Papaz eriği mi İmam eriği mi?

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Ulusal bir bilim yarışmamız vardı. Türkiye’nin dört bir yanından gençlerimizin hazırladıkları projeler, birbirleri ile farklı klasmanlarda yarışırlar ve değerlendirilirlerdi. Matematik ve Fizik alanı her zaman için öğrenciler tarafından zor kabul edildiğinden, gençliğimizde o yarışmalarda kaliteli projeler görürdük. Tüm bu girişin ardından, aradan yıllar geçtikten sonra, aynı bilimsel yarışmada birinci seçilen proje, Papaz eriğini İmam eriğine çeviren makineydi. Görenler gözlerine inanamadılar. Pazardan alınan 20 TL’lik eriklerden bir tanesi karton bir mekanizmadan atılıyor. Erik aşağıdan tutuluyor ve papazlığına veda ediyordu. Şaştık kaldık.

Tam erikler, papazlar derken matematikten soğuduk ve kendimizi spora verdik. Amatör kulüplerde top koşturan gençlerin harçlıkları ile araç kiraladıklarını ve maça gidebilmek için minibüs tutup, az yaksın diye uzak yerlere giderken ağladıklarını gördük.

Kupalar ve madalyalar aldık. Avrupa Şampiyonaları’na giden gençlerin desteklenmediğini ve kapı kapı sponsor aradıklarını gördük. Yeşil sahalarda öyle bir raddeye geldik ki seyircisiz oynanan maçlarda, tribünleri kadınlara açtık ve sadece kadınlar girebilir dedik. Kadın ve erkek yan yana maç izleyemez olduğumuzdan, seyircisiz maçta kadınlar slogan atmaya başladılar. Ortaya çıkan tablonun absürtlüğüne erkekler dahi bu nasıl ceza der oldular.

Geçtiğimiz günlerde Danimarka’nın maçında, bir futbolcu sahada fenalaştı. Eriksen’in kalbi durdu ve stadyum bir anda buz kesti. Danimarka kaptanı hemen devreye girdi, bildiği ilkyardım eğitimi ile takım arkadaşını önce yan yatırdı. Sonrasında ise dili boğazına kaçmasın diye müdahalede bulundu. Sağlık ekipleri hızlı bir şekilde müdahale ederken, anında takım arkadaşları Eriksen’in etrafını sardılar. Zor durumda olan arkadaşlarının kişisel haklarının ihlal edilmemesi için adeta hastanedeki perde görevini gören oyuncuların organize hareketleri ve kriz anı yönetimleri şaşkınlık yarattı.

En azından bizi şaşırttı. Eğitim düzeyi bir hayli yüksek olan İskandinav ülkelerinde, bu tarz durumlar normal karşılanır da, bizde benim aklıma direkt olarak kafasına koltuk atılan futbolcu geldi.

Üniversitede okuduğumuz yıllarda, Almanya’dan bir profesör gelmişti. Fakültede ilk defa Alman profesör gören bizler şaşkın bir şekilde, konferans salonunun yolunu tuttuk. Konu Almanya ve Türkiye’deki çalışma saatlerinin karşılaştırılması idi. Çalışma saatlerine göre üretim kapasitesi hesaplandı. Almanya’da mesai saatleri içerisinde kalan dilimdeki üretim potansiyelinin biz yarısına yaklaşamıyorduk. O zamanın örneklerine göre Almanya’da 7 saat bir işçi mesai yaparken, bizde ise bir işçi günde 14 saat çalışıyordu. Almanya 7 saatte üretim kapasitesi ile dünyaya ders verirken, bizde ise çocuk işçilerin hayatlarını kaybettiklerine şahit oluyorduk.

Nereden nereye! Papaz eriğini imam eriğine çevirdiğimiz konunun başından ani bir manevra ile spora geçtik. Spordan ise bir anda eğitime ve üretime… Hangi konuya el atarsanız atın ahlak karşımıza çıktığından ha papaz eriğini imama çevirmişsin ha erikten kiraz çıkarmışsın!

Nafile!


Bu haber 14/06/2021, Pazartesi günü yayınlandı, 920 defa görüntülendi
*