Tedbir mi yoksa fırsat mı?

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Aylar sonra ilk kez dışarıda, denize nazır bir restoranda, iş çıkışı yorgunluk atmak için bir soğuk bir şeyler içme fırsatı bulabildim. İnanılmaz bir haz, inanılmaz bir ferahlama…

Restoranlar neredeyse geçtiğimiz sonbahardan bu yana randımanlı çalışamıyor. Peki biz? Biz çalışmaya aynı şekilde devam etmek zorundayız. Duramıyoruz, kitleler halinde salgına rağmen o iş yerlerine gitmeye devam ediyoruz. Çünkü kitleler halinde çalışmaya devam etmezsek, kitleler halinde aç kalacağız. Yani bu kitlelerin hayatında değişen pek bir şey olmadı.

Değişen tek şey eğlence programı yapamamaları oldu. Hatta öyle zamanlar geldi ki insanlar evlerine içki alamadılar yasak nedeniyle. Neden? Sabah 9 akşam 6-7-8-9 çalışan bunca insanın evinde alkol almasının ve belki bir nebze üzerindeki yorgunluktan ve stresten kurtulmasının koronayla ne alakası var? Ya da bu insanların rahatlama biçiminin bu olmasının yönetimle ne alakası var? Demokrasi ile yönetilen herhangi bir ülkede insanların tüketim tercihlerine müdahalede bulunmak ne kadar normal?

Zaten artan alkol fiyatlarıyla insanlar baş edemez, dışarıda alkollü eğlence mekânlarını tercih edemez duruma gelmişti. Bir de üzerine pandemi yasakları bindi. Esnaf işletmesini nasıl çevireceğini, o işletmeyi tercih eden insanlar da bırakın dışarıda eğlenmeyi evini nasıl döndüreceğini düşünür hale geldi.

Peki iyi mi oldu böyle? Pandeminin getirdiği ekonomik problemler ve devletin verdiği desteklerin yetersizliği halkı geçim sıkıntısına sürükledi. Psikolojik yardım alan insan sayısı her geçen gün arttı. Tüm bu gelişmeler, insanları antidepresanlara yönlendirdi. Hatta geçinemeyen babalar, iş bulamayan gençler bir bir intihar etmeye başladı.

Yani eğlence çok önemli bir ihtiyaç, onu ulaşılamaz hale getirmek iktidarların işine gelemez. Çünkü mutsuzluk ve umutsuzluk insanları isyana sürükler.

 


Bu haber 12/06/2021, Cumartesi günü yayınlandı, 110 defa görüntülendi
*