Özür dileriz!

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Niye mi? Verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı. Ne rahatsızlığı? Diye soracak olursanız, anlatalım. Malumunuz olduğu üzere, Covid-19 ile mücadelede, Hükümetin başarısız olmasını isteyen, ezeli bir muhalefet var. Muhalefet derken, Sadece partilerden bahsetmiyoruz. Muhalif insanlar da var. Zaten partilerin tutumu belli. Hükümet bu konuda başarısız olsun, biz de eleştirelim modundalar. Gelelim; her gün, “Ölüm sayılarını gizliyorlar. Aşı yok yalan. Aşı yerine su veriyorlar. Sağlık Bakanlığı bu konuda başarısız. Biz aşı olmuyoruz. Çin aşısı çakma. Alman aşısı da kısırlığa sebep oluyor” gibi, akla, mantığa uymayan şeyler uyduranlar. Aşılar seri bir şekilde yapılınca. Herhangi bir aşı sıkıntısı da olmayınca ve en önemlisi, hasta ve vefat sayısı hızla düşünce, karalar bağlayanlardan özür diliyoruz. Ne yazık ki, beklediğiniz olmadı. Önce, yer altı dünyasının çete başından medet umdunuz. Onun da balonu söndü. Sonra ABD başkanından imdat istediniz. O da olmadı. En son aşıda da hüsrana uğrayınca, çok üzüldünüz. Biliyoruz. Verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü tekrardan özür diliyoruz. Gelin. Bu milletin. Bu devletin. Bu mücadelenin yananda yer alın. Yine muhalefetiniz yapın. Ancak, insanların salgından ölmesinden medet ummayın. Bizler, Türk Devletinin yanında olan insanlar olarak, Salgına karşı verilen mücadeleyi takdir ediyoruz. Sağlık çalışanlarına yürekten teşekkür ediyoruz. Günlük aşı uygulamasında Dünyaya örnek olan kahramanların karşısında saygıyla eğiliyoruz. Sizler ne yaparsanız yapın. Ne söylerseniz söyleyin, Su akacak ve mecrasını bulacaktır. Düşüncelerinizi tekrar gözden geçirin.  Zira başka Türkiye yok.

Azıcık ucundan

Gizli servis, önemli bir işte görevlendirmek üzere “suikast elemanı” seçimi için personelden iki erkek bir kadın elemanını teste almış. Adayların sadakatini ve görev inancını denemek için ilk erkek elemana “İçerideki odada eşin var… Al şu silahı, gir içeri ve vur onu!” demişler, Adam “Oh. Hayır yapamam… Gerçekten yapamam…” diyerek tabancayı yere bırakmış, eşine sarılarak gözyaşlarıyla ayrılmış oradan. İkinci adam da “Bakın… Beni unutun… Yokum…” diyerek eşini de alarak koşarak terk etmiş mekanı… Sonunda kadını çağırmışlar, “İçeride kocan var, al şu silahı, git ve onu hemen hallet…” diye. Kadının birden yüzü gerilmiş, almış silahı eline, girmiş içeriye, kapatmış kapıyı, arka arkaya silah sesleri duyulmuş. Daha sonra kırılan mobilya sesleri ve ardından uzun bir sessizlik… Sonunda kadın dışarı çıkmış. Fırlatmış silahı yere, Sersemin biri tabancama kurusıkı doldurmuş…” demiş sinirlenerek, “Odada sivri bir şey de yok, ben de mecburen sandalyenin bacağını kırdım, vura vura halletmek zorunda kaldım!” Sağlıcakla kalınız.

 


Bu haber 21/06/2021, Pazartesi günü yayınlandı, 444 defa görüntülendi
*