğumuzdur.


Bu haber 27/06/2021, Pazar günü yayınlandı, 614 defa görüntülendi
*